Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/12744 E., 2025/7760 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/12744 E., 2025/7760 K. (14.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/12744
Karar No
2025/7760
Karar Tarihi
14.05.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/12744 E. , 2025/7760 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1265 Esas - 2022/1131 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davacı ...'un eşi ve diğer davacıların annesi olan ...'un yaya konumunda iken davalı ... ...'nın kullandığı, davalı Belediyenin sorumluluğunda olan ve davalı ... ... ait özel halk otobüsünün çarpması neticesinde vefat ettiğini, davacı eş ... ve üniversite öğrencisi olan davacı ...'ın müteveffanın desteğinden mahrum kaldığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davacı ... ve davacı ... ... için ayrı ayrı 500,00 TL destek tazminatı, her bir davacı lehine 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 07.09.2020 tarihli dilekçe ile davacı ... ... için 9.726,24 TL, davacı ... için 111.148,21 TL olarak talebini ıslah etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... .... vekili cevap dilekçesinde; müteveffanın kazada kusurlu olduğunu, yaya geçidini kullanmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, kazada yayanın asli kusurlu olduğunu, davalıya kusur verilemeyeceğini, zira yol üzerindeki gerekli işaretlemeleri yaptıklarını, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, kaza nedeni ile ödeme yaptıklarını, 17.08.2016 tarihinde eş ... için 26.003,60 TL, çocuk ... için 584,16 TL olmak üzere toplam 26.588,00 TL ödeme yaptıklarını, tekrar hesaplama yapılacak olması halinde ödemenin tenzili gerektiğini, hesaplamada ödeme tarihi verilerinin kullanılmasını, davacıların destekten yoksun kalıp kalmadıklarının belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 18.02.2016 tarihli kazada davacıların desteklerinin vefat etmesi nedeni ile davacı ... ve ... için destek tazminatı ve her bir davacı için manevi tazminat isteminde bulunulduğu, Adli Tıp Kurumundan alınan kusur raporunda davacı yayanın %25, davalı sürücünün ise %75 oranında kusuru bulunduğunun belirlendiği, tarafların beyan ve itirazları doğrultusunda alınan 14.07.2020 tarihli aktüer rapor ile davacıların alabilecekleri tazminat miktarlarının belirlendiği, davacı vekilinin taleplerini ıslah ettiği, kusur durumu, olayın ağırlığı paranın satın alma gücü dikkate alındığında manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verildiği gerekçesi ile maddi tazminat bakımından davanın kabulü ile davacı ... için 111.148,21 TL ve davacı ... ... için 9.726,24 TL olmak üzere toplam 120.874,45 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ..., ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 18.02.2016 tarihinden itibaren ve davalı ...Ş yönünden KTK md.99 uyarınca temerrüt tarihi olan 25.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı ... şirketi bakımından poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) davacılara verilmesine, manevi tazminat bakımından davalı ... şirketi yönünden talebin reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 25.000,00 TL ve davacılar ..., ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 85.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18.02.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; trafik kazası nedeni ile açılacak sorumluluk davalarında adli yargının görevli olduğu, ...'den alınan kusur raporu ile ATK'dan alınan kusur raporunun birbiri ile uyumlu olduğu, PMF Yaşam Tablosu esas alınarak hesaplama yapıldığı, Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli kararı ile TRH 2010 Yaşam Tablosu prograsif rant yönteminin kullanılması gerekiyor ise de davacının bu yönde itirazı bulunmadığı, manevi tazminat miktarlarının yerinde olduğu bu nedenle davalı ... Belediyesinin istinaf talebinin reddi gerektiği, davacıların ihtiyari dava arkadaşı olduğu bu nedenle kabul edilen ve reddedilen tazminat talepleri bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verildiği, davalı ... her ne kadar vekili yargılama sırasında istifa etmiş ise de vekalet hizmeti bölünemeyeceğinden davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesinde isabetsizlik olmadığı gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, maddi tazminat talebinin kabulü ile davacı ... için 111.148,21 TL, davacı ... için 9.726,24 TL maddi tazminatın davalı ... şirketi bakımından 25.08.2016 tarihinden, diğer davalılar bakımından 18.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken tahsiline, davalı ... bakımından manevi tazminat talebinin reddine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı ... için 25.000,00 TL, diğer davacıların her biri için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 85.000,00 TL manevi tazminatın 18.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ..., davalı ... ve davalı ... ...den alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, müteveffanın kazada kusurlu olduğu, müterafık kusurun belirlenmesi gerektiği, maddi tazminat miktarının fahiş belirlendiği, manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğu gerekçeleri ile kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı 18.02.2016 tarihli trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosyanın incelenmesinde, Bölge Adliye Mahkemesince; davacı ... ... için 9.726,24 TL maddi 20.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi destek tazminatından sorumlu olmak üzere 25.08.2016 tarihinden, diğer davalılar maddi ve manevi tazminat miktarından sorumlu olmak üzere olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak bu davacılara ödenmesine karar verilmiştir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı her bir davacıya yönelik temyiz bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Buna göre davalı vekilinin, davacılar ..., ..., ...'a yönelik temyiz istemi; Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin anılan davacılar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. 2.Davalı ... vekilinin davacı ...'a yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, konusunda uzman bilirkişi heyetinin oluşa ve dosya kapsamına uygun düzenlediği rapordaki kusur oranının karara esas alınmış olduğunun anlaşılmış olmasına, hesaplamada davalı lehine olacak şekilde PMF 1931 Mortalite Tablosunun kullanılmış olmasına, pay dağılımının usul ve yasaya uygun olmasına, yapılan ödemelerin güncel hali ile tenzil edilmiş olmasına, manevi tazminat miktarlarının yerinde olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR 1. Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin davacılar ..., ..., ...'a yönelik temyiz dilekçesinin miktar nedeniyle REDDİNE, 2. Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin davacı ...'a yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davalı ... Başkanlığına yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi,. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8f9dd0fd859b20ac b777ee8dd06d97bf

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı