Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2022/16140 E., 2025/9549 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/16140 E., 2025/9549 K. (18.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/16140
Karar No
2025/9549
Karar Tarihi
18.06.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/16140 E. , 2025/9549 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/192 Esas - 2021/947 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Giyim adlı işyerini işlettiğini, 18.03.2018 tarihinde davalının kusurlu eylemleri sebebiyle müvekkilinin işyerinde yangın çıktığını, ciddi hasar meydana geldiğini, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı İtfaiye Dairesi Başkanlığı Yangın Raporunda yangının elektrik kontağından meydana geldiğinin bildirildiğini, müvekkiline ait iş yerinin tavanının asma tavan olduğunu ve spot ışıklarla aydınlatma sağlandığını, müvekkiline ait iş yerinin tavanından akan su damlaları sebebiyle yangın çıktığının Diyarbakır 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/15 D.İş dosyasıda gelen bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, yangının akabinde tutulan olay yeri inceleme raporunda işyeri girişine göre sol taraf duvar üzerinde bulunan sigorta panosunun ve kabloların kısmen yanmış ve eriyik olduğu, işyeri girişine göre sol çaprazda bulunan alışveriş masası altında ve arka kısmında yoğun yanmanın meydana geldiğini, alışveriş masası arka kısmında bulunan depo olarak kullandığını beyan ettiği ve içerisinde yanmış çekyat bulunan küçük girinti kısım olduğu ve bu kısımda yoğun yanmanın meydana geldiğini, işyeri duvar yüzeyinden bu kısma doğru inen kısmen yanmış kablonun olduğunu, yoğun yanmanın meydana geldiği küçük girinti kısım içerisinde kısmen yanmış kablo ve adaptör bulunduğu, işyerinin asma tavan orta bölümünün kısmen çöktüğünün tespit edildiğini, İtfaiye Dairesi Başkanlığı tarafından hazırlanan yangın raporunda da çıkan yangında 1 adet kanepe, TV, masa, sandalye ve işyerinde bulunan bir kısım giyim ürünlerinin yanmış olduğunu, kalan diğer ürünlerin duman ve isten hasar gördüğünü ve kullanılamaz hale geldiğinin ifade edildiğini, Diyarbakır 3.Sulh Hukuk Mahkemesi 2018/15 D.İş dosyasında gelen teknik bilirkişi raporunda beton döşemeden asma tavana doğru su sızmalarının olduğunu ve bu su sızmaların işyeri üstünde bulunan döşemeden geldiğinin değerlendirilmiş olduğunu, sızan suların işyerine ait asma tavan üzerinde birikmesi ve asma tavan üzerinden led armatürlere giden elektrik kablolarının su ile teması sonucu kısa devre oluşabileceğini, ayrıca aynı raporda yangın kaynaklı meydana gelen inşaat imalatlarına ait zarar miktarının 14.184,92 TL olarak hesaplandığını, Diyarbakır 3.Sulh Hukuk Mahkemesi 2018/15 D.İş dosyasında mali müşavir bilirkişi raporunda da olay tarihinden önce 2018 yılında alınan ticari mal tutarının satışlardan önceki turarının 51.426,96 TL olarak hesaplandığını, bu zarar ile beraber müvekkilinin işyerinde önceki yıllara ait bulunan malların da yer aldığını, bu sebeple müvekkilinin zararının 51.426,96 TL'nin çok üstünde olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.184,00 TL'nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin meydana gelen yangınla ilgili herhangi bir kusurlu davranışı bulunmadığını, yangının meydana geldiği 18.03.2018 tarihinden üç gün önce davacı işyerinde yangın çıkabileceğini apartman yöneticisine ve bina sakinlerine sıklıkla dile getirdiğini, müvekkilinin bunun üzerine işyeri sahibini ve ... isimli tesisatçıyla birlikte evde kontroller yaptırdığını, ancak su sızmasının nasıl ve ne şekilde damladığıyla ilgili bir tespitte bulunulamadığını, müvekkilinin 17.03.2018 tarihinde tekrar davacıyla görüşerek evin yeniden kontrol edilmesi için tesisatçı çağırdığını, sızmanın tespit edilememesi üzerine tesisatçının önerisiyle banyo zemininin müvekkili tarafından derzle kaplandığını, 19.03.2018 tarihinde apartmanın tesisat işleri ile ilgilenen ...'in daireye gelerek inceleme yaptığını, tedbir amaçlı gider kısmına uzatma takıldığını, davacının talebi üzerine dairenin dışında bulunan vananın değiştirildiğini, ücretinin müvekkili tarafından karşılandığını, iş bu hususların tanık beyanları ile açığa kavuşacağını, 18.03.2018 tarihinde meydana gelen yangın sonrası Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan yangın raporunda çıkan yangının elektrik kontağından meydana geldiği kanaatine varıldığının belirtilmiş olduğunu, dolayısı ile yangına ilk müdahale eden itfaiye ekibinin yangının elektrik kontağından çıktığı yönünde kesin bir değerlendirme yaptığının görüldüğünü, davacı tarafın talebi üzerine yangından 28 gün sonra delil tespiti amacıyla işyerine gidildiğini ve bilirkişilerce rapor düzenlendiğini, teknik bilirkişi tarafından hazırlanan 27.04.2018 tarihli raporun değerlendirme başlıklı kısmında; Kriminal Polis Loboratuvarları Daire Başkanlığınca hazırlanan Olay Yeri İnceleme Raporunda ve yangının çıkış bölgesini gösteren olay yeri krokisinde yanmanın yoğun olduğu kısmın üzerinde bulunan asma tavan üstünden led armatürlere giden elektrik kablosunun geçtiği ve elektrik kablosunun burada ek yapılarak birbirine bağlandığı görüldüğüne dair tespitin yapıldığını, iş bu tespitten açıkça anlaşılacağı üzere davacı tarafın elektrik tesisatı iç yönetmeliğine aykırı olarak mevcut kablolara ek kablolar yapıldığının görüldüğünü, ayrıca bilirkişi raporunun 2. sayfasında bulunan ve kabloların yer aldığı fotoğraftan da açıkça görüleceği üzere led armatürlere giden ve ek yapılan kablolar elektrik güvenliğine aykırı olarak yanmaz kablolarla kaplanmadığını, raporda iş bu hususlara ilişkin bir tespitin yer almadığını, iş yerinde gerekli incelemelerin de eksik yapıldığını, davacı tarafın dava dilekçesinde kusura dayalı haksız fiil sorumluluğuna dayanarak meydana gelen zararın müvekkilinden tazminini talep ettiğini, bir kimsenin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışla sözleşme dışında diğer bir kimseye vermiş olduğu zararın giderilmesini düzenleyen sorumluluk türüne kusur sorumluluğu ya da haksız fiil sorumluluğu denildiğini, kusura dayalı haksız fiil sorumluluğunun temel şartlarından birinin illiyet bağının varlığı olduğunu, müvekkilinin kusurlu davranışı ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağının varlığının ispatına yönelik gerek olayın akışında gerekse bilirkişi raporlarında net bir değerlendirme yer almadığını, meydana gelen yangının ortaya çıkış sürecinde müvekkilinin kusurlu davranışı olmadığı gibi yangını öngörmesine rağmen gerekli önlemleri almayan, sorunu çözmeden mevcut haliyle işyerini kullanmaya devam eden, ayrıca bina sakinlerinin can ve mal güvenliğini tehlikeye düşüren davacı tarafın kusurlu davranışlarının yangının meydana gelmesine sebebiyet verdiğini belirterek, davacının davasının reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 30.03.2020 tarihli, 2018/436 Esas, 2020/131 Karar sayılı kararı ile her ne kadar asma tavana su sızması nedeniyle davacının iş yerinde elektrik kontağından yangın çıktığı ve davacıya ait iş yerinde zarar meydana geldiği tespit edilmiş ise de, gerek davacı tarafından Diyarbakır 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/15 Değişik İş sayılı delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporlarında gerekse de, mahkeme dosyasında alınan bilirkişi raporlarında yangına neden olan su sızıntısının davalının sorumlu olduğu su tesisatından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, su sızıntısının tam olarak hangi daireden kaynaklandığı hususunda sübuta elverişli tam bir tespit yapılamadığı, özellikle değişik iş dosyasında yangının emareleri henüz ortadan kaldırılmadan yapılan keşifte, inşaat mühendisi bilirkişisinin pis su borularında bir kaçak olmadığını tespit etmesine rağmen vaki su sızıntısının tam olarak hangi daireden kaynaklandığına dair bir tespitte bulunmamasının davalının su sızıntısında sorumlu olup olmadığı hususunda mahkemede kanaat oluşmasına engel olduğu gerekçesi ile davacının davasının reddine karar verilmiştir. Karar davacı tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahmemesinin 21.01.2021 tarihli, 2020/610 Esas, 2021/60 Karar sayılı kararıyla ulaşılan sonucun eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu, değişik iş dosyası incelendiğinde, 16.04.2018 tarihinde yapılan tespit sonrası dosyaya kazandırılan 27.04.2018 tarihli inşaat bilirkişi raporuna göre, beton döşemeden asma tavana doğru su sızmalarının olduğu ve bu sızıntının iş yeri üstünde bulunan döşemeden geldiği yolunda tespit yapılmış olup davacı tanıklarının beyanlarının da alındığı bu durumda yangın tarihine yakın bir zamanda yapılan tespit sonucu düzenlenen rapor içeriği ile iş bu dosyada alınan rapor içerikleri birlikte değerlendirildiğinde mahkemece illiyet bağının sağlıklı bir şekilde tespiti anlamında, taraf delillerinden olan tanıkların beyanları alınmak suretiyle, dosyanın farklı bir bilirkişi kurulu oluşturulmak suretiyle değişik iş dosyasından ve iş bu dosyadan alınan raporlar, C.Başsavcılığının soruşturma dosyasındaki tespit ve olay yeri inceleme ekiplerinin fotoğraf ve video kayıtları dosyaya eklenerek meydana geldiği ileri sürülen haksız fiilden davalının sorumlu olup olmadığı, başka bir söylemle sonuç ile davalının fiili arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunda taraf ve mahkeme denetimine açık, bilimsel verilere dayanan rapor alınmak suretiyle ve Türk Borçlar Kanununun 49. ve devamındaki düzenlemeler dikkate alınarak uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken,eksik incelemeye dayalı olarak verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ikinci kararıyla yeterli ve gerekçeli görülen ve hükme esas alınan 24.11.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporu ve dosya kapsamına göre; davacı ... mağazasında meydana gelen yangın olayında yangının üst katındaki su sızıntısından meydana geldiğini ve bu sızıntıda üst katındaki davalı ...'nin sorumluluğunun olduğunu iddia etse de, lambadan lambaya geçiş ile yapılan kablo bağlantı yerlerinin su ile temas etmesi sonucu oluşan kısa devre sonucu elektrik kontağından çıktığı tespit edildiği, DEDAŞ ekipleri tarafından yangın sonrası yapılan incelemede sigorta kutusunda kısa devre durumunda enerjiyi kesip oluşabilecek kazaların önüne geçmek için yönetmelik gereği olması gereken Kaçak Akım Koruma Rölesi olmadığının görüldüğünü, ayrıca yine yönetmelik gereği lambadan lambaya geçişlerin olmayacağı ancak zorunlu durumlarda bunların lüstür klemens ile usülüne uygun şekilde bağlanması şartıyla yapılabileceği belirtilmiş ancak çıkan yangından anlaşılacağı üzere bu bağlantıların usulüne uygun yapılmadığı tüm bu sebeplerden anlaşılacağı kadarıyla yapılan elektrik tesisatının projesiz denetimsiz ve yönetmelik maddelerine uygun yapılmadığından yangın çıkmasına sebep verdiği, davacının asli kusurlu olduğu, davalı ...'nin meydana gelen olayda kusurunun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; tahkikatın tümü hakkında açıklama yapabilmesi için taraflarına söz hakkı tanınmadığını, Yangın Raporunda iş bu yangının elektrik kontağından meydana geldiğinin kanaat edildiği, müvekkilinin tavanı asma tavan olduğunu, spot ışıklarla aydınlatma sağlanıldığını, söz konusu iş yeri tavanından akan su damlaları sebebiyle yangın çıktığını, iş bu hususun dava dosyasında yer alan fotoğraf, video kayıtları Diyarbakır 3.Sulh Hukuk Mahkemesi 2018/15 D.İş dosyasında gelen bilirkişi raporu ve yerel mahkeme dosyasında alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, nitekim yargılama sırasında mahkemece yapılan tespitin de bu yönde olmasına karşın davanın reddine karar verilmesinin usul ve esas açısından hukuka aykırılık teşkil ettiğini, yargılama sırasında aldırılan teknik bilirkişi kurulu raporunun eksik ve hatalı olduğunu, bilimsel verilerden uzak denetime açık olmadığını, tanıklarının dinlenilmediğini, bilirkişi kurulu tarafından tespit edilen zarar ile gerçekte meydana gelen zarar arasında çok ciddi fark olduğunu, müvekkilinin zararının bilirkişi raporunda belirlenen miktarın çok üstünde olduğunu, bilirkişiler tarafından rapor hazırlanırken sadece faturalı eşyalara bakıldığını, ancak müvekkiline ait işyerindeki tesisatların bakım ve onarım gideri, boya ve diğer onarım giderlerinin hesaplanmadığını, zira Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı tarafından tanzim edilen tutanakta belirttikleri malzemelerin de zarar görmüş olmasına rağmen bilirkişiler tarafından bu tutanak görmezden gelindiğini, müvekkilinin işyerindeki elektrik tesisatı, Elektrik Tesisatı Genel Teknik Şartnamesine uygun olarak yapıldığını, müvekkili tarafından asma tavanda yapılan led armatürlerin kablo ekleri de yönetmeliğe uygun olarak yapılmış olmasına karşın bilirkişiler tarafından elektrik tesisatının uygun olmaması sebebiyle müvekkiline %70 oranında kusur atfedilmesinin ve tesisatın hangi yönüyle şartnameye uygun olmadığının somut verilerle desteklenmediğini, bu şekliyle raporun bilimsel verilerden uzak soyut bir şekilde hazırlandığının bariz göstergesi olduğunu, ayrıca bilirkişi raporunda "lambadan lambaya geçiş ile yapılan kablo bağlantı yerlerinin su ile temas etmesi sonucu oluşan kısa devre sonucu elektrik kontağından çıktığı tespit edildiği" saptamasına yer verilip akabinde müvekkilinin kusurlu gösterilmesi sonucu davanın reddine karar verilmesinin usul ve esas açısından hukuka aykırılık teşkil ettiğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haksız fiilden kaynaklı tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dosya kapsamında alınan kusur raporları, tanık beyanları ve tespit dosyasındaki bulgular birlikte değerlendirildiğinde zararlandırıcı olaya davalının hukuka aykırı her hangi bir hareket ve kusuruyla sebep olduğu yolunda açık bir delilin elde edilememiş olduğunun anlaşılmış olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! fbb7f414de698943 825912c128a1e24d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı