Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2022/13818 E., 2025/3625 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/13818 E., 2025/3625 K. (03.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/13818
Karar No
2025/3625
Karar Tarihi
03.03.2025
Konu
Tazminat, Miras

4. Hukuk Dairesi 2022/13818 E. , 2025/3625 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/585-2022/585 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 14.02.2014 tarihinde davacıların desteği(oğlu) ...'nin motosikleti ile seyir halinde iken motosikletinin arıza yapması üzerine motosikletini yolun sağındaki bankete çekerek arızayı gidermeye çalıştığı esnada plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın yaya konumunda bulunan ...’e çarpması sonucu oluşan trafik kazasında desteğin vefat ettiğini, davacıların eldeki tahkim başvurusundan önce davalıya başvuru yaptığını, davalının davacılardan anne ... için 12.577,00 TL, baba ... için 11.778,00 TL olmak üzere toplam 24.355,00 TL destekten yoksun kalma tazminatını 04.06.2021 tarihinde davacılar vekiline ödediğini, ancak yapılan ödemenin eksik olduğunu, bu nedenle eldeki başvuruda bakiye tazminat talep ettiklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak davacılardan her biri için şimdilik 5.000,00’er TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıların desteği ... ’nin ölümü nedeniyle ölenin eşi ve çocuklarına 243.645,00 TL tazminat ödediğini, davacıların başvurusu üzerine ise davacılardan anne ... için 12.577,00 TL, baba ... için 11.778,00 TL olmak üzere toplam 24.355,00 TL destek tazminatını 04.06.2021 tarihinde davacı tarafa ödediklerini, yapılan ödeme mukabilinde davacı tarafın müvekkilini ibra ettiğini, poliçe teminat limitinin 268.000,00 TL olduğunu, davalının sorumluluğu kalmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2918 sayılı KTK’nın 96 ncı maddesinde; “Zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur. Başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır.” hükmünün bulunduğu, somut olayda davalı ... Hesabının, desteğin eş ve çocuklarının sunmuş olduğu nüfus kayıt örneği, mirasçılık belgesi ve diğer belgeler üzerinden aktüeryal hesap yaptırdığı, buna göre belirlenen tutarı eş ve çocuklara ödediği, desteğin eş ve çocuklarının Şanlıurfa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/454 Esas sayılı dosyası kapsamında davalı ... Hesabına karşı dava açtıklarını, anılan mahkemenin kararı üzerine davalı ... Hesabının 20.06.2018 tarihinde Şanlıurfa 1. İcra Müdürlüğüne 218.795,37 TL ödeme yaptığı, eldeki dosya kapsamında alınan 25.02.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporuna göre kaza tarihinde poliçe teminat limitinin 268.000,00 TL olduğu, davalı ... Hesabının ödediği 268.000,00 TL’nin teminattan düşülmesi halinde bakiye teminatın kalmadığı, davalı ... tarafından kaza tarihi itibariyle teminat limitinin tamamen ödenmesi sebebiyle, davacılara teminat limiti dahilinde ödenebilecek bakiye tazminat bulunmadığı, davalı ... Hesabının iyi niyetli olarak kendisine yapılan başvuru, sunulan bilgi ve belgeler kapsamında ödeme yaptığı, yapılan ödemeler dikkate alındığında teminat limitinin tamamen tükendiği, tazmini gereken bakiye tutar olmadığı, 2918 sayılı KTK’nın 96 ncı maddesinin 2 ncı fıkrası uyarınca davalı ... Hesabının diğer zarar görenlere karşı borcundan kurtulduğu, davalı ... Hesabına sorumluluk yüklemenin söz konusu olmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tarihi itibariyle sorumluluk limitinin 268.000,00 TL olduğu, somut uyuşmazlıkta davalı ... Hesabının, dava dışı diğer mirasçılara, ibraname karşılığında 111.258,00 TL ödeme yaptığı, yapılan bu ödemenin yetersizliği nedeniyle dava dışı mirasçılar tarafından Şanlıurfa 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açıldığı, mahkemece 156.742,00 TL tazminat ödenmesine hükmedildiği, ilgili ilamın icraya konularak davalı ... Hesabından tahsil edildiği, ayrıca davacıların da davalı ... Hesabına başvuruda bulunduğu, davalı ... Hesabının davacılara da 04.06.2021 tarihinde toplam 24.355,00 TL ödeme yaptığı, buna göre davalı ... Hesabının toplam 292.355,00 TL ödeme yaptığı anlaşılmakta olup 2918 sayılı KTK'nın 96 ncı maddesindeki hüküm bakımından değerlendirme yapıldığında, mahkeme kararının gereğini yaparak ödeme yapan davalı ... Hesabının kötü niyetli olduğunun kabul edilemeyeceği, Uyuşmazlık Hakem Heyetince teminat limiti dolduğundan talebin reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamında alınan 25.02.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, buna rağmen, hakem heyeti tarafından bilirkişi raporuna istinaden başvurunun reddine karar verildiğini, bu kararın hatalı olduğunu, 25.02.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın yanlış olduğunu, davalının davacılara yaptığı kısmi ödemenin tarihi olan 04.06.2021 tarihine göre hesaplama yapılması, toplam tazminatın teminat limitini geçmesi halinde ise garameten paylaştırma yapılması, garameten paylaştırma yapıldıktan sonra, davacıların payına düşen kısımdan daha önce ödenen miktarlar düşülerek bakiye tazminatın hesaplanması gerektiğini, emsal Yargıtay kararlarında teminat limitinin aşılacağı anlaşılan dosyalar bakımından sigorta şirketinin bu hususu gözeterek her alacaklıya pay ayırması gerektiği, aksi takdirde yapılan ödemelerin iyi niyetli olmadığı gerekçesi ile sigorta şirketinin sorumluluğunun devam edeceğinin belirtildiğini, eldeki dosya kapsamında da eş ve çocuklara ödeme yapılması sırasında davacı anne ve babanın payları dikkate alınmadan ödeme yapıldığını, dolayısıyla poliçe limitinin ödenmiş olmasının davalı ... Hesabının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, bundan dolayı davacıların alacaklarının garame usulü ile belirlendikten sonra yapılan ödeme düşülerek hesaplama yapılması gerektiğini, teminat limitinin ödenmesi gereken dosyalarda güncelleme yapılarak hesaplama yapılamayacağını, aktüer bilirkişiden ek rapor alındıktan sonra karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1.2918 sayılı KTK'nın 96 ncı maddesinin 1 inci fıkrasında "Zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur.”, 2 nci fıkrasında ise “Başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Destekten yoksun kalanların destek payları belirlenirken desteğin gelirinin bir kısmını kendisine, bir kısmını da eş, çocukları ile anne ve babasına ayıracağı varsayılmalıdır. Bunun dışında destekten yoksun kalanlardan bir kısmının davacı olup, diğer kısmının davacı olmadığı durumlarda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir. Davaya konu olayda; davacıların desteği(oğlu) ... ’nin vefatı üzerine desteğin eşi ve üç çocuğunun 09.04.2014 tarihinde davalı ... Hesabına başvuru yaptığı, davalı tarafından desteğin eş ve çocuklarına 22.05.2014 tarihinde toplam 111.258,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ödendiği, desteğin eş ve çocuklarının 22.05.2014 tarihinde davalı ... aleyhine Şanlıurfa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/454 Esas sayılı dosyası kapsamında kısmi ödemenin eksik olduğu gerekçesiyle bakiye destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile dava açtığı, anılan dosya kapsamında alınan 30.03.2015 havale tarihli aktüer bilirkişi raporunda destek payları hesaplanırken, desteğin kendisine ve eşine ikişer pay, her bir çocuğa birer pay olmak üzere olmak üzere tüm payın paylaştırıldığı, eldeki davanın davacıların olan desteğin anne ve babasına ise pay ayrılmadığı, bu şekilde hesaplama yapıldığı, söz konusu rapor benimsenerek Şanlıurfa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20.10.2015 tarihli ve 2014/454 Esas, 2015/1198 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne, davacı eş ve çocuklar için toplam 156.742,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verildiği, anılan mahkeme kararı üzerine davacı eş ve çocuklar adına vekilleri tarafından 06.11.2015 tarihinde davalı aleyhine Şanlıurfa 1. İcra Müdürlüğünün 2015/11602 sayılı dosyası kapsamında ilamlı icra takibi başlatıldığı, davalı vekilinin 20.11.2015 tarihinde mahkeme kararına karşı temyiz yoluna başvurulduğu, Yargıtay (kapatılan) 22. Hukuk Dairesince 28.03.2016 tarihinde temyiz incelemesi sonuna kadar icrasının geri bırakılmasına karar verildiği, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.10.2017 tarihli ve 2016/9924 Esas, 2017/9413 Karar sayılı ilamı ile desteğin gelirinin hatalı tespit edildiği, desteğin eşinin kaza tarihindeki yaşına göre yeniden evlenme ihtimali oranının tespit edilmesi, kısmi ödemenin güncelleştirilmiş halinin hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulduğu, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verildiği, bozma ilamından sonra davalı tarafından 20.06.2018 tarihinde Şanlıurfa 1. İcra Müdürlüğünün 2015/11602 sayılı dosyasına 218.795,37 TL ödendiği anlaşılmıştır. Desteğin eşi ve çocuklarının davalı aleyhine açtığı yukarıda anılan dava dosyasının incelenmesinde, davalı vekilinin dosya kapsamında alınan 30.03.2015 havale tarihli aktüer bilirkişi raporuna karşı sunduğu itiraz dilekçesi ile bu rapor benimsenerek verilen Şanlıurfa 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20.10.2015 tarihli ve 2014/454 Esas, 2015/1198 Karar sayılı ilamına karşı davalı vekili tarafından sunulan temyiz dilekçesinde, davalı vekilinin açıkça desteğin anne ve babasının payının da ayrılması gerektiği yönünde bir savunma getirmediği, bu hususta itirazda bulunmadığı görülmüştür. Somut olayda, poliçe teminat limitini bu suretle tüketen davalı sigortacının, 2918 sayılı KTK’nın 96 ncı maddesinin 2 nci fıkrası gereğince, eldeki davanın davacıları olan desteğin anne ve babasına karşı da sorumluluktan kurtulabilmesi için öngörülen “başka tazminat taleplerinin olduğunu bilmeme” ve “iyiniyetle ödeme yapma” şeklindeki şartları sağlayamadığı, basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü altında olduğu halde, mahkeme kararına dayalı olarak ödeme yaparken garameten paylaştırma ile ödeme yapma konusunda üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği açıktır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davalı tarafından, desteğin anne ve babasının da tazminat talebinin bulunabileceği gözetilmeden teminat limitinin tamamının tüketildiğinin anlaşılmasına göre, davalının 2918 sayılı KTK’nın 96 ncı maddesinin 2 nci fıkrası kapsamında davacılara karşı poliçeden kaynaklanan borcundan kurtulmadığı kabul edilerek, davacıların eldeki davada talep edebilecekleri bakiye tazminat miktarlarının belirlenmesi için usulüne uygun şekilde hazırlanacak aktüer bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,03.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 560b5f0b8d425c78 0786535b9e595e56

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı