Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/704 E., 2025/4262 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/704 E., 2025/4262 K. (23.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/704
Karar No
2025/4262
Karar Tarihi
23.09.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2025/704 E. , 2025/4262 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/624 E., 2024/2033 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinin yapılan ihale sonrasında davalı Kurum adına kayıtlı dava konusu taşınmazı, butik otel olarak işletmek üzere restorasyon veya onarım karşılığı 11.01.2013 tarihli ve otuz yıl süreli sözleşme ile kiraladığını, ihale şartnamesindeki tüm edimlerin yerine getirildiğini, ancak butik otel kullanım amaçlı olarak hazırlanmış olan projelerin, proje alanının imar durumunun "Kamu Kurum Alanı" olması nedeniyle onaylanmadığını, yapılan başvuruların ise sonuçsuz bırakıldığını, ancak mevcut yazışmalar neticesinde davalının zımnen sorumluluğu kabul ettiğini kira ödemelerini durdurmak suretiyle sözleşmeyi askıya aldığını, buna rağmen kira bedelinin enflasyon oranında arttırılmasının haksız olduğunu ileri sürerek; sözleşmenin haklı sebeple feshine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL kâr mahrumiyeti ve 13.000,00 TL alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 270.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun iadesine karar kararı verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; imzalanan sözleşme ile gerekmesi halinde imar ile ilgili tüm iş ve işlemlerin kamu kurum ve kuruluşları nezdinde takibi ve sonuçlandırılmasının yüklenicinin sorumluluğunda olduğunun kararlaştırıldığını, yine sözleşme ile imza sonrası idareden ve yükleniciden kaynaklanmayan herhangi bir nedenle inşaat yapım süresi içinde işin ifasının mümkün gözükmemesi durumunda inşaat ruhsatı alınmadan önce tarafların karşılıklı olarak anlaşmak suretiyle sözleşmeyi feshedebileceklerinin, bu durumda İdarenin yükleniciye bu iş için alınmış olan tüm teminatları iade edeceğinin, yüklenicinin idareden başkaca hiç bir hak talep edemeyeceğinin düzenlendiğini, davacıların fesih isteminde bulunmasının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.12.2019 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulüne, 11.01.2013 tarihli sözleşmenin feshine, davacı tarafça davalıya verilmiş olan ... Bankası ... Şubesine ait 11.01.2013 tarihli ve 302100004 46... .000,00 TL tutarlı teminat mektubunun karar kesinleştiğinde davacılara iadesine, davacı tarafça gerçekleştirilen masraflara karşılık olmak üzere talebiyle bağlı kalınarak 13.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, kâr mahrumiyetine ilişkin talebin ise reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 08.04.2021 tarihli kararıyla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 28.12.2021 tarihli ilamla; davacılar tarafından verilen 14.01.2014 tarihli dilekçede sözleşmenin feshinden bahsedilmediği gibi, 10.12.2014 tarihli dilekçelerde imara ilişkin değişikliğin sağlanması, aksi halde sözleşmenin feshedileceği hususunda davalı kiraya verene süre verilmediği, kaldı ki; davalı İdare tarafından ilgili imar değişikliğine ilişkin başvuruda bulunulduğu ve kira sözleşmesinde davacıların talebi şeklinde değişiklik yapılmaması hususunun kira sözleşmenin haklı olarak feshine yol açmayacağı nazara alınmaksızın ve tahliyenin varlığı halinde tahliye tarihine göre kira iadesi ile teminat mektubundan kesinti yapılması gerekip gerekmediği hususları değerlendirilmeksizin verilen kararın doğru olmadığından bahisle, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında imzalanan ihale şartnamesinin (31.) maddesi uyarınca taraflardan birinin olumsuz bir eylemle bu sözleşme hükümlerini ihlal etmesi durumunda karşı tarafa bildirimli fesih hakkı doğacağı ve bu fesih bildirim süresinin 31 gün olduğu kararlaştırılmış olmakla, davacılar tarafından verilen 14.01.2014 tarihli dilekçede sözleşmenin feshinden bahsedilmediği gibi, 10.12.2014 tarihli dilekçelerde imara ilişkin değişikliğin sağlanması aksi halde sözleşmenin feshedileceği hususunda davalı kiraya verene sözleşmede belirlenen 31 günlük sürenin verilmediği, alınan bilirkişi raporu göz önünde bulundurularak teminat mektubundan kesinti yapılmasına gerek bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; yapılan tüm hazırlıklara rağmen kamu kurum alanı imarlı dava konusu yerin konaklama ve turistik tesis alanı olarak revizyonu yapılmayarak mağduriyet oluşturulduğunu, davalı tarafça kiralananın imar durumunun butik otel olamayacağının bilinmesine rağmen tüm süreçte yapılan masraflara ses çıkarılmadığını, sözleşmenin eser sözleşmesi olduğunu, görevsiz mahkemede davanın görüldüğünü, Mahkemece bozma ilamının yanlış yorumlandığını, yapılan yer tesliminin proje hazırlanmasına yönelik olduğunu, ticari kullanıma, iskana, sözleşme konusu faaliyete ilişkin herhangi bir teslim yapılmadığını, müvekkilinin sözleşme konusu edimlerini yerine getirdiğini, davalının ise kiralananı imara uygun hale getirmemesi nedeniyle teslim borcunu ifa etmediğini, ve bu nedenle sözleşme baştan itibaren hükümsüz olduğundan feshi ihbarın söz konusu olmayacağını, yine İdare Hukuku kapsamında davalıya yeterli süre tanındığını, davalının basiretli davranmakla yükümlü bulunduğunu, aleyhe vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının da adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kira sözleşmesinin haklı sebeplerle feshi ile kesin teminat mektubunun iadesi, kâr mahrumiyeti nedeniyle maddi tazminat ve alacak istemlerine ilişkindir. Temyiz edilen kararın uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak yeni ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, davalı tarafça hazırlanan ihaleye katılarak sözleşme imzalamaya hak kazanan davacıların, sözleşme ve eki niteliğindeki ihale şartnamesini kabul etmiş olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 301 ve devamı maddeleri ile taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri karşısında, davacılar tarafından sözleşmenin haklı olarak feshedildiği hususunun ispatlanamadığı, teminat iadesi talebi yönünden ise dava tarihi itibariyle değerlendirme yapılarak karar verildiği ve bu tarih itibariyle dava konusu taşınmazın davacılar tarafından henüz tahliye edilmediği anlaşılmakla, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 5de8b8a94647af9f 33398820fcb667e6

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı