Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2025/1460 E., 2025/2864 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1460 E., 2025/2864 K. (15.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1460
Karar No
2025/2864
Karar Tarihi
15.05.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2025/1460 E. , 2025/2864 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2076 E., 2023/2301 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/252 E., 2021/50 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalılardan ..., ... ve katılma yoluyla ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; Çanakkale ili ... ilçesinde 18.06.2008 tarihinde başlayan yangının 07.07.2008 tarihinde söndürüldüğünü, meydana gelen orman yangınında 324 hektar orman alanının tahrip olduğunu, olayla ilgili olarak düzenlenen tazminat raporuna göre davacı İdarenin toplamda 1.820.368,00 TL zararının bulunduğunu, davalılar ... ve ... hakkında açılan ceza davasında dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı olarak orman yangınına sebebiyet verme suçundan mahkumiyetlerine karar verildiğini, kararın Yargıtay Ceza Dairesince onandığını, yangının davalılardan ...’in ormana bitişik olan tarlasında başladığını, davalı ... tarafından ormana bitişik olan tarlanın bant şeklinde sürülmüş olması gerekirken bu hususun yerine getirilmediğini, ayrıca olay günü tarlasında çalışıldığı halde gerekli önlemlerin alınıp alınmadığını kontrol etmeksizin işe başlanmasına müsaade ettiğini, ceza yargılamasında sanık olarak yer almamış olsa da tarlasında gerekli önlemleri almadığından dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ettiğinden tazminattan sorumlu olması gerektiğini, davalılardan ...'in sahip olduğu aracın ehliyetsiz ve sertifikasız ... tarafından kullanılmasına müsaade ettiğini, böylece sahip olduğu araçta tarlada oluşabilecek yangına karşı gerekli donanımı bulundurmadığından tazminat açısından sorumlu olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.820.368,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ...; yangının balya makinesinin taşa gelmesinden kaynaklandığını, kusurunun bulunmadığını, balya makinesini kullanmak için ehliyetin gerekmediğini, yıllardır balya makinesi kullandığını, tecrübeli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalılar ... ve ... vekili; faili ve zararı öğrenme tarihinden itibaren bir yıl geçtikten sonra açılan davanın zamanaşımına uğradığını, tazminatın fahiş olduğunu, talep edilen miktardan yanan ağaçların satışından elde edilen gelirin düşülmediğini, ağaçlandırma bedeli olarak istenilen miktarın fazla ve tahmini olduğunu, yangın ihbarı zamanında yapıldığı halde uçak veya helikopterlerle ilk anda müdahalede bulunulmadığından ve geç gelen arazözün arızalı olup su basmaması nedeniyle zaman kaybına uğranıldığından yangının büyüdüğünü, yangının davacı idare elemanları tarafından tam söndürülmemesi nedeniyle tekrar başladığını, zararın artmasına neden olan idare elemanlarının hatalı işlemleri sonucu yangının artmasından sorumlu olmadıklarını, balya makinasını çalıştırmak için herhangi bir ehliyete gerek bulunmadığını, davalı ...’in balya makinesini en iyi bilen deneyimli birisi olduğunu, balya makinasının taşa denk gelmesinden yangının çıktığını, sıfır yeni bir makine olduğunu, bakımsızlığından kaynaklanmış kaza olmadığını, davalı ...’e yüklenecek kusur bulunmadığını, gereken özeni gösterdiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... vekili; yangının müvekkilin tarlasından çıkmadığını, yangının çıkış yeri ile müvekkilinin ilgisinin olmadığını, müvekkilin icarla işlediği tarlanın yan parselinden çıktığını, yangının müvekkilin tarlasından çıkmış olması halinde dahi kusurunun bulunmadığını, diğer davalılar balya bağlamak için haber vermeden tarlaya girdiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; güneş ışığının en tehlikeli olduğu saatler arasında kıvılcım çıkarma riski yüksek, kullanımı teknik bilgi ve dikkat gerektiren balyalama makinesi ile davalıların ehliyetsiz olarak çalışma yapmaları, davalı ...'in balyalama makinesini kullanırken diğer davalı ...'nın kıvılcım riskine karşı araç dışında gözlem yapması gerekirken her iki davalının da araç içerisinde bulunması, davalıların yangın şeridi oluşturulmamış tarlada çalışma yapmaları, yanlarında bulundurdukları 5 litrelik suyun yetersiz olması, davalıların yangın çıktıktan sonra aracı güvenlik şeridine çekerek anızların tutuşmasını yanlarında bulunan yangın söndürme tüpü ve su ile engellemeye çalışmaları yerine aracı kurtarmak ile uğraşmaları sonucu dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışları nedeniyle davalı ... ve ...'nın meydana gelen zarardan sorumlu oldukları, davalı ...'in balya makinesi sahibi olup makinenin kullanılmasının özel bilgi gerektirdiği, davalı ...'in adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu olup kurtuluş karinesi sunmadığı, davalı ...'in orman sınırına çok yakın tarlası olması ve en küçük bir ihmalin çok büyük zararlara sebep olacağını öngörmesine rağmen olaydan bir hafta önce buğday biçilen tarlasında buğday samanlarını tarlada bırakmasının tarlasında balya yapmak için rıza gösterdiği anlamına geldiğinden sorumlu olduğu, yangının ... Orman idare merkezine uzak bir noktada meydana gelmesi, yangına müdahale edecek yakın merkezin bulunmaması, bölgenin 1. derece hassas bölge olması, özellikle de ilk yangının kontrol altına alındığı düşünüldükten sonra yangına yardıma gelen uçak ve arazözlerin gitmelerine izin verilmesi, ilk yangın ve özellikle ikinci yangına müdahale için yeterli araçların hazır bulundurulmaması, orman sınırına bitişik tarla sahiplerinin orman yangınına karşı bilgilendirilmemesi, yangının tarım alanından ormana sıçramasını önleyecek güvenlik şeridi oluşturulmaması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde, ormanların korunması ve yangınların söndürülmesi görevi nedeniyle davacı idarenin müterafik kusuru olduğundan %40 oranında indirim yapıldığı, diğer taraftan rüzgar, yanıcı maddenin çokluğu, arazinin topoğrafik durumu yangının büyümesine neden olduğu anlaşılmakla %30 oranında indirim yapıldığı gerekçesiyle, son bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, 455.873,45 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalılardan ..., ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, yapılan keşif ve alınan 07.10.2016 tarihli fen bilirkişi raporunda, yangının başlangıç noktasının 1069 parsel olarak belirlendiği, davalı ...'in ise komşu taşınmaz olan dava dışı ... adına kayıtlı 1070 parsel sayılı taşınmazı icar suretiyle ektiği, bilgi ve görgüsüne başvurulan tanık beyanlarında ekini biçen kişinin tarlada kalan samanları aldığı, biçilen ekinlerden kalan samanların ekinleri biçen kişi tarafından balya yapılacağı, ekin saplarının tarla üzerinde bırakılmasının, yangının başlangıç noktasına yönelik fen bilirkişi raporu da göz önüne alındığında, davalı ...'in sorumluluğunu doğurmayacağı, yangının meydana gelmesinde etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla davalı ... yönünden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden 455.873,45 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, (davalılar ... ve ... 302.455,89 TL maddi tazminattan sorumlu olmak kaydıyla), davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalılardan ..., ... ve katılma yoluyla ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; orman yangınının davalı ...'in ormana bitişik tarlasında başladığını, anız yangınlarının önlenmesi ile ilgili tebliğ gereğince davalının ormana bitişik olan tarlanın bitişik kısmının bant şeklinde sürülmüş olması gereğini yerine getirmediğini ve olay günü tarlasında çalışılıyor olmasına rağmen gerekli önlemlerin alınıp alınmadığını kontrol etmeksizin işe başlanmasına müsaade ettiğinden adam çalıştıranın sorumluluğu kapsamında sorumlu olduğunu, ikinci gün yeniden alevlenen yangının ilk yangının devamı ve başlangıç çıkış sebebi niteliğinde olup, bu kısımdan da davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, idarenin müterafik kusurunun bulunmadığını, suç zabıt varakaları aksi ispat edilinceye kadar geçerli resmi varaka olduğunu, hasarat raporunun incelenmediğini, Eceabat Asliye Ceza Mahkemesinin kesinleşen kararı ile davalılar ... ve ...'in cezalandırıldıklarını, yangın eylem planları gereğince her yıl rutin olarak gerek Tarım İl Müdürlükleri gerekse muhtarlıkça anız yangınlarının önlenmesi ile ilgili çiftçilerin bilgilendirildiğini, Çanakkale Valiliği olmak üzere Tarım İl Müdürlüğü ve Köy Muhtarlığından bu konuya ilişkin Mahkemece bilgi alınmadığını, güvenlik şeridinin oluşturulması yükümlülüğü idareye ait olmayıp çiftçiye ait olmakla birlikte gerektiğinde Tarım İl Müdürlüğü ile müştereken kontrol görevi bulunduğunu, yangına konu sahada güvenlik şeridinin yangın çıktığı tarihte mevcut olduğunu, takdiri indirimin yersiz olduğunu, helikopter giderine ilişkin davalı tarafın itirazının bulunmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalıların sorumlu görüldüğü yangının 1. evresinde 80 hektar verimli orman olduğuna dair tespitin yanlış olduğunu, bilirkişinin hatalı rapor düzenlediğini, davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalılar vekilleri lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi ve idare aleyhine yargılama giderlerine ilişkin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalılar ... ve ... vekili; davalı ... yönünden balyalama makinesini çalıştırmak için herhangi bir ehliyete, teknik bir bilgiye ya da kullanım sertifikasına gerek olmadığını, traktör kullanmaya ehil olan çiftçilerin balyalama makinesini de kullandıklarını, Valilik tebliğlerinin biçerdöverleri kapsadığını, ayrıca atıf yapılan tebliğlerin olay tarihinden sonra yayımlandığını, araçta bulunan yangın söndürme ekipmanlarının olay tarihindeki Kaymakamlık tebliğlerine uygun olduğunu, 05.12.2016 tarihli bilirkişi raporunda davalı ...'in sorumluluğuna ilişkin bir tespitin bulunmadığını, olay anında yangına idarece ilk olarak uçak ya da helikopterle müdahale yerine bozuk arazözlerle müdahale edilmeye çalışıldığını, yangının büyümesinde idarenin sorumluluğunun büyük olduğunu, meydana gelen zararlı netice ile davalı ...'in hukuki durumu arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını, davalı ...'in balyalama makinesi kullanımı için ayrı bir ehliyet şartının olmadığını ve bu konudaki tecrübesine itibar edildiğini, balya makinesi yeni alındığından bakım konusunda bir eksiğinin bulunmadığını, zararın doğmasını engellemek için gerekli özenin gösterildiğini, balya bağlama sırasında öngörülmesi imkansız şekilde küçük bir taşın çıkardığı kıvılcımdan dolayı yangının çıktığını, davalı ...'in ehliyet durumu ile zararlı netice arasında illiyet bağının bulunmadığını, davalı ...'nın olay günü ...'in bağladığı balyaları kontrol amacıyla olay yerinde bulunduğunu, davalı ...'nın jandarmayı arayarak ihbarda bulunduğunu, yangına ilk müdahaleye gelen arazözlerin beş tanesinin ya arızalı olduğu ya arızalandığı ya da yangına geç müdahale ettiğini, kimilerinin zaten kullanılamaz olduğunu, davacı idare çalışanları Orman Yangınlarının Önlenmesi ve Söndürülmesinde Görevlilerin Görecekleri İşler Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine aykırı davrandıklarından daha başladığında söndürülebilecek yangının bu denli büyük bir alana yayılmasına neden olduklarını, müvekkillerinin taksir oranında dahi kusurunun bulunmadığını, tanıklar beyanlarında meydana gelen zararda davacı idarenin payının büyük olduğunu ifade ettiklerini, davalılar lehine hesaplanan vekalet ücretinin mevcut tarifeye uygun olmadığını savunarak, kararın bozulmasını istemiştir. 3.Katılma yoluyla davalı ... vekili; müvekkili yönünden davanın reddine karar verildiği halde maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, orman yangını nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, bilirkişi raporuyla yangının başlangıç noktasının 1069 parsel olarak belirlendiği, davalı ...'in ise 1070 parsel sayılı taşınmazı icar suretiyle ektiğinin anlaşılması karşısında davalı ...'in sorumluluğunun bulunmamasına, davalılardan ..., ... ve ...'in sorumluluğunun bulunmasına, müterafik kusur ve hakkaniyet indirimin yerinde olmasına, denetime elverişli bilirkişi raporuna göre yangının iki evre olarak kabul edilmesine göre, davalılar ... ve ... vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Raporu hükme esas alınan bilirkişi tarafından; helikopter gideri olarak davacı kuruma ödenmesi gereken tazminat miktarı, garanti edilen uçuş süresinde kaldığı gerekçesiyle helikopter gideri hesaplanmamış, uçak giderine ilişkin ise, yangında uçuş saati ücreti karşılığı bulunan tutardan uçtuğu günlerle ilgili alanda beklemesi halinde ödenecek ücret düşüldükten sonra bulunan miktar masraf olarak hesaplandığı belirtilerek, davacı idarenin yangın olmasaydı ödemeyecekken, bu yangındaki uçuş saatlerinden dolayı fazladan ödediği giderler hesaplanmıştır. Oysa ki davacı idare tarafından yapılan sözleşmenin orman yangınlarını söndürme amacıyla helikopterlerin ve uçakların her an hazır durumda olmaları ve yangına bir an önce müdahalede bulunmaları amacıyla başkalarına kiralanması veya kullandırılmasının önüne geçilmesi için ticari hayatın gereği olarak belirli bir süre kullanım garantisi verilerek imzalandığı gözetildiğinde, zararın sadece fazla uçuş süresi ile kısıtlanması doğru görülmemiştir. Zira bu sözleşmenin amacının yangının zamanında söndürülerek kamu zararının ve davalının tazminata yükümlü bulunduğu tutarın artmasının önlenmesi olduğu nazara alındığında, garanti süresi için ödenen miktarın kamu zararı olarak görülmemesi kendi içerisinde çelişki yaratmakta olup garanti edilen uçuş saati ile ilgili bedelin tazminat tutarından indirilmesi yerinde değildir (HGK'nın 05.04.2025 tarihli ve 2022/3-722 E. 2023/294 K. sayılı ilamı da aynı yöndedir). Hal böyle olunca Bölge Adliye Mahkemesince; önceki bilirkişi dışında seçilecek orman mühendisi bilirkişisinden, yangın nedeniyle oluşan zarar miktarına, yangın söndürme amacıyla kullanılan helikopterin toplam uçuş süresi ile uçağa ilişkin tüm giderlerin de dahil edilerek tereddüde yer vermeyecek şekilde, ayrıntılı, açıklayıcı, hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine uygun, tarafların itirazlarını karşılayacak şekilde rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 3.Bozma nedenine göre, taraf vekillerinin vekalet ücretine ve yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371/1 maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, 3.Bozma nedenine göre, temyiz eden taraf vekillerinin vekalet ücretine ve yargılama giderine ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 35fabec3738b59c1 c2424a89284ecd5c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı