3. Hukuk Dairesi 2024/3722 E. , 2025/4252 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1949 E., 2024/1197 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/258 E., 2022/509 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşmasız, davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacılar vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili; uzun yıllar boyunca müvekkillerinin davalı avukattan avukatlık hizmeti aldıklarını, bu kapsamda danışmanlık sözleşmesi imzaladıklarını, bu sözleşmelerin gereğinin yerine getirilemediğini, İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2016/6802 E., 2009/28201 E. ve 2009/28202 E. numaralı icra dosyalarıyla müvekkilleri aleyhine icra takipleri başlatıldığını, icra dosya borcunu davalıya ödediklerini, bu kapsamda vermiş oldukları çeklerin davalı tarafından tahsil edildiğini, ancak icra dosyalarına bildirilmediğini, ödemelerin bildirilmemesi sebebiyle müvekkillerinin hesaplarına haciz konulduğunu belirterek, icra dosyalarından dolayı borçlu bulunmadıklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; dava dilekçesinin açık ve net olmadığını, davanın istirdat davası olarak belirtildiğini, ancak buna ilişkin hiçbir beyan ve açıklamanın bulunmadığını, icra dosyalarına hiçbir ödeme yapılmadığını, harici ödeme iddiaları var ise ispat etmeleri gerektiğini, haricen ödeme yapan borçlunun tahsil harcını icra dosyasına ödemekle mükellef olduğunu, bu durumda borçlunun önce icra dosyasına beyanda bulunması gerektiğini, davacıların bugüne kadar müvekkiline herhangi bir ihtar ya da bildirimde bulunmadıklarını, icra dosyalarında da herhangi bir taleplerinin olmadığını, dava dilekçesinin hiçbir yerinde dosya borçlarını aşan fazladan bir ödeme yapıldığının da yazılmadığını, bu aşamadan sonra davanın genişletilmesine de muvafakat etmediklerini, icra dosyalarının halen derdest olduğunu, davacılardan yüklü miktarda alacaklarının bulunduğunu, davacılar ile arasında davaya konu icra dosyalarından doğan alacaklar dışında başkaca hukuki ilişkiler nedeniyle sözleşmeler yapıldığını, söz konusu sözleşmeler nedeniyle de davacılardan alacaklı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında 08.03.2007 tarihli Avukatlık Ücret Protokolünün düzenlendiği, ücret vs. hususların sözleşme ile belirlendiği, fakat daha sonra yapılan ve taraflar arasında takip dosyalarına konu borç miktarını belirleyen protokolün son protokol olan 03.03.2016 tarihli protokol olduğu, bu protokol kapsamında 765.060,00 TL'lik ödemenin çek vasıtası ile davalı tarafa yapıldığı, İst. 6. İcra Müdürlüğünün 2009/28203 E. sayılı dosyası ile İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2009/28201-2009/28202 E. sayılı dosyalarına konu toplam alacak tutarının 765.000,00 TL olduğu, yapılan ödemenin takip dosyalarına konu borç miktarlarını karşıladığı, 03.03.2016 tarihli Protokol ile açıkça icra takiplerine konu borçların yenilendiği anlaşıldığından davalı tarafın bu yöndeki savunmalarına itibar edilmediği, ödemenin mutlak suretle üçüncü kişiler tarafından gerçekleştirilmesinin zorunlu olmadığı, borcun ifa edilmesi gerekli ve yeterli olduğundan davacı tarafça gerçekleştirilen ödemenin (ifanın) geçerli olarak kabul edildiği, teslim tutanağı ile davalı tarafa teslim edilen ve tahsil edildiği anlaşılan çeklerin ise davalı tarafça başka bir hukuki ilişkiden ya da başka bir alacaktan kaynaklı ödeme vasıtaları olduğu ispat edilemediğinden, çek vasıtası ile yapılan ödemelerin takip dosyaları için yapıldığı sonucuna varıldığı, her ne kadar İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2016/6802 E. (eski 2009/28203 E.) sayılı dosyasında davacıların takip borçlusu olarak yer almadıkları görülse de 03.03.2016 tarihli protokole bu takip dosyasının da konu edildiği ve ödeme halinde davacı tarafın bu dosya yönünden de borçlu olmayacağının anlaşıldığı, tahsil harçları yönünden ileri sürülen talebin İcra Müdürlüğünce değerlendirilmesi, bu hususta çıkacak uyuşmazlıkların ise şikayet yolu ile icra mahkemesi nezdinde ileri sürülmesi gerektiği, takip dosyalarından İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2016/6802 E. (eski 2009/28203 E.) sayılı dosyada davacıların borçlu sıfatının bulunmaması, diğer iki takip dosyasında ise dava dışı şirketlerin de takip borçlusu olarak yer almaları nedeniyle hüküm kurulurken bu hususa dikkat edilerek menfi tespit isteminin kabulü ile, davacıların İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2009/28201 E., 2009/28202 E. ve 2016/6802 E. (eski 2009/28203) E. sayılı dosyaları yönünden davalı tarafa borçlu olmadıklarının tespitine, tahsil harçlarından davalının sorumlu tutulmasına ilişkin talepleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına, hacizlerin kaldırılmasına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2016/6802 E. (Eski 200928203 E.) sayılı icra dosyasında borçluların ... Tic. ve San. Ltd. Şti., ... İnş. Yay. Ltd. Şti., ... Rek. ve Prod. Hiz. Tic. ve San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, dosya davacılarının bu dosyada taraf olmadığı dikkate alındığında, davacılar aleyhine bu dosyada başlatılan herhangi bir icra takibi bulunmadığından davacıların menfi tespit davası açmalarında hukuki yarar bulunmadığı, dava dilekçesinde davacının istirdat talebinde bulunduğu, taleplerinin ise mahiyeti itibari ile öncelikle menfi tespit istemini içerdiği, dosyaya sunulan kayıt ve belgeler, sözleşme örnekleri, çek ödeme kayıtları ve diğer tüm delillere göre davacıların İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2009/28201 E. ve 2009/28202 E. sayılı icra dosyalarında takibe konu olan borçlarını ödemiş oldukları, bu hususların yapılan 2 ayrı protokol ile açıklığa kavuşturulduğu, bu dosyalarda davacılardan toplam 295.000,00 TL tahsil edilmiş olduğu, davacıların başkaca borçlarının kalmadığı, icra dosyalarında tahsil harçlarında davalının sorumlu tutulması yönünde talepte bulunulmuş ise de bu yöndeki talebin ancak icra mahkemesi tarafından şikayet yolu ile değerlendirilmesinin mümkün olduğu, bu gerekçeler ile, iddia, savunma ve dosya kapsamı ile istinaf nedenleri hep birlikte değerlendirildiğinde, davalının istinaf taleplerinin kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davacıların İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün E. 2016/6802 E. (Eski 2009/28203 E.) sayılı dosyası için açtıkları menfi tespit davasında borçlu sıfatları bulunmadığından husumete ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine, davacıların İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2009/28201 E. ve 2009/28202 E. sayılı icra dosyaları için açtıkları menfi tespit davasının kabulü ile her iki icra dosyasında da davacıların ödemeleri nedeni ile davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davacıların İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2009/28201 E. ve 2009/28202 E. sayılı dosyaların konu tahsil harçlarından davalının sorumlu tutulmasına ilişkin talepleri yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili; İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2016/6802 E. (Eski 2009/28203 E.) sayılı dosyası için müvekkillerin borçlu sıfatının olmadığı tespitinin hukuka aykırı olduğunu, borcun üstlenildiğini, hakkın kötüye kullanılması yasağı uyarınca davalının hukuka aykırı tutumlarının bir an evvel son bulması gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı vekili, davanın doğrudan istirdat davası olarak açıldığını, davasını ıslah eden tarafın yeni bir dava dilekçesi vermek zorunda olduğunu, hiç ıslah yapılmamış gibi değerlendirilmesi gerektiğini, ıslahla talep sonucunun daraltılmasının davadan feragat sonucunu doğuracağını, dava bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığından usulden reddi gerektiğini, ıslah geçerli olarak kabul edilse dahi, borçlunun, borç ödendikten sonra menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı, istinafta ileri sürülen itirazların değerlendirilmediğini, dosyada mübrez 06.11.2018 tarihli hesap raporlarına göre, müvekkilin dava tarihi itibariyle alacaklı olduğu tutarın toplamda 1.615.141,14TL olduğu, ancak, İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2009/28201 E. ve 2009/28202 E. sayılı icra dosyasına konu asıl alacak, yabancı para alacağı olduğundan, tahsil tarihindeki kur ve faiz hesabına bağlı olarak alacak miktarının değişkenlik göstereceğini, 21.05.2014 tarihli Protokolde, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/70 E., 2013/249 K. sayılı dosyasının temyiz ve dava sürecinin müvekkil tarafından takip edilmesi karşılığında, İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2009/28201 E., 2009/28202 E. ve 2009/28203 E. sayılı icra dosyalarına konu avukatlık ücretlerinden ayrı ve bağımsız olarak avukatlık ücreti ödenmesi ve Protokol hükümlerine aykırılık halinde 300.000,00 USD tutarında cezai şart bedeli ödenmesinin kararlaştırıldığını, taraflar arasında 03.03.2016 tarihli iki adet alacağın temliki konulu sözleşmesi imzalandığını, bu durumun taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin davaya konu icra dosyalarından ibaret olmadığını, davacıların taraflar arasındaki icra dosyalarından bağımsız sözleşme/protokoller nedeniyle de borçlu olduğunu usulüne uygun şekilde ispatladığını, ancak ödeme nedeniyle borcun sona erdiğini iddia eden davacıların taraf oldukları icra dosyalarına mahsuben ödeme yaptıklarını usulünce ispatlayamadıklarını, İlk Derece Mahkemesince borcun yenilenmesi olarak kabul edilen 03.03.2016 tarihli sözleşmenin alacağın temliki sözleşmesi olup, takip alacakları ile 250.000,00 TL+ KDV tutarındaki hukuki danışmanlık hizmet bedeli borçlarının, birbirinden ayrı ve bağımsız borçlar olduğunun açıkça hüküm altına alındığı, takip konusu alacaklardan kısmen veya tamamen feragat edildiğine dair bir ibareye yer verilmediğini, 03.03.2016 tarihli protokollerin icra takiplerine konu borcu sona erdirmeye veya yenilemeye yönelik olmayıp davacılar bakımından ek borç ve yükümlülükler getirdiğini, davacılardan ...'nın yenileme sözleşmesi olarak kabul edilen 03.03.2016 tarihli sözleşmelerde taraf dahi olmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet ücret alacağına dayanan icra takip dosyalarına vaki menfi tespit istemine ilişkindir. 1. Taraflar arasında akdedilen 20.05.2004 tarihli avukatlık sözleşmesine göre, ... Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti.nin davalı ...'nun avukat ve davacılar ... ve ...'nın ise müşterek borçlu müteselsil kefil oldukları sözleşme konusunun ... Tic. A.Ş. aleyhine açılacak alacak ve tazminat davası olduğu, ücretin dava değerinin %15+KDV olarak kararlaştırıldığı, 5.000,00 USD peşin ödeme yapılacağı, kısmi kabul halinde dahi tam ücretin ödeneceği masrafların müvekkile ait olduğu kararlaştırılmıştır. 2. 08.03.2007 tarihli Avukatlık Ücret Protokolüne göre ise; Protokol tarihinden itibaren 3 ay içinde 100.000,00 USD ödeneceği, üç ayı takip eden üç ay içinde ücretin ödenmemesi halinde İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2005/34 E. sayılı dosyanın karar tarihinde 150.000 USD ödeneceği, bu ücrete ayrıca KDV ve stopaj ekleneceği, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2005/34 E. sayılı dosyasının vekalet ücretinin ayrıca ödeneceği, avukata 100.000 USD senet verildiği, borçlunun ... ve Prod. Hizm. Tic. ve San. Ltd. Şti., kefillerin ise ... ve ... olduğu görülmüştür. 3. Yine taraflar arasında imzalanan 21.05.2014 tarihli sözleşmenin incelenmesinde; dava dışı ... Ltd. Şti. ile Avukat ... arasında imzalandığı, ...'nın kefil olduğu, sözleşmenin 3. paragrafında "...müvekkil ve borçlular işbu Protokolden bağımsız olarak ve işbu protokole konu işe ait avukatlık ücretinden ayrı olarak ....İstanbul 6. İcra Müdürlüğü’nün 2009/28201 E., 2009/28202 E., 2009/28203 E. sayılı dosyalarının borçlarını tüm ferileri ile birlikte fiili ödeme tarihine kadar işlemiş ve işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen ödemeyi kabul ve taahhüt etmektedir...." şeklinde belirtildiğinden borcun davacı ... ... tarafından üstlenildiği anlaşılmıştır. 4. Dava dosyasında bulunan ve en son imzalandığı görülen 03.03.2016 tarihli Sözleşmede, dava dışı ... Ltd. Şti. ile davacı ... ...'nın ... Reklam Pazarlama A.Ş. adlı şirketten doğmuş ve doğacak tüm hak ve alacaklarının 1/2'sinin tüm fer'ileri ve teminatları ile birlikte alacaklı ...'na devri ile, 2.1. maddesinde borçluların İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2009/28201 E., 2009/28202 E. ve 2009/28203 E. sayılı dosyaları kapsamındaki takip alacakları ile ...'ya sunulan net 250.000 TL+ KDV tutarındaki hukuki danışmanlık hizmet bedelinden müteselsilen ve müştereken sorumlu oldukları hüküm altına alınmıştır. Ayrıca davalı avukatın işbu davaya konu icra dosyalarında işlem yapmaya devam etmekte muhtar olacağı da kararlaştırılmıştır. 5. Taraflar arasındaki uyuşmazlık vekalet sözleşmesinin içeriği veya icra takibine konu edilen alacak miktarı olmayıp, davalıya haricen ödeme yapıldığı halde icra dosyalarına bildirilmediğinden bahisle borçlu olunup olunmadığına ilişkin yapılacak tespittir. 6. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki dava dilekçesinde davacı yan talebini istirdat olarak belirtmişse de dava dilekçesinin incelenmesinde davacının fazla ödeme iddiasının bulunmadığı, mahiyeti itibari ile öncelikle menfi tespit talep edildiği anlaşılmakla, davacının menfi tespit talebinde bulunduğu ıslah dilekçesinin geçerli olarak kabul edilmesi gerekmiştir. 7. Dava konusu icra takiplerinden İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2009/28201 E. sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... Ltd. Şti., ..., ..., ... Ltd. Şti. olduğu, takip dayanağının 08.09.20 07... .000,00 USD bedelli bono olduğu, 100.000 USD asıl alacak, 19.614,93 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 119.614,93 USD üzerinden takip başlatıldığı, İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2009/28202 E. sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... Ltd. Şti., ..., ..., ... Rek. ve Prod. Hiz. Tic. ve San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, borcun ödenmemesinden kaynaklı cezai şart istemine ilişkin 50.000,00 USD asıl alacak, 27.000,00 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 77.000,00 USD üzerinden takip başlatıldığı, İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2016/6802 E. (Eski Esas:2009/28203) sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... Ltd. Şti. ... İnş. Yay. Ltd. Şti., ... Ltd. Şti. olduğu, takip dayanağının İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2005/34 E. sayılı itirazın iptali kararı olduğu, dosyada 132.320,74 TL %15 avukatlık ücreti, 26.815,30 TL icra vekalet ücreti, 22.809,00 TL mahkeme vekalet ücreti olmak üzere toplam 181.945,04 TL üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür. 8. Dava konusu icra dosyalarından 2009/28201 E. ile 2009/28202 E. sayılı dosyalarda davacılar borçlu olarak gözükmekte ise de, 2016/6802 E. (Eski Esas:2009/28203) sayılı dosyada davacılar borçlu ya da taraf olarak yer almadığı anlaşılmıştır. Yukarıda incelenen 21.05.2014 tarihli sözleşmede borcun davacı ... ... tarafından üstlenildiği, bu nedenle taraf sıfatına haiz olduğu; ancak diğer davacı ... 'ın ise ne icra takip dosyasında ne de ilgili sözleşmede taraf olarak yer almamasından dolayı aktif husumet ehliyeti bulunmadığı anlaşılmış olup, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2016/6802 (Eski Esas:2009/28203) E. sayılı dosyası için açtıkları menfi tespit davasında davacıların borçlu sıfatları bulunmadığından husumete ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine" şeklinde karar verilmiş olması, davacı ... ...'nın aktif husumet ehliyeti bulunması nedeniyle, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. 9. Davacı tarafından icra takip dosyalarında harici ödemeler yapıldığı iddia edilmişse de davalı yan yapılan ödemelerin aralarında bulunan başkaca ihtilaflara ilişkin olarak yapıldığını savunmuştur. Tarafların arasında vekalet ilişkisi bulunduğundan bundan böyle yapılan ödemenin başka bir borca ilişkin olduğunu ispat yükü artık davalıdadır. Davacı tarafça gerçekleştirilen ödemenin (ifanın) geçerli olarak kabul edilmesi zorunludur. Ne var ki, teslim tutanağı ile davalı tarafa teslim edilen ve tahsil edildiği anlaşılan çeklerin, davalı tarafça başka bir hukuki ilişkiden ya da başka bir alacaktan kaynaklı ödeme vasıtaları olduğu ispat edilemediğinden, çek vasıtası ile yapılan ödemelerin takip dosyaları için yapıldığı sonucuna varılması doğru görülmüştür. 10. 03.05.2016 tarihli teslim tutanağına göre her biri 60.000,00 TL toplam 480.000,00 TL bedelli 8 adet çek 03.05.2016 tarihinde ... 'dan ...'na teslim edilmiş, yine bu 480.000,00 TL bedelin 470.000,00 TL kısmının İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2009/28203 E. sayılı dosyasındaki alacağa mahsup edileceği yazılı olduğundan ödemelerin değerlendirilmesinde bu hususun dikkate alınması gerekmektedir. 11. 21.05.2014 tarihli Protokolde, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2013/70 E., 2013/249 K. sayılı dosyasının temyiz ve dava sürecinin davalı avukat tarafından takip edilmesi karşılığında, İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2009/28201 E., 2009/28202 E. ve 2009/28203 E. sayılı icra dosyalarına konu avukatlık ücretlerinden ayrı ve bağımsız olarak, avukatlık ücreti ödenmesi ve protokol hükümlerine aykırılık halinde 300.000,00 USD tutarında cezai şart bedeli ödenmesi kararlaştırılmıştır. 12. Bununla birlikte, taraflar arasında 03.03.2016 tarihli iki adet alacağın temliki ve borcun üstlenilmesi konulu sözleşmeler de imzalanmıştır. Buna göre Sözleşmenin 2.3. maddesi; "Borçlular, işbu Sözleşme ile ... adlı şirketten doğmuş ve doğacak alacaklarının 1/2'sinin, Sözleşme'nin 2.1. maddesinde belirtilen, net 250.000 TL+ KDV tutarındaki hukuki danışmanlık hizmet bedeli ile icra dosya borçlarının tüm fer'ileri ile birlikte borç son bulana kadar Alacaklı'ya ödeneceğini kabul ve beyan ettiklerini, ... beyan ve taahhüt ederler.", 2.4. maddesi; "Borçlular, ... adlı şirketten olan alacakların, takip alacakları ile 250.000 TL+ KDV tutarındaki toplam borcu tüm faiz ve masraflarıyla birlikte karşılamaması halinde kalan bakiye borçtan, müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını kabul beyan ve taahhüt ederler.", 2.5. maddesi; "Alacaklı'nın, İstanbul 6. İcra Müdürlüğü’nün 2009/28201 E., İstanbul 6. İcra Müdürlüğü’nün 2009/28202 E., İstanbul 6. İcra Müdürlüğü’nün 2009/28203 E. sayılı dosyalarına ilişkin icrai işlem yapma hakları saklıdır." şeklinde düzenlenmiştir. Mahkemece işbu sözleşmeler "borcun yenilenmesi" olarak kabul edilmişse de, protokolde takip alacakları ile 250.000,00 TL + KDV tutarındaki hukuki danışmanlık hizmet bedeli borçlarının, birbirinden ayrı ve bağımsız borçlar olduğu açıkça hüküm altına alınmıştır. Tarafların borcun yenilenmesi yönünde açık bir irade beyanı bulunmamaktadır. Bu nedenle, Mahkemece borcun yenilendiği hususunda yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. 13. Bozma nedenlerine göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesi uyarınca taraflar yararına BOZULMASINA, 2. Bozma nedenine göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a48e2db6a3183b72 96f0faffe9013e78