Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2022/13876 E., 2025/9572 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/13876 E., 2025/9572 K. (18.06.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/13876
Karar No
2025/9572
Karar Tarihi
18.06.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/13876 E. , 2025/9572 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/915 E., 2022/856 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/354 E., 2019/634 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl dava dosyasında davacı vekili; davalı ... 'nun işleten olduğu, davalı ...'ın sürücülüğünü yaptığı kamyonun, davacı yayaya çarpması neticesinde müvekkilinin sol bacağının diz hizasından kesildiğini, müvekkilinin çalışamadığını, %90 engelli olan eşine bakan davacının şimdi kendisinin de bakıma muhtaç hale geldiğini, maddi tazminat davası açma haklarını saklı tutmak suretiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. Birleşen davada davacılar vekili; davalı ... 'nun işleten olduğu, davalı ...'ın sürücülüğünü yaptığı kamyonun, davacı yayaya çarpması neticesinde ...'in sol bacağının diz hizasından kesildiğini, yaşanan olay nedeni ile davacı eşi ...'in eşinin özürlü hale gelmesi neticesinde bu durumdan en çok etkilenen kişi olduğu zira davacının %81 oranında engelli olduğunu, eşi ...'in kazada bacağını kaybetmesi neticesine daha da mağdur hale geldiğini, davacı ...'ın ...'in gelini, ...'in de çocuğu olduğunu, kaza sonrası ... ve eşinin bakıma muhtaç hale gelmeleri nedeni ile yanlarına taşınmak zorunda kaldıklarını, diğer davacılar ... ve ...'ın ...'in çocukları olduğu söz konusu kaza nedeni ile telafisi güç acılar yaşadıklarını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her bir davacı için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili; kaza anını gösteren kamera kayıtları olduğu ve kazada davalıya atfedilecek kusur olmadığını, davacı ...'in 10-15 metre mesafede bulunan yaya geçidini kullanmadığını, araç bağlantı yolu üzerinde ve yüksek araç kabininden görülemeyecek ve bu konuda tedbir de alınamayacak şekilde aracın aniden önüne girmesi sebebi ile kazanın meydana geldiğini, davacının araç trafiğine yeşil ışık yanmasını dikkate almadığını, kazada davacının tamamen kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; kazada kusuru olmadığını, davacının yaya geçidini kullanmadığını, trafiğin araçlara açık olduğu bir anda kusurlu hareket ettiğini, talep edilen manevi tazminat miktarlarının kendisini ekonomik olarak zor duruma sokacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazada kusurları olmadığını, davacıların talep ettiği manevi tazminat miktarlarının açıkça zenginleşmeyi amaç edindiğini gösterdiğini, davacının kendi can güvenliğini hiçe sayar şekilde yaya geçişleri ile ilgili tüm kuralları hiçe saydığını, istenen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada davalı ... cevap dilekçesinde; her türlü tedbiri aldığını, aracın trafiğe çıkışının yasak olmadığı zira bu bölgede kamyon garajı bulunduğunu, ağır vasıtaların trafiğe çıkışının yasak olması halinde bu garajın kullanılmasının mümkün olmadığını, davacının kendi güvenliğini ön planda tutması halinde bu kazanın meydana gelmeyeceğini, davacıların kazada kusurları olmasına rağmen bu durumu fırsat bilerek dayanağı olmayan iddialar ile tazminat talep ettiklerini, taleplerin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl ve birleşen dosya davacılarının 25.12.2014 tarihli kazada yaya olan davacı ...'in malul kalması nedeni ile manevi tazminat talebinde bulundukları, mahkemenin 02.11.2017 tarihli kararında davacı ...'in kazada %70, davalıların %30 oranında kusurlu olmaları nedeni ile asıl dava dosya davacısı lehine 75.000,00 TL, birleşen dosya davacıları lehine ise ayrı ayrı 10.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminata karar verdiği, kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 23.09.2019 tarihli kararı ile birden fazla kusur raporu olduğu, ceza mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde davalı sürücünün beraatine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, tarafların kusur oranlarına itiraz ettiği çelişkilerin giderilmesi amacıyla İstanbul Teknik Üniversitesinden kusur raporu alınması gerektiği yönünden kaldırma kararı verildiği, ancak kesinleşmiş ceza mahkemesi ilamının kesin delil niteliğinde olduğu, davalıların kusurunun ispat edilememiş olması nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın haksız fiil nedeni ile manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağladığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, ancak dosyaya alınan üç ayrı bilirkişi raporunun mobese görüntülerine dayandığı, davalı sürücünün tali kusurlu olarak değerlendirilmesi gerekirken kusurunun olmadığından bahisle ret kararı verilmesinin isabetli olmadığı, asıl dava dosyası bakımından kusur durumu, sosyal ve ekonomik durum, paranın satın alma gücü dikkate alındığında davacı lehine 15.000,00 TL manevi tazminat miktarına karar verilmesi gerektiği, birleşen dava bakımından yansıma yolu ile manevi tazminat talebinde bulunulduğu, kazanın meydana geliş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü birlikte değerledirildiğinde davacı ... lehine 3.000,00 TL, diğer davacılar lehine 1500,00 TL manevi tazminatın hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile davacıların istinaf dilekçelerinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava bakımından davanın kısmen kabulüne davacı lehine 15.000,00 TL manevi tazminatın 25.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen dava bakımından davanın kısmen kabulüne, davacı ... bakımından 3.000,00 TL, diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 1500,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 9.000,00 TL manevi tazminatın 25.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; kusur raporlarının hatalı olduğunu, davalı sürücünün kazada tam kusurlu olduğunu, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı sürücünün kullandığı ve davalı işletene ait olan araç ile davacı yayaya 24.10.2017 tarihinde çarpıp davacının yaralanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, ceza yargılaması neticesinde davalı sürücünün kazada kusuru olmaması nedeni ile hakkında beraat kararı verilmiş ve kararın ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup, davacı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacı ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e0f7fe943bad0482 9aa3c92c0fe9a075 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2022/13876 E. , 2025/9572 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/915 E., 2022/856 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/354 E., 2019/634 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Asıl dava dosyasında davacı vekili; davalı ... 'nun işleten olduğu, davalı ...'ın sürücülüğünü yaptığı kamyonun, davacı yayaya çarpması neticesinde müvekkilinin sol bacağının diz hizasından kesildiğini, müvekkilinin çalışamadığını, %90 engelli olan eşine bakan davacının şimdi kendisinin de bakıma muhtaç hale geldiğini, maddi tazminat davası açma haklarını saklı tutmak suretiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. Birleşen davada davacılar vekili; davalı ... 'nun işleten olduğu, davalı ...'ın sürücülüğünü yaptığı kamyonun, davacı yayaya çarpması neticesinde ...'in sol bacağının diz hizasından kesildiğini, yaşanan olay nedeni ile davacı eşi ...'in eşinin özürlü hale gelmesi neticesinde bu durumdan en çok etkilenen kişi olduğu zira davacının %81 oranında engelli olduğunu, eşi ...'in kazada bacağını kaybetmesi neticesine daha da mağdur hale geldiğini, davacı ...'ın ...'in gelini, ...'in de çocuğu olduğunu, kaza sonrası ... ve eşinin bakıma muhtaç hale gelmeleri nedeni ile yanlarına taşınmak zorunda kaldıklarını, diğer davacılar ... ve ...'ın ...'in çocukları olduğu söz konusu kaza nedeni ile telafisi güç acılar yaşadıklarını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her bir davacı için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili; kaza anını gösteren kamera kayıtları olduğu ve kazada davalıya atfedilecek kusur olmadığını, davacı ...'in 10-15 metre mesafede bulunan yaya geçidini kullanmadığını, araç bağlantı yolu üzerinde ve yüksek araç kabininden görülemeyecek ve bu konuda tedbir de alınamayacak şekilde aracın aniden önüne girmesi sebebi ile kazanın meydana geldiğini, davacının araç trafiğine yeşil ışık yanmasını dikkate almadığını, kazada davacının tamamen kusurlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; kazada kusuru olmadığını, davacının yaya geçidini kullanmadığını, trafiğin araçlara açık olduğu bir anda kusurlu hareket ettiğini, talep edilen manevi tazminat miktarlarının kendisini ekonomik olarak zor duruma sokacağını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazada kusurları olmadığını, davacıların talep ettiği manevi tazminat miktarlarının açıkça zenginleşmeyi amaç edindiğini gösterdiğini, davacının kendi can güvenliğini hiçe sayar şekilde yaya geçişleri ile ilgili tüm kuralları hiçe saydığını, istenen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Birleşen davada davalı ... cevap dilekçesinde; her türlü tedbiri aldığını, aracın trafiğe çıkışının yasak olmadığı zira bu bölgede kamyon garajı bulunduğunu, ağır vasıtaların trafiğe çıkışının yasak olması halinde bu garajın kullanılmasının mümkün olmadığını, davacının kendi güvenliğini ön planda tutması halinde bu kazanın meydana gelmeyeceğini, davacıların kazada kusurları olmasına rağmen bu durumu fırsat bilerek dayanağı olmayan iddialar ile tazminat talep ettiklerini, taleplerin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl ve birleşen dosya davacılarının 25.12.2014 tarihli kazada yaya olan davacı ...'in malul kalması nedeni ile manevi tazminat talebinde bulundukları, mahkemenin 02.11.2017 tarihli kararında davacı ...'in kazada %70, davalıların %30 oranında kusurlu olmaları nedeni ile asıl dava dosya davacısı lehine 75.000,00 TL, birleşen dosya davacıları lehine ise ayrı ayrı 10.000,00 TL olmak üzere toplam 50.000,00 TL manevi tazminata karar verdiği, kararın Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 23.09.2019 tarihli kararı ile birden fazla kusur raporu olduğu, ceza mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde davalı sürücünün beraatine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, tarafların kusur oranlarına itiraz ettiği çelişkilerin giderilmesi amacıyla İstanbul Teknik Üniversitesinden kusur raporu alınması gerektiği yönünden kaldırma kararı verildiği, ancak kesinleşmiş ceza mahkemesi ilamının kesin delil niteliğinde olduğu, davalıların kusurunun ispat edilememiş olması nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın haksız fiil nedeni ile manevi tazminat talebine ilişkin olduğu, ceza mahkemesi kararının hukuk hakimini bağladığı gerekçesi ile davanın reddine karar verildiği, ancak dosyaya alınan üç ayrı bilirkişi raporunun mobese görüntülerine dayandığı, davalı sürücünün tali kusurlu olarak değerlendirilmesi gerekirken kusurunun olmadığından bahisle ret kararı verilmesinin isabetli olmadığı, asıl dava dosyası bakımından kusur durumu, sosyal ve ekonomik durum, paranın satın alma gücü dikkate alındığında davacı lehine 15.000,00 TL manevi tazminat miktarına karar verilmesi gerektiği, birleşen dava bakımından yansıma yolu ile manevi tazminat talebinde bulunulduğu, kazanın meydana geliş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü birlikte değerledirildiğinde davacı ... lehine 3.000,00 TL, diğer davacılar lehine 1500,00 TL manevi tazminatın hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile davacıların istinaf dilekçelerinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl dava bakımından davanın kısmen kabulüne davacı lehine 15.000,00 TL manevi tazminatın 25.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen dava bakımından davanın kısmen kabulüne, davacı ... bakımından 3.000,00 TL, diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 1500,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 9.000,00 TL manevi tazminatın 25.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; kusur raporlarının hatalı olduğunu, davalı sürücünün kazada tam kusurlu olduğunu, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı sürücünün kullandığı ve davalı işletene ait olan araç ile davacı yayaya 24.10.2017 tarihinde çarpıp davacının yaralanması sonucu uğradığı zarar nedeniyle manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, ceza yargılaması neticesinde davalı sürücünün kazada kusuru olmaması nedeni ile hakkında beraat kararı verilmiş ve kararın ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup, davacı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacı ...'e yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e0f7fe943bad0482 9aa3c92c0fe9a075 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı