Yargıtay Kararları › Yargıtay 4. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2022/10076 E., 2025/8884 K.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/10076 E., 2025/8884 K. (29.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/10076
Karar No
2025/8884
Karar Tarihi
29.05.2025
Konu
Tazminat

4. Hukuk Dairesi 2022/10076 E. , 2025/8884 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/812 E., 2022/893 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'in 04.09.2015 tarihinde davalı ... yönetimindeki davalı ... ... adına kayıtlı ve davalı ... şirketine sigortalı aracın çarpması sonucunda yaralandığını, kaza nedeniyle araç sürücüsü ... hakkında ...Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/578 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu nedenlerle davacıların uğradığı manevi zararların giderimi için küçük ... için 100.000,00 TL baba ... için 50.000,00 TL, anne ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ile ...'tan olay tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik iş göremezlik tazminatı, gelecekte uğrayacağı maddi kayıp, tedavi ve iyileşme masrafı, yol/ulaşım masrafı, yardımcı, refakatçi, ilaç vs.masrafı olarak 1.000,00 TL'nin davalılar ... ve ...'tan olay tarihi olan 04.09.2015 tarihinden itibaren, diğer davalı ....den ise dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ....vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın davalı şirket nezdinde 01.04.2015-2016 başlangıç ve bitiş tarihli ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı ... şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, poliçede sadece davacının sürekli maluliyet hallerinin teminat altına alındığını, geçici maluliyetten kaynaklı maddi tazminat talepleri ile tedavi masrafları bakımından davalı şirketin herhangi bir sorumluluğunun kalmadığını, tedaviye ilişkin taleplerin muhatabının SGK olduğunu, davacının talep ettiği dolaylı zararların davalı ... şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğu dahilinde olmadığını, davaya konu kazada davacıların müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, davalı ... şirketinin davadan önce usulüne uygun herhangi bir müracaat bulunmadığından temerrüde düşmediğini ve yalnızca dava tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, davacıların ticari faiz talep hakları olmadığından uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davalı ...'un olay günü çalıştığı firmaya ait olan araç ile normal hızla seyir halindeyken kazanın meydana geldiğini ve kazanın küçük çocuğun bilinçsizce aniden yola çıkması sonucu olduğunu, davalının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, davalının çocuğa çarpmadığını, davalının geçişi sırasında çocuğun aniden yola fırlayarak arka lastiğe çarptığını ve bu şekilde yaralandığını, davacı tarafından ancak kaza sebebiyle yapılmak zorunda kalınan belgeli ve faturalandırılmış masrafların talep edilebileceğini, davacı mağdur çocuk için talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, kaldı ki davacı anne ve babanın dava konusu olay nedeniyle manevi tazminat talep etmesinin mümkün olmadığını, dava konusu olayda ağır bedensel zarar ve ölüm halinin söz konusu olmadığını, BK.56 maddesinin şartlarının gerçekleşmediğini, ancak dava sonrası için yasal faiz talep edilebileceğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECEMAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ile yapılan yargılama sonucunda Adlı Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 14.02.2018 tarihli raporunda davalının kusurunun olmadığı belirlenmekle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ceza mahkemesine sunulan kusur raporu ile mahkemece alınan raporun birbiri ile örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü, alınan kusur raporuna göre de davacı yaya ...'in % 100 kusurlu olduğu, ceza dosyasında kesinleşen maddi olgu ile kazanın gerçekleşmesinde davalı sürücüye yüklenecek bir kusur bulunmamasına göre mahkemece, davalı sürücüye yüklenecek bir kusur ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin kusur raporunda tüm kusurun davacı tarafa yüklenmesinin doğru olmadığını, söz konusu olayla ilgili olarak ilk alınan rapor ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapor arasında çelişkiler olduğunu ve 3. bir rapor alınması gerekirken adli tıp raporuna dayanılarak karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı sürekli iş göremezlik nedeni ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, başvurunun usulüne uygun olmasına, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 14.02.2018 tarihli kusur raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı