Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/4063 E., 2025/8777 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/4063 E., 2025/8777 K. (29.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/4063
Karar No
2025/8777
Karar Tarihi
29.05.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/4063 E. , 2025/8777 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI: 2021/1123 Esas 2022/66 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin eşi, çocukları ve kardeşleri olan komiser yardımcısı...'nin 18.05.2019 tarihinde terör saldırısı neticesinde şehit olduğunu, davalıya ait ... Gazetesinde 12.09.2019 tarihinde yapılan "...'in eski eşine İnstagram dayağı" başlıklı haberde ilgisi olmamasına rağmen bahsi geçen şehit fotoğrafının kullanıldığını, kabul edilemez bu hata neticesinde müvekkillerinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, davalının hatayı fark etmesine rağmen taşra bölgesinde yeniden basım yaptırmak yerine hatalı şekilde gazeteyi yayınladığını, basın özgürlüğü sınırlarının aşıldığını belirterek müvekkili ... için 15.000,00 TL, ... ve ... için ayrı ayrı 12.000,00'er TL, ... ve ... için ayrı ayrı 7.000,00'er TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili; hatalı haberle ilgili özür metni yayınlanması talep edilmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu haberin ... tarafından abonesi olan müvekkiline servis edildiğini, bu nedenle müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, ... ile yapılan abonelik sözleşmesi gereğince müvekkilinin haber veya resmin doğruluğuna ilişkin araştırma yükümlülüğünün bulunmadığını, haberin şehit polis memuru ile ilgisinin olmadığının açık olduğunu, okuyucular tarafından bu durumun yani yapılan yanlışlığın net şekilde tespit edilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafından abonelik sözleşmesi yapılan ihbar olunan ... tarafından 11.09.2019 tarihinde haberin hatalı olduğu bildirilmesine rağmen, davalı tarafından 12.09.2019 tarihinde taşrada gazetenin yayınlandığı, ...Yardımcısı...'nin fotoğrafının hukuka aykırı olarak dava konusu haberde kullanılması nedeniyle davacıların kişilik haklarının saldırıya uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ... yararına 4.000,00 TL, davacı ... yararına 3.000,00 TL, davacı ... yararına 3.000,00 TL, davacı ... yararına 2.000,00 TL, davacı ... yararına 2.000,00 TL olmak üzere toplam 14.000,00 TL manevi tazminatın 12.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; davalının, ... Yardımcısı...'nin fotoğrafının kullanılması şeklindeki haksız haber nedeniyle özür metni yayınlamasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların ölmüş yakınlarının fotoğrafının uygunsuz şekilde haberde kullanılması nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığı, olayın oluş şekli, saldırının ağırlığına göre hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yerinde olduğu ancak tazminatla beraber özür metninin yayınlanmasına karar verilemeyeceği ayrıca ihtiyari dava arkadaşı olan davacılar yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacı ... yararına 4.000,00 TL, davacı ... yararına 3.000,00 TL, davacı ... yararına 3.000,00 TL, davacı ... yararına 2.000,00 TL, davacı ... yararına 2.000,00 TL olmak üzere toplam 14.000,00 TL manevi tazminatın 12.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; özür metninin yayınlanması talebinin reddine, ihtiyari dava arkadaşı olan davacılar ve davalı yararına ret ve kabul yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; müvekkillerinin eşi, çocukları ve kardeşleri olan şehit polis memurunun fotoğrafının hukuka aykırı olarak dava konusu haberde görsel olarak kullanıldığını, haklı oldukları kabul edilmesine rağmen hükmedilen manevi tazminatların çok az olduğunu, caydırıcı olmadığını; davalı tarafın tam kusurunun, tarafların sosyal ve ekonomik durumunun değerlendirilmediğini, karşı vekalet ücretlerinin ayrı ayrı hesaplanmasının hatalı olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili tarafından hiçbir kasıt olmadan sehven dava konusu fotoğrafın kullanıldığını, taşra bölgesinde basımlar tamamlandığı için müdahale edilemediğini, haberi okuyan bir okuyucu tarafından görselin hatalı olduğunun net bir şekilde anlaşılabileceğini, hükmedilen tazminatların fahiş olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ... Gazetesinde 12.09.2019 tarihinde yapılan "...'in eski eşine İnstagram dayağı" başlıklı haberde hukuka aykırı olarak davacıların vefat eden yakınlarının görselinin kullanılması nedeniyle davacıların kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve özür metninin yayınlanması talebine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına göre davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi uyarınca kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kişi, olayın özelliklerini göz önünde tutarak uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesini isteyebilir. Manevi tazminat, maddi bir zararın karşılanması niteliği taşımayıp zarara uğrayanda manevi huzur ve tatmini sağlamayı amaçlayan özgün bir nitelik taşır. Bu itibarla manevi tazminat, cezalandırma aracı olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanması olarak da nitelendirilemez. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 22.06.1966 tarihli ve 7/7 sayılı kararına, Yargıtayın yerleşik uygulamalarına ve çağdaş hukuk anlayışına göre manevi tazminat miktarı belirlenirken zarar görenin duyduğu acı, üzüntü, keder gibi duyguları hafifletmenin ve dindirmenin yanında, zarar vereni gerekli dikkat ve özeni gösterme konusunda etkileyecek ölçüde caydırıcı olması da gözetilmelidir. O hâlde takdir olunacak miktar belirlenirken; bir yandan maddi tazminatı tamamlayan bir denkleştirme unsuru olarak zarara uğrayanın tatmin edilmesi, diğer yandan zarar verenin daha dikkatli ve özenli davranıp zarar verici eylemlerden sakınması için caydırıcı etki sağlayacak bedel ödettirilmesi göz önünde tutulmalıdır. Öte yandan, manevi tazminatın miktarı belirlenirken hukuka aykırı eylemle birlikte somut olayın özellikleri, olay ve olgular, tarafların kusuru, tarafların kusuru olmasa bile zararın artmasındaki etkileri de dikkate alınmalıdır. Ayrıca miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hâl ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler kararda gerekçeleriyle gösterilmelidir. Zira Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Kanun’un takdir yetkisi tanıdığı konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar vermek zorundadır. Somut olayda; olayın oluş şekli, olay tarihi, kişilik haklarına saldırının derecesi, paranın satın alma gücü, tazminat taleplerinin miktarı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacılar yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Davacılar yararına daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 268385688b93dd25 9ce30619bdd43bb4

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı