Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/886 E., 2025/4745 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/886 E., 2025/4745 K. (09.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/886
Karar No
2025/4745
Karar Tarihi
09.10.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2025/886 E. , 2025/4745 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1972 E., 2024/2380 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/196 E., 2024/158 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle: kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili, müvekkili küçük ..'in gözünde glokom bulunduğunu, net görmediğini, 28.04.2016 tarihinde davalıya ait hastanede ameliyat edildiğini, ameliyattan 54 gün sonraki kontrolde hastanın gözünde enfeksiyon olduğu, küçük bir müdahale gerektiğinin söylendiğini, hastaya iki kez iğne yapıldığını, yapılan müdahaleler konusunda kendilerine bilgilendirme yapılmadığını ve risklerin anlatılmadığını, ..1 ay hastanede yattığını, ameliyattan önce kısmen görüyor ve yardımsız yolunu seçerek yürüyebiliyorken ameliyattan sonra tamamen göremez olduğunu, doktorların kaçamak davranışları nedeniyle müvekkillerinin bu sefer .. .. Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Bölümüne başvurduğunu, burada müvekkillerine küçüğe nakledilen korneanın enfeksiyonlu olduğunun, enfeksiyona müdahale sırasında hastanın gözlerine yapılan iğneler ile diğer müdahalelerin gözlerdeki sıvıyı tamamen yok ederek gözlerini kuruttuğunu ve küçüğün gözlerini tamamen kaybettiğinin söylendiğini, doktorun hastaya yapılacak müdahalelerin risklerini çok iyi hesap etmesi, sağlıklı bir donörden nakil yapılması ve enfeksiyon taşıyıp taşımadığının incelenmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik müvekkili .. için 1000,00 TL maddi 200.000,00 TL manevi tazminatın .. ve ..’in her biri için 30.000,00 TL, diğer müvekkillerinin her biri için 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili, hastanın görmesinin ışık seviyesinde olduğunu, davacılara uygulanabilecek kornea nakli ve lens ekstraksiyonu sonrasında potansiyel görmenin en fazla 1-2 metreden parmak sayma düzeyinde olacağının bilgisinin verildiğini, davacı ...’in görmesinin zaten yok denecek kadar az olduğunu belirterek önerilen tedaviyi kabul ettiğini, ameliyat öncesinde her türlü komplikasyonun sözlü olarak kendilerine izah edildiğini ve hasta bilgilendirme ve izin formunun davacı ... tarafından imzalandığını, hastaya 28.04.2016 tarihinde başarılı bir şekilde keratoplasti ve intrakapsüler lens ektrasiyonu ameliyatının yapıldığını, 30.04.2016 tarihinde kontrolünün yapıldığnıı şifa ile taburcu edildiğini, ikinci kontrolünde de aynı bulguların tespit edildiğini,13.05.2016 tarihinde genel anestezi altında tansiyon yönünden tekrar değerlendirme yapıldığını ve göz içi basıncının ICare ile 18mm Hg olarak ölçüldüğünü,11.06.2016 tarihinde hastanın göz kapağında şişlik ve gözde kızarıklık olduğu şikayeti ile geldiğini, görme düzeyinin el hareketi seviyesinde, buftalmus saydam, greft nazalinde 5x4mm beyaz kremsi ülser, ön kamarada fibrin reaksiyonu, endoftalmi ön tanısı ile korneal kültür ve boyama için korneal ülserden sürüntü örneği alındığını ve retina departman hekimi tarafından genel anestezi altında vitreden kültür için örnek alınıp intravitreal vankosin enjeksiyonu yapıldığını, tedavi olarak fortifiye vankosin ve seftazidim hazırlandığını, yarım saat aralıklarla ve vigamox damla da saat başı tedavi olarak başlandığını, yapılan kültürde streptokukus pnömoni türediğini ve yapılan tedaviye duyarlı bulunduğunu, tedavisinin 12 gün süreyle yoğun bir şekilde devam ettiğini, ancak ameliyattan 2 ay sonra gözde grefte gelişen ülsere bağlı endoftalmi sonucu greft yetmezliği ve ışık hissi kaybı geliştiğini, medikal tedavi sonrası ülser ve endoftalmiye cevap alındığını ülserin iyileştiğini ve korneanın epitelize olduğunu ve hastanın da talebi üzerine şifa ile taburcu olduğunu, 29.06.2017 tarihinde davacı ...’ın tedaviyi yürüten hekimi arayarak hastanın baş dönmesi ve ateş şikayeti olduğunu söylediğini, uçakla yolculuk hayati tehlike yarattığından hastanın .. Üniversitesinde görev yapan Dr .. ..’a yönlendirildiğini, hastanın daha sonra .. EAH’ne başvurduğunun öğrenildiğini, hastanın müvekkilinin sağlık kuruluşuna 19.07.2016 tarihinde tekrar başvurduğunu ve 3 gün yatırılarak takip edildiğini, kontrolde görme ışık negatif bulunduğunu gözde greft yetmezliği ve hipotoni saptandığını, 20.03.2017 tarihli başvurularında da aynı bulguların tespi edildiğini, göze nakledilen korneanın enfeksiyonlu olduğu iddiasının doğru olmadığını, nitekim göz bankalarında vericiden alınan korneaların içinde antibiyotik olan ve enfeksiyon geliştiğinde renk değiştiren özel doku saklama solüsyonlarında muhafaza edildiğini ve steril şartlarda naklin yapıldığını, ayrıca hastanın ameliyat sonrası kontrol muayenelerinde enfeksiyon tespit edilmediğini, hastanın gözüne yapılan iğnelerin gözü kuruttuğu iddiasının da gerçek dışı olduğunu, hastada uzun dönemde oluşan komplikasyon sonrası derhal teşhis yapılarak hasta yatırılarak yoğun bir şekilde tedavi edildiğini, göz içine antibiyotik enjekte edildiğini ve hastadan kültür alındığını, uygulanan tedavinin oluşan komplikasyon için temel tedavi parametresi olup tüm işlemlerin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı ... ’in 2006 yılında bilateral konjenital katarakt nedeniyle opere edildiği, ameliyat sonrası glokom oluştuğu, 2009 yılında spontan perforasyon geliştiği ve .. Üniversitesi Tıp Fakültesinde tedavi gördüğü, davacı ...’e, 28/04/2016 tarihinde .. .. Göz Hastanesinde ihbar olunan Dr. .. tarafından kornea nakli yapıldığı, nakilden 1.5 ay sonra enfeksiyon geliştiği, endoftalmi nedeniyle sistemik ve intravitreal antibiyotik tedavisi gördüğü, davacı tarafça nakilde kullanılan korneanın enfekte olduğu ve yapılan intravitreal enjeksiyonlar nedeniyle sağ gözdeki görme hissinin tamamen kaybolduğunun iddia edildiği, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda enfeksiyonun ameliyattan yaklaşık 1.5 ay sonra başlamasının ortaya çıkan göz iltihabının takılan kornea kaynaklı olmadığını göstermekte olduğuna ve yapılan tedavide hastane ve doktora atfedilecek kusur saptanmadığına işaret edildiği, yine hükme esas alınan ATK raporunda ise bu tür hastaların ameliyatlarından sonra komplikasyon görülme oranının yüksek olduğuna, 28.04.2016 tarihli ameliyatından sonraki ilk günlerdeki kontrollerinde herhangi bir enfeksiyon bulgusu izlenmediğine, ameliyattan 1 ay sonra ortaya çıkan enfeksiyonun hasta hijyeni kaynaklı olabildiği veya opere gözlerde komplikasyon olarak görülebildiğine, dosya kapsamındaki belgelerden enfeksiyon gelişmesi sonrası ameliyatı yapan doktor ile iletişim kurulduğunun ve küçüğün enfeksiyon tedavisi için yönlendirildiğinin anlaşıldığına, bu tür ameliyatlardan sonra görme kaybı gelişebileceğinin tıbben bilindiğine, yapılan işlemlerde herhangi bir kusur bulunmadığına, hekimin uygulamalarına tıbbi hata atfedilemeyeceğine işaret edildiği, bu haliyle dava konusu tıbbi uygulamada davalı hastanenin ve ihbar olunan Dr. ...’nun kusurunun bulunmadığı, dava konusu olayda uygulanan tedavi esnasında nadir de olsa görülebilecek olumsuz sonuçlara dair hastanın velisinin aydınlatılıp uyarıldığı, hasta velisinin bu hususta rızasının alındığına dair aydınlatılmış onam (bilgilendirilmiş rıza) formun dosyada mübrez olduğu ve bu konuda bir ihmalin bulunmadığı, her ne kadar davacı tarafça Sağlık Bakanlığı tarafından davalı hastane ve ihbar olunan Dr. .. hakkında soruşturma açıldığı ve bu durumun dava konusu tıbbi uygulamanın kusurlu olduğuna delil teşkil ettiği ileri sürülmüş ise de, konuyla ilgili evrakların celp edilip tetkikinden Başmüfettiş incelemesinin yurt dışından gelen hastalara kullanılmak üzere temin tedilen korneaların kornea bekleme listesinde kayıtlı olmayan T.C. vatandaşı hastalarda kullanılıp kullanılmadığına ve söz konusu korneaların yurt dışından gelen hastalarda kullanılmama gerekçelerinin Bakanlığına bildirilip bildirilmediğine ilişkin olduğu, söz konusu idari incelemenin işbu davaya konu hatalı/kusurlu tıbbi uygulama iddiasına ilişkin kusur değerlendirmesine herhangi bir etkisinin bulunmadığı, sonuç olarak toplanan delillerden davacı ...’ın tedavisinin tıp bilimin kabul görmüş ilke, kurallarına uygun olduğu, bu nedenle davalı hastaneye kusur atfedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla somut olayda meydana gelen neticede dava dışı doktorun davalı idarenin kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, karar davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili, ameliyat sonrası gerekli hassasiyetin ve hijyen ortamın sağlanmaması ya da doğrudan tıbbi müdahale şeklinden kaynaklı oluşan enfeksiyonun ameliyattaki başarıyı da gerilettiğini ve göz kaybının hastane koşullarından kaynaklı olduğunu, bilirkişilerin doktoru veya hastaneyi koruyacak şekilde rapor düzenlediğini, davalının özür mahiyetindeki tekliflerinin olmasına rağmen davalıya hiç kusur verilmediğini, davalının riski öngörmüşse müvekkillerini bu konuda bilgilendirmemesi görmemişse bilgisizlik nedeniyle kusurlu olduğunu, dosyada yeterince araştırma ve inceleme yapılmadığını, Göz Bankası ve Kornea Nakli Merkezleri Yönergesi'nin 25/2 maddesinin ihlal edilip edilmediği tespit edilmeden, müvekkilinin davalı hastaneye ödediği toplam 62.958,00 TL'nin ilave ücret olup olmadığı ve hastanenin ilgili yönetmelik hükümlerini ihlal edip etmediği belirlenmeden karar verildiğini, yapılan işlemlerin hasta ve yakınlarını tam olarak tatmin edememesi ve bu işlemler nedeniyle ömür boyu kuşku duyacak olmaları nedeniyle maddi tazminat reddedilse bile manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekilin özen borcundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan karardaki gerekçeye, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporlarında enfeksiyon nedeniyle görme kaybının davacı ..'e yapılan keratoplasti ve intrakapsüler lens ektrasiyonu ameliyatının komplikasyonlarından biri olduğu, ameliyattan 1,5 ay sonra gelişen enfeksiyonun hasta hijyeninden kaynaklanmış olabileceği, enfeksiyon gelişiminden sonra yapılan işlemlerin tıp kurallarına uygun olduğu, enfeksiyonun nakledilen korneadan kaynaklanmadığı bu nedenle doktora ve hastaneye atfedilecek kusur bulunmadığı yönünde tespitte bulunulmuş olmasına göre davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adiye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! be59c225b71a019d 9c89c7c9a2230706

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı