Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/11350 E., 2025/7086 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/11350 E., 2025/7086 K. (05.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/11350
Karar No
2025/7086
Karar Tarihi
05.05.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/11350 E. , 2025/7086 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/300 E., 2022/773 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.10.2018 tarihinde davacının yolcu olduğu ve davalı ... şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortasını yaptığı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt alınamadığını, arabuluculuk yolu ile anlaşma da sağlanamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500,00 TL maddi tazminatın davalıdan sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın sigorta şirketine eksik evrak ile başvuru yaptığını, davanın usulden reddine karar verilmesini, davalı ... tarafından eksik evrak talebinde bulunulmuş olmasına karşın tamamlanmadan dava açıldığını, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe teminatı ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, kusur oranı ve maluliyet oranının mahkemece alınacak raporlar ile belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.

V. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ... Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen maluliyet raporunda davacının %8 oranında kazadan sonra malul kaldığının belirlendiğini, iş bu dava içinde alınan Adli Tıp Kurumu (ATK) 3. İhtisas Kurulunun raporunda ise maluliyet bulunmadığının bildirildiğini, iki rapor arasında büyük bir fark bulunduğunu, ATK raporunun hükme esas alınacak kadar açık ve gerekçeli olmadığını, müvekkilinin kalçasında hareket kısıtlığı oluştuğunu ve halen devam ettiğini, yeniden tüm tedavi evrakları getirtilerek kaza ile maluliyet arasında illiyet kurulmak suretiyle iki rapor arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde ATK'dan rapor alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenlediği aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında yaralanan ve malul kalan yolcunun maddi tazminat talebine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda, davacının kazadan kaynaklı yaralanmasına ilişkin olarak davacının dava açılırken aldığı ... Devlet Hastanesinin düzenlediği 04.03.2019 tarihli raporda lomber iki seviyede orta dejeneratif değişiklik nedeniyle %8 maluliyet oranı belirlenmiştir. Mahkemece Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına karar verilmiş, ATK 3. İhtisas Kurulunun 19.08.2020 tarihli raporunda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet bulunmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece bu rapora göre davacının kazadan kaynaklı maluliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine de Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Ne var ki yapılan değerlendirme eksik incelemeye dayalı olup yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmiştir. Hükme esas alınan rapor ile davacının %8 oranında maluliyetinin bulunduğunu tespit eden rapor arasında çelişki vardır. Karara esas teşkil eden raporda, ilk rapor ile neden farklılık oluştuğu değerlendirilmemiş, kazadan kaynaklı maluliyetin oluşmadığı yönündeki tespitin yeterli olmadığı görülmüştür. Şu halde; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) Adli Tıp Kurumundan kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre içerisinde ortopedi ve nöroloji uzmanının da bulunduğu heyetten, yargılama sırasında alınan her iki raporun da irdelendiği ve çelişkilerin giderildiği rapor alınarak davacının kazadan kaynaklı maluliyetinin bulunup bulunmadığının tereddüte yer vermeyecek şekilde tespiti gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c45a9388eedc1084 ceb2e21323fe18b4 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 4. Hukuk Dairesi 2022/11350 E. , 2025/7086 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/300 E., 2022/773 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.10.2018 tarihinde davacının yolcu olduğu ve davalı ... şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigortasını yaptığı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak olumlu yanıt alınamadığını, arabuluculuk yolu ile anlaşma da sağlanamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500,00 TL maddi tazminatın davalıdan sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın sigorta şirketine eksik evrak ile başvuru yaptığını, davanın usulden reddine karar verilmesini, davalı ... tarafından eksik evrak talebinde bulunulmuş olmasına karşın tamamlanmadan dava açıldığını, sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe teminatı ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, kusur oranı ve maluliyet oranının mahkemece alınacak raporlar ile belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.

V. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ... Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen maluliyet raporunda davacının %8 oranında kazadan sonra malul kaldığının belirlendiğini, iş bu dava içinde alınan Adli Tıp Kurumu (ATK) 3. İhtisas Kurulunun raporunda ise maluliyet bulunmadığının bildirildiğini, iki rapor arasında büyük bir fark bulunduğunu, ATK raporunun hükme esas alınacak kadar açık ve gerekçeli olmadığını, müvekkilinin kalçasında hareket kısıtlığı oluştuğunu ve halen devam ettiğini, yeniden tüm tedavi evrakları getirtilerek kaza ile maluliyet arasında illiyet kurulmak suretiyle iki rapor arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde ATK'dan rapor alınması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... şirketinin zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesini düzenlediği aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında yaralanan ve malul kalan yolcunun maddi tazminat talebine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda, davacının kazadan kaynaklı yaralanmasına ilişkin olarak davacının dava açılırken aldığı ... Devlet Hastanesinin düzenlediği 04.03.2019 tarihli raporda lomber iki seviyede orta dejeneratif değişiklik nedeniyle %8 maluliyet oranı belirlenmiştir. Mahkemece Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına karar verilmiş, ATK 3. İhtisas Kurulunun 19.08.2020 tarihli raporunda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet bulunmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece bu rapora göre davacının kazadan kaynaklı maluliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacının istinafı üzerine de Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Ne var ki yapılan değerlendirme eksik incelemeye dayalı olup yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmiştir. Hükme esas alınan rapor ile davacının %8 oranında maluliyetinin bulunduğunu tespit eden rapor arasında çelişki vardır. Karara esas teşkil eden raporda, ilk rapor ile neden farklılık oluştuğu değerlendirilmemiş, kazadan kaynaklı maluliyetin oluşmadığı yönündeki tespitin yeterli olmadığı görülmüştür. Şu halde; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) Adli Tıp Kurumundan kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve ekindeki cetvellere göre içerisinde ortopedi ve nöroloji uzmanının da bulunduğu heyetten, yargılama sırasında alınan her iki raporun da irdelendiği ve çelişkilerin giderildiği rapor alınarak davacının kazadan kaynaklı maluliyetinin bulunup bulunmadığının tereddüte yer vermeyecek şekilde tespiti gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c45a9388eedc1084 ceb2e21323fe18b4 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı