Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/957 E., 2025/2863 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/957 E., 2025/2863 K. (15.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/957
Karar No
2025/2863
Karar Tarihi
15.05.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2025/957 E. , 2025/2863 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/344 E., 2023/177 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalının yaptığı ihalelere girerek 208, 214/3, 213/1, 169/1, 334 nolu, 341 ve 339 nolu bölmelerdeki orman emvali ihalelerini almış olduğunu, ihale ile alım yaptığı toplam 71 adet nakliye tezkeresi ile toplam 1.217 ster ibreli yakacak odun ve lif ile 529.042 m³ tomruk çıkışı yapıldığını ve çıkışı yapılan orman emvallerine konu nakliye tezkerelerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını ve bu orman emvallerinin teslim edilmediğini ileri sürerek; ihale konusu orman emvalinin aynen teslimine, aynen teslimi mümkün olmaması halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah ile dava değerini 102.766,71 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu işlemin 2008 tarihinde yapıldığını, satın alınan emvallerin davacı tarafından teslim alınıp taşıttırıldığını, davacı ile idare arasında imzalanan şartnamenin 36. maddesinde ihaleyi alan kişinin ihale kesinleştikten sonra satın aldığı emvaller ile idarenin herhangi bir irtibatının kalmadığı, emvallerin doğal veya başka bir sebeple kaybolmasından ihaleyi alan kişi ya da şirketin sorumlu olduğuna ilişkin hükmün bulunduğunu, davacıya ihalesi yapılarak teslim edilen sahadaki emvallerden idarenin sorumlu olmadığını, davacı kendisinin almadığını iddia ettiği orman emvallerinin nakliye tezkerelerinin elinde olduğunu beyan etmekle emvalleri kendisinin naklettirdiğini kabul ettiğini, zira nakliye tezkerelerinin araç şoförüne nakliye işlemi bittikten sonra emval sahibine verilmek üzere teslim edildiğini, nakliye tezkeresinin 6831 sayılı Kanun'un ilgili maddelerine göre çıkartılan yönetmelik uyarınca taşınma belgesi olmayıp idare yönünden taşınmasında sakınca olmadığını gösterir belge olduğunu, davacı aldığı ihalelerden bazılarının satış bedelini süresi içerisinde ödemeyerek idareyi zarara uğrattığını, davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibin derdest olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 13.05.2015 tarihli kararıyla; davanın kabulü ile 102.766,71 TL'nin her bir nakliye tezkeresi için tanzim tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, süresi içinde davalı vekili temyiz edilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 15.09.2020 tarihli ilamla; alınan bilirkişi raporlarında ihale dosyasının incelenip incelenmediği, yangın sonucu oluşan orman emvali için hesaplama yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı, dosya içinde ihale evraklarının bulunmadığı, bu nedenle ihale dosyası ve ihale konusu ürünün teslimine ilişkin evraklar dosyaya getirtilip, özellikle yangın sonucu oluşan orman emvali göz önüne alınarak, tarafların itirazlarını da karşılayacak şekilde ihale konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden açıklamalı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak, oluşacak uygun sonuç dairesinde tüm talepler birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekçesiyle, karar bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 208, 169/1, 334, 339, 341 nolu bölmelerdeki orman emvallerinin davacıya satışının yapıldığı, davacının buna ilişkin zararını tazmin etme hakkının bulunduğu, ancak dava konusu 213/1 ve 214/3 nolu bölmelerdeki orman emvallerinin dava dışı ... Limited Şirketine satışının yapıldığı, bu bölmeler yönünden davacının herhangi bir talepte bulunma hakkının bulunmadığı, hesap raporunda bu bölmelerin hesaplamaya katılmamasının doğru olduğu, dava konusu olayın ceza soruşturmasına konu olduğundan davalının zamanaşımı itirazına itibar edilmediği, davalı tarafın davacının ihalesi yapılarak teslim edilmeyen sahadaki emvallerden zararından sorumlu olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 49.197,99 TL'nin 07.11.2022 tarihli bilirkişi raporunun ekinde belirlenen miktar ve satış tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacı tarafından 2007 yılında ... İlçesinde çıkan orman yangını neticesinde yangından zarar gören sahadan dikili orman emvali ihalesini aldığını ve bu sahalarda üretilen emvali satışını yaptırarak taşıdığını, emvallerin yangın nedeniyle zarar gören emvaller olması nedeniyle aynen tesliminin mümkün olmadığını, tazminat açısından ise hak düşürücü sürenin geçtiğini, ihale şartnamesinde ihaleyi alan kişilerin sahadaki emvaller ile ilgili olarak idarenin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını kabul edip şartnameyi imzaladığını, işe başlama yazısına istinaden sahanın davacıya teslim edildiğini, davacı tüm üretim, taşıma ve sahanın temizlenmesinden sonra teslim aldığı sahayı idareye teslim ettiğini, bu belgelere göre idareden herhangi bir hak ve alacağı olmadığını, alıcıya verilmek üzere düzenlenen nakliye tezkerelerinin davacıya ulaştığını, davacının bu tezkereleri Mahkemeye ibraz ettiğini, iddiası doğru olsaydı nakliye tezkerelerinin davacıda bulunmayacağını, Adli Tıp Raporunda imzaların davacıya ait olmadığını kesin olarak belirleyemediğini, kısmi dava açılmasının yerinde olmadığını, hatalı belge ile rapor tanzim edildiğini savunarak, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tazminat istemine ilişkindir. Davacı, Adana Cumhuriyet Başsavcılığına 24.01.2011 tarihinde dava dışı ... hakkında verdiği şikayet dilekçesinde, orman ürünlerinin nakliyesinde kendisinin olmadığı zamanlarda nakliye irsaliyesine sahte imza atarak orman emvallerini satıp parasını aldığını, 213/1, 214/1,169/1, 208/1 ile ilgili nakliye irsaliyelerinin üzerinde atılmış olan imzaların kendisine ait olmadığını, bu kişinin kendisini dolandırdığını bildirerek şikayetçi olmuştur. Davacının müşteki sıfatıyla Sarıçam Polis Merkezinde 25.01.2011 tarihinde verdiği ifadede; ortağı ...'ın orman ihalesinden aldıkları ürünleri 213, 214, 208, 169/1 nolu bölmelerdeki emvallerin nakliyesinde sahte imza kullandırarak 300 milyar değerinde malını kaçırdığını tespit ettiğini, sahte imzalar ile odunlarını ve tomruklarını sattığını beyan etmiştir. Şüpheli ...'un savcılık soruşturması kapsamında 02.02.2011 tarihinde verdiği ifadede; davacı ...'nın ...'dan kesim ihalesi aldığını, odun alacağız bana yardım edersen ondan para kazanır ekmek yeriz dediğini, dava dışı ...'ın 21.03.2011 tarihinde verdiği ifadede; müşteki ... ile ...'un kendi kamyonları ile ... ilçesinden aldıkları orman ürünlerini oduncular sitesine götürdüğünü, oduncular sitesinde müştekinin ve ...'un birlikte ürünleri sattığını, ...'dan kamyona yüklediği orman ürünlerinin çıkışını müşteki ...'nın yaptığını belirtmiştir. Gülnar Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2012 tarihli 2011/183 E.-2012/448 K. sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararında da, müşteki ...'nın yaptığı sözleşme ile şüpheliler ... ve Selahattin ile yanlarında çalışacak işçileri yükleme yapma konusunda yetkilendirildiğini, ancak yüklemiş oldukları emvallerin gelirlerini müştekiye vermediklerinden müştekinin şikayetçi olduğu belirtilerek, ihtilafın hukuki nitelikte olduğuna karar verilmiştir. Dosyada mevcut 06.04.2009 tarihli adi yazılı sözleşmede de; davacının şikayetçi olduğu ... ile işçi temsilcisi ... arasında 20 işçi ile ...'da tomruk yükleme ve istif işi yaptırılacağının kararlaştırıldığı görülmüştür. Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 12.11.2014 tarihli raporunda da nakliye tezkerelerinin bir kısmında davacının eli ürünü olduğu ya da olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediği, diğer bir kısmında aynı elden çıktıklarını gösterir nitelik ve yeterlilikte bulgu saptanmadığı belirtilmiştir. Davaya konu "Yakacak Odun İçin Vadeli Açık Arttırmalı Satış Şartnamesinin" 20. maddesinde; "satış işleminden sonra en geç 10 gün içinde teslim etme ve teslim alma işi yapılacaktır. Bu süre içinde alıcı malı teslim almaya gelmediği takdirde bu partinin satış işlemine esas olan cins, nevi, miktarı, boyut ve sınıfı alıcı tarafından aynen teslim edilmiş sayılacaktır. Bedeli yatmış partinin teslim alındığı veya teslim alınmış sayıldığı (satış tarihinden 10 gün sonra) tarihten itibaren her türlü sorumluluk alıcıya aittir. Alıcının satın aldığı malı derhal orman içi istif yeri ve satış deposundan kaldırması esastır." şeklinde hüküm bulunduğu gibi, davaya konu nakliye tezkere tarihlerinin 2008-2009 yılı, davacının dava dışı ortağı hakkında savcılıklara şikayet tarihinin 2011, dava tarihinin 2014 yılı olduğu görülmüştür. Diğer taraftan, dosya kapsamından dava tarihinden önce davalıya herhangi bir ihtar ya da bildirimde bulunulmadığı da anlaşılmıştır. Mahkemenin 15.04.2015 tarihli duruşmasında da, davacı vekilince SGK ve orman işletme müdürlüğüne yanık sahadaki arazinin boşaltılıp teslim edildiğine ilişkin belge sunduklarını kabul etmiştir. Hal böyle olunca, Mahkemece; yukarıda belirtilen deliller bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının ortağı hakkında savcılığa verdiği şikayet kapsamında alınan ifadelerde ve satış şartnamesinin 20. maddesi ile tüm dosya kapsamından, davacının iddia ettiği zarar ile davalı İdarenin eylemi arasındaki illiyet bağının kesildiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 79126a65e8fe38e2 2b12f187649860dd

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı