Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/5585 E., 2025/7330 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/5585 E., 2025/7330 K. (07.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5585
Karar No
2025/7330
Karar Tarihi
07.05.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/5585 E. , 2025/7330 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2264 E., 2021/2439 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 17.10.2015 tarihinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeki araç ile tek taraflı kaza yapması sonucu vefat ettiğini, meydana gelen kaza sonucu müvekkillerinin ölenin desteğinden mahrum kaldığını, zararlarından davalının sorumlu olduğunu, davalıya müracaat ettikleri halde sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmayacağının bildirildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir müvekkil için 500,00 TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL'nin kaza tarih olan 17.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, taleplerini davacı ... yönünden 223.318,06 TL'ye, davacı ... yönünden 6.350,00 TL'ye, davacı ... yönünden 14.127,91 TL'ye, davacı ... yönünden 46.204,03 TL'ye artırmıştır.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; söz konusu kazanın tek taraflı olduğunu, müteveffanın kendi kusuru ile vefatına sebebiyet verdiğinden talebin teminat kapsamı dışında olduğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davayı kabul etmemekle beraber dava dilekçesinde bahsi geçen aracın müvekkil şirket nezdinde 26.02.2015 - 26.02.2016 tarihlerini kapsamak üzere Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu ve sorumluluklarının sigorta limiti ve zarar ile sınırlı olduğunu, davacıların zararı kanıtlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacı ... için 223.318,06 TL'nin, davacı ... için 6.350,00 TL'nin, davacı ... için 14.127,91 TL'nin, davacı ... için 46.204,03 TL'nin kaza tarihi olan 17.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine; davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile; .. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 21.06.2019 tarihli, 2018/467 Esas - 2019/587 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre davanın kabulü ile 223.318,06 TL'nin 28.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine, 6.350,00 TL'nin 28.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... 'e verilmesine, 14.127,91 TL'nin 28.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ... 'e verilmesine, 46.204,03 TL'nin 28.06.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'e verilmesine,karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müteveffa sürücünün sağ kolunun bulunmadığını, buna rağmen müteveffa tarafından, özürlü donanımına sahip olmayan ve hatta otomatik dahi olmayan bir araç kullanıldığını, ayrıca müteveffa alkollü olarak araç kullanmakta iken kazanın meydana geldiğini, bu durumlar göz önünde bulundurularak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan, desteğin sürücüsü olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2025 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Davacılar sürücüsü olduğu araç ile desteklerinin tek taraflı trafik kazası sonucu vefat ettiği iddiası ile destekten yoksun kalma tazminatı talep etmişlerdir. İlk derece mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş karara karşı davalı vekili istinaf talebinde bulunmuş Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi ise istinafı kabul ederek ilk derce mahkemesi kararını kaldırarak yeniden kabul karar vermiştir. Davalı vekili bu kararı temyiz etmiştir. Dosyanın incelenmesinde; davacıların desteği kendisinin sevk ve idaresindeki araç ile yüzde yüz kendi kusuru ile tek taraflı trafik kazası yaparak öldüğü anlaşılmaktadır. Bu nedenle somut dosyada ki uyuşmazlık, yüzde yüz kendi kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücünün sürücüsü olduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasından destekten yoksun kalma tazminatı alıp almayacağı ile ilgilidir. Sorumluluk sigortası bir zarar sigortası olmakla birlikte bir mal sigortası değildir. Sorumluluk sigortasında sigortacı, sigorta ettirenin üçüncü kişilere karşı sorumluluk riskini teminat altına almaktadır. Bu nedenle mal sigortalarında sigortalı ve sigortacı şeklinde ikili bir taraf bulunurken sorumluluk sigortalarında sigorta ettiren/sigortalı, sigortacı ve sigortalının zarar verdiği üçüncü kişi bulunmaktadır. Bir başka ifade ile zorunlu mali sorumluluk sigortası bir sorumluluk sigortası olarak işletenin veya sürücünün zararlarını değil işleten ve eylemlerinden sorumlu olduğu sürücüsünün üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına alır. Burada ki üçüncü kişi kavramı doğrudan trafik kazası nedeniyle ölen kişi ile ilgilidir. Yani destekten yoksun kalma zararından sorumluluk sigortacısının sorumlu olabilmesi için trafik kazası sonucu ölen kişinin sigortalı ve sürücüsünün dışında üçüncü bir kişi olmalıdır. Zira sorumluluk sigortası sigortalının üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu teminat altına alır. Bu nedenle işleten veya onun eylemlerinden sorumlu olduğu sürücü üçüncü kişi olmadığı için bunların zararından trafik sigortası sorumlu değildir. Sorumluluk sigortaları Türk Ticaret Kanunu’nun “Sorumluluk Sigortaları” başlıklı 1473 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. TTK 1473. maddesine göre; Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder. Görüldüğü gibi bu maddede sorumluluk sigortalarında “sigortalı”, “sigortacı” ve “zarar gören” olarak üçlü bir ilişki belirlenerek sigortacının sigortalısının üçüncü kişiye verdiği zararı teminat altına aldığı açık bir şekilde hüküm altına almıştır. Ayrıca, Karayolları Trafik Kanunu 91. maddesine göre zorunlu mali sorumluluk sigortası araç işleteninin aynı kanun 85/1. maddesindeki sorumluluğu yani bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda bu sorumluluğunu teminat altına alır. Burada açıkça belirtildiği gibi ölen kişi “bir kimse” yani işleten ve sürücünün dışında üçüncü bir kişi olmalıdır. Bu durumda ölen kişi işleten ve sürücü ise sorumluluk sigortacısı bu zararı karşılamaz. Kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde; “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” hükmüyle sözleşmenin kapsamı ve amacı net olarak belirlenmiş, tazminat kapsamında kalan hususlar da A-6. maddede sayılarak “İşleten tarafından ileri sürülecek tazminat talepleri” sigorta teminatı kapsamı dışında bırakılmıştır. Görüldüğü gibi, karayolları zorunlu mali mesuliyet sigortasında, sigorta ettirenin zarar verdiği kişi, sigorta sözleşmesinin tarafı olmadığı hâlde bu sigortadan yararlanmaktadır (Karasu, R: Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, Ankara 2016, s. 23). Zira zorunlu trafik sigortası motorlu araç işleteninin KTK’nun 85/1. maddesinde yer alan üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu belirlenen limitler dâhilinde üstlenir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; aracın sürücüsü olan desteğin yüzde yüz kendi kusuru ile trafik kazasında vefat etmesi nedeniyle davacıların nasıl kendi kusuru ile ölen destekten tazminat talep edemeyeceklerse davalı zorunlu sorumluluk sigortasından da destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceklerdir. Zira bir zarardan işleteni sorumlu tutamadığımız durumlarda trafik sigortasını da sorumlu tutmamız mümkün değildir. Bu gerekçelerle mahkemenin ret kararı vermesi gerekirken kabul kararının usul ve yasalara uygun olmadığı gerekçesi ile kararın bozulması gerekirken onanması yönünde verilen çoğunluk kararına katılmamaktayım. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f668bce8538ea6f6 c37fde29dcd12ef4

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı