3. Hukuk Dairesi 2025/573 E. , 2025/3867 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/999 E., 2024/1699 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/129 E., 2024/248 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; medikal firması sahibi olan müvekkili hakkında davalı Kurum tarafından 47 adet reçetenin sahte olarak Kuruma fatura edildiği, ayrıca yönlendirme ve işbirliği yasağına aykırı hareket edildiği gerekçeleriyle cezai işlemler tesis edildiğini, davalı Kurum tarafından eksik inceleme ve araştırma neticesinde müvekkiline uygulanan cezai işlemlerin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kurum işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; kurum müfettişi tarafından düzenlenen rapor doğrultusunda davacı hakkında cezai işlem uygulandığını, sözleşmeye aykırı hareket ettiği tespit edilen davacıya uygulanan cezai işlemlerin yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; doktor, reçete sahibi ve yakını beyanları ile heyet bilirkişi raporuna göre, davaya konu 47 işlemde reçete edilen tıbbi malzemelerin Sağlık Uygulama Tebliği eki "Eksternal Alt ve Üst Ekstremite Gövde Protez ve Ortezleri (Ek-3/C-2)" listesinde belirlenen fiyatlar üzerinden davalı Kuruma fatura edildiği, dizlik, bileklik vb. tıbbi malzemele nedeniyle toplamda 16 işleme ait 1.873,80 TL fatura, 18.738,00 TL ceza tutarlı işleme konu malzeme için düzenlenen reçete ve raporların ilgililerin bilgileri dışında düzenlendiği, bu malzemeleri kullanmadıkları ya da kendi paralarıyla temin ettikleri, tekerlekli sandalye alan 4 hastaya ait 2.000,00 TL fatura, 20.000,00 TL ceza tutarlı işleme konu tekerlekli sandalye için ilgililerin rapor çıkartmadıkları, reçete düzenletmedikleri, tekerlekli sandalyenin kendileri tarafından satın alındığı, havalı yatak için düzenlenen 162,00 TL fatura, 1.620,00 TL ceza tutarlı işleme konu raporun ilgilisinin bilgisi dışında düzenlendiği, havalı yatağın kendileri tarafından satın alındığı, bu nedenle toplam 40.358,00 TL miktar yönünden davalı Kurum işlemenin yerinde olduğu, davaya konu işlemin 75.449,20 TL'lik kısmı yönünden ise medikal malzemelerin bizzat hekimlere tedavi olan hasta veya hasta yakınları tarafından satın alındığı ve kullanıldığı, davacı tarafından da bu reçetelere istinaden davalı Kuruma fatura düzenlendiği, bu miktar yönünden uygulanan cezai işlemin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, dava konusu 08.03.2021 tarihli ve E-37712295-108.99-21560518 sayılı, 11.03.2021 tarihli ve E-37712295-108.99-21855472 sayılı, 08.03.2021 tarihli ve E-37712295-108.99-21552144 sayılı yazıya konu bedellerin davacının Kurum nezdindeki alacaklarından mahsup edilmesine yönelik işleminin 75.449,20 TL'lik kısmının hukuka aykırı olduğunun tespitine, işlemlerin bu miktar yönünden iptaline, taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; müvekkilinin dava konusu faturalar yönünden yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve mevzuata uygun hareket ettiğini, reddedilen kısım yönünden kesilen cezaların hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; Kurum müfettişi tarafından düzenlenen rapor doğrultusunda davacı hakkında cezai işlem uygulandığını, bilirkişi heyetinin çelişkili tanık beyanlarına istinaden verilen cezaların kısmen iptali hususunda rapor düzenlediklerini, tanıkla ispat sınırı üzerinde bulunan işlemler yönünden tanık dinlenilmesine muvafakat etmediklerini, müvekkili Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından tesis edilen cezai işlem ve reçete bedelinin tahsiline ilişkin işlemlerin iptali istemine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunun denetime elverişli olmasına, İlk Derece Mahkemesince alınan tanık beyanları ile bir kısım reçeteler yönünden sözleşmenin (5.3.10.) maddesinin ihlal edildiğinin, bir kısım reçetelerin ise sözleşme hükümlerine uygun olarak fatura edildiğinin ve bu reçeteler yönünden davalı Kurum işleminin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre; davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. 2. Somut uyuşmazlıkta; davalı Kurum tarafından yapılan incelemede, davacının Kuruma fatura ettiği 47 adet reçetenin sahte olduğu, ayrıca yönlendirme ve işbirliği yasağına aykırı hareket edildiği gerekçesiyle davacı hakkında cezai işlemler tesis edildiği, davacı tarafından Kurum işleminin iptaline yönelik açılan davada, İlk Derece Mahkemesince bir kısım sahte reçeteler yönünden Ayaktan Tedavide Kullanılan Hazır Tıbbi Malzeme Sözleşmesinin (5.3.10.) maddesinin ihlal edildiği, bir kısım reçetelerde ise gerçeğe aykırı faturalandırma yapılmadığı ve bu faturalar yönünden Kurum işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne karar verildiği, ancak Ayaktan Tedavide Kullanılan Hazır Tıbbi Malzeme Sözleşmesinin (5.3.11.) maddesi uyarınca yönlendirme ve işbirliği yasağına aykırılık nedeniyle uygulanan ve davacı tarafından iptali istenen cezai işlem hakkında gerekçede herhangi bir açıklama yapılmadığı gibi talep hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla İlk Derece Mahkemesince; dava konusu yapılan 11.03.2021 tarihli yönlendirme ve işbirliği yasağının ihlali nedeniyle uygulanan cezai işlemin iptaline ilişkin talebin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı vekili tarafından temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.