Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2022/3346 E., 2025/3537 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3346 E., 2025/3537 K. (03.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3346
Karar No
2025/3537
Karar Tarihi
03.03.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/3346 E. , 2025/3537 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/533 E., 2022/63 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : .... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/553 E., 2020/318 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 15.09.2017, 30.10.2017 ve 20.11.2017 keşide tarihli 3 adet çekin muhatap bankaya ibraz edildiğinde ödenmemesi sebebiyle .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/564 Esas sayılı icra dosyasından alacaklı olduğunu, 13.11.2018 tarihinde davalı borçlu ... adına yapılan işyeri adresindeki hacizde haczi kabil mallarının borcu karşılamayacağının tutanakla imza altına alındığını, ancak pasif taşınmaz kaydı incelendiğinde, davacı şirkete borcu devam ederken Sakarya İli ... İlçesi ... Mah. 1482 Ada 10 Parseldeki taşınmazını 25.10.2017 tarihinde diğer davalı ...'na satış sureti ile devrettiğini, alacaklısını ızrar ve alacaklısından mal kaçırma kastıyla görünürde elinden çıkardığını, malvarlığını suni şekilde eksilttiğini, davalılar arasında yapılan satışın batıl olup müvekkili şirket yönünden iptali gerektiğini belirterek tasarrufun iptali ile İ.İ.K.'nun 283. maddesi uyarınca davacı şirkete dava konusu taşınmaz üzerinde .... İcra Müdürlüğü'nün 2012/564 Esas sayılı dosyasından cebri icra yolu ile hakkını alma yetkisinin tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davaya konu gayrimenkulü diğer davalıdan alacağını kurtarabilmek için gerçek bir satışla aldığını, davalı ...'in diğer davalı ...'ya satıştan önceki muhtelif tarihlerde, aralarındaki ticari ilişkiden dolayı toplam 145.000,00 TL borç para verdiğini, diğer davalı ... bu borcu ödeyemeyince borcunu ödeyebilmek amacıyla davaya konu gayrimenkulü, üzerindeki ipoteklerle birlikte müvekkiline devretmeyi teklif ettiğini, müvekkilinin de alacağını kurtarmak ümidiyle bu teklifi kabul ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde; davaya konu gayrimenkulun diğer davalı ...'na ipotekli bir şekilde borcuna mahsuben devredildiğini, mal kaçırma kastının olmadığını, satışın gerçek bir satış olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. 3.Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iyiniyetle taşınmazı iktisap etmiş üçüncü kişi durumunda olduğunu, taşınmazı 15.02.2018 tarihinde toplam 480.000,00 TL bedelle satın aldığını ve bu satış bedelini ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar ... ve ... arasında da borç alacak ilişkisinin bulunduğu ve aralarında borç-alacak ilişkisinden dolayı .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/14390 ve 2018/14391 Esas sayılı icra takiplerinin olduğu, özellikle .... İcra Müdürlüğünün 2018/14391 Esas sayılı dosyasında takip dayanağı çeklerin davacının başlatmış olduğu ... İcra Müdürlüğünün 2018/564 Esas sayılı dosyasındaki takip dayanağı çeklerle yakın tarihlerde olduğu, bu nedenle davalı ...'nun alacağını kurtarmak amacıyla tasarrufa konu taşınmazı ipotekle birlikte aldığı savunmasına itibar edilerek davalılar arasındaki satışın muvazaalı olmadığı, dahili davalı ...'ın ise kötü niyetinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... vekilinin, cevap dilekçesinde müvekkilinin de davalı borçludan alacaklı olduğunu ve dava konusu taşınmazı davalı borçludan olan alacağını kurtarmak amaçlı aldığını açıkladığı, borca karşılık devrin Yargıtay yerleşmiş içtihatlarına göre mutad ödeme aracı olarak kabul edilmediği, aciz belgesi niteliğindeki haczin 13.11.2018 tarihinde yapıldığı, tasarrufun ise 25.10.2017 tarihinde gerçekleşmiş olduğu, bu nedenle 279. maddede gösterilen 1 yıllık süre aşılmış olduğundan bu madde kapsamında satışın iptalinin mümkün olmadığı, ancak davalı borçlu ve üçüncü kişi arasında alacak-borç ilişkisinin bulunması nedeniyle tarafların birbirlerini tanıdıkları ve üçüncü kişi ...'in borçlunun mali durumunu bilen veya bilmesi lazım gelen kişilerden olduğu, bu halde işlemin İİK’nun 280/1. maddesi kapsamında iptali ile dava İİK’nun 283/2. maddesi gereğince bedele dönüşeceğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Sakarya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 05.11.2020 tarih ve 2018/553 esas, 2020/318 karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulması gerektiğinden, davalı ... ile davalı ... yönünden davanın kabulüne, davalı ... ile davalı ... arasında Sakarya İli, .... İlçesi, ... Mahallesi 1482 ada 10 parsel sayılı taşınmazda bulunan 165,00 m2 yüzölçümlü dubleks betonarme ev ve arsa niteliğindeki taşınmaz ile ilgili tasarrufun iptaline, davalı ... hakkındaki dava bedele dönüştüğünden 438.646,00 TL tazminatın davalı ...'ndan davacının .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/564 esas sayılı dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olarak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla tahsiline, dahili davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı ... ile davalı ... arasında borç ilişkisi mevcut olduğunu, bu borç ilişkisinin davalı ile davacının arasında doğmuş olan borç ilişkisi ile neredeyse aynı zamanda doğduğunu, davalı ...'in diğer davalıdan alacaklı olduğundan davalının mali durumunu bilmesinin son derece doğal olduğunu, davacının, davalıya ait çeklerin karşılıksız kaldığını belirttiğini, aynı şekilde davalı ...'in de davalıya ait çeklerinin karşılıksız kaldığını, bu sebepten dolayı da davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının da söz konusu borcunu ödemek maksadıyla maliki olduğu taşınmazını üzerindeki ipoteklerle birlikte devrettiğini, bunun üzerine müvekkilinin taşınmazı sattığını ve üzerindeki ipotek borcunu ödediğini ve kalan parayı da borca mahsup ettiğini, buna rağmen dahi borcun hala tam olarak karşılanamadığını, tazminatın yalnızca davalı ...'den tahsiline şeklinde hüküm kurulmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu taşınmazı devralan davalı 3.kişi ... ile davalı borçlu ... arasında ticari ilişki bulunup, taşınmazın alacağa karşılık alındığı beyan edildiğinden, İİK'nun 280/1.maddesi gereğince davalı ...'in davalı borçlunun mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilebilecek kişilerden olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılar ... ve ...'na yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı