3. Hukuk Dairesi 2025/2174 E. , 2025/3871 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2112 E., 2025/210 K. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekilleri ve fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinin mirasbırakanları ...'nun 28.05.2017 tarihinde, davalı şirketin gözetim ve denetimi altında bulunan elektrik kablosunun açıkta bırakılması sonucunda elektrik akımına kapıldığını ve hayatını yitirdiğini, davalı şirketin kesilmemiş elektrik hattına ait kabloları herkesin ulaşabileceği şekilde açıkta bıraktığını, olayla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/91297 soruşturma numarası ile soruşturma açıldığını, mirasbırakanın eğitiminden arta kalan zamanlarda Suriye'deki iç savaştan dolayı her şeyini bırakıp Türkiye'ye gelmiş olan ailesinin geçimine yardım ettiğini, davalı şirketin kusurlu olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacılardan baba ... için 5.000,00 TL maddi ve 400.000,00 TL manevi, anne ... için 5.000,00 TL maddi ve 400.000,00 TL manevi, kardeşler için 400.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 17.09.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat isteğini anne yönünden 203.228,09 TL’ye, baba yönünden 123.717,68 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; olayın meydana geldiği yerin gecekondu semti olduğunu, müvekkili şirketin işletmesinde bulunan son demir şebeke dağıtım direğinden sonraki ilk metruk müstakil evin dam direği ile çarpılmanın vuku bulduğu dam direği arasındaki müşteri hattının kimliği belirsiz kişiler tarafından kesildiğini, ucunun yere temas etmeden havada kaldığını ve bu yüzden açma yapmadığını, enerjili şekilde durduğunun tespit edildiğini, gerek elektrik kesiminin hattan yapılması gerek ise yıkım işlemleri için elektriklerin kesilmesi yönünde müvekkili şirkete yapılmış başvuru bulunmadığını, ek olarak bu kısımda kopuk iletken bulunduğuna dair de şirketlerine iletilmiş bir ihbar bulunmadığının tespit edildiğini, müvekkilinin olay ile ilgili ihmali ve kusurunun bulunmadığını, kazanın müşteri hattını kesen kimliği belirsiz kişiler ile ... nolu tesisat sahibi ...nin aboneliğini kapattırmaması ve müvekkiline bilgi vermemesinden kaynaklandığını, kazanın meydana gelmesinde ailenin de sorumluluğunun söz konusu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.11.2022 tarihli kararıyla; olayın gerçekleştiği bölgede tüm gecekonduların yıkıldığı ve enerjilerinin kesildiği, yandaki 1 nolu binanın metruk halde olduğu ve 3 nolu binanın rekortman hattının şebeke direğinden kesilmesi gerekirken kesilmediği, 1 nolu bina rekortman kablosunun 3 nolu bina damındaki direkten alınmış olduğu, dağıtım sistemini sağlayan davalının 1 nolu bina direğindeki rekortman hattını kendisine ait olacak şekilde bağlamamış olmasının yapım bozukluğu içerdiği, olayın meydana gelmesinde davalının %35 oranında kusurunun bulunduğu, dava dışı taşınmaz sahibinin %25, dava dışı ... %10, desteğin anne ve babasının %30 oranında kusurlu olacağı gözetilerek hesap bilirkişisi raporunda belirlenen maddi tazminat yönünden davalı şirketin yapı maliki sıfatıyla kusursuz ve müteselsil sorumlu olduğu, dolayısıyla davacı anne ve babanın bölüşük kusuru oranında indirim yapılarak belirlenen tazminat tutarlarından müteselsil sorumlu olan davalının sorumlu olduğu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, paranın alım gücü ile hak ve nesafet kuralları dikkate alındığında, davacıların ...'in vefatı nedeniyle büyük üzüntü duydukları gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davacılardan anne ... için 203.228,09 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi, baba ... için 123.717,68 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi, diğer davacı kardeşler için 15.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri, feri müdahil vekili ve ihbar olunan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuşlardır.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 17.05.2023 tarihli kararıyla; ihbar olunanın davaya katılmadıkça (müdahil olmadıkça) Mahkemece verilen kararı istinaf etme hakkı olmadığı, fer'i müdahil aleyhine verilmiş bir hüküm bulunmadığı, davalının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 69. maddesi uyarınca kusursuz sorumluluğunun mevcut olduğu gerekçesiyle; ihbar olunan ve fer'i müdahil vekilinin istinaf başvurularının usulden, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karar süresi içinde taraf vekilleri ile fer'i müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 24.09.2024 tarihli ilamla; tarafların temyiz itirazları ile feri müdahilin sair temyiz itirazları incelenmeksizin, fer'i müdahilin dosyaya dilekçe sunarak müdahale talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince 19.10.2022 tarihli ara karar ile talebin kabulüne karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince verilen kararı davalı vekilinin de istinaf ettiği, Bölge Adliye Mahkemesince; fer'i müdahil vekilinin istinaf isteminin incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, fer'i müdahil aleyhine verilmiş bir hüküm bulunmadığı, istinaf talebinin değerlendirme dışı bırakılarak hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ihbar olunanın davaya katılmadıkça (müdahil olmadıkça) Mahkemece verilen kararı istinaf etme hakkı olmadığı ve aleyhine verilmiş bir hüküm bulunmadığı, davalının 6098 sayılı Kanun'un 69. maddesi uyarınca kusursuz sorumluluğunun mevcut olduğu gerekçesiyle; ihbar olunan vekilinin istinaf başvurusunun usulden, taraf vekilleri ve fer'i müdahil vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri ile feri müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili; hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yetersiz olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; dosya kapsamında yer alan kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, somut olayda müvekkili şirkete kusur isnadının mümkün olmadığını, şirketin tahliye nedeniyle enerji arzını durdurduğu tarihte ne malikten ne de ilgili Belediyeden bahse konu binanın yıkılacağı, dolayısıyla enerji hatlarına ait enerjinin de kesilmesi yönünde herhangi bir bildirim yapılmadığını, dosya kapsamında 1 ve 3 nolu binalar arasındaki rekortman hattının kimliği tespit edilemeyen üçüncü kişiler tarafından kesildiği tespiti yer almasına rağmen şirkete kusur isnadının dayanaksız olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatının hatalı şekilde hesaplandığını, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, hükmedilen tazminatlardan hakkaniyet indirimi yapılmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 3. Feri müdahil vekili; kök rapor ile ek raporun birbiriyle çeliştiğini, müvekkilinin olay nedeniyle sorumluluğunun bulunmadığını, rapora karşı itirazların Mahkemece değerlendirilmediğini, müvekkilinin olaydan 2017 Haziran ayında haberdar olduğunu, feri müdahile bilirkişi raporunda hangi fiili nedeniyle kusur atfedildiğinin belirtilmediğini, aboneliğin kiracı adına olduğunu, elektrik aboneliği sonlandırılmasına karşın taşınmazın müvekkiline teslim edilmediğini, sırf yapı sahibi olmasından dolayı müvekkiline kusur yüklenmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, destekten yoksun kalma tazminatının hatalı hesaplandığını, manevi tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, elektrik çarpması sonucunda desteğin ölümünden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Hükme esas alınan kusur ve tazminat raporlarının denetime elverişli olmasına, tehlike arz eden işletmeyi işleten davalı şirketin bu faaliyeti nedeniyle oluşan zarardan 6098 sayılı Kanun'un 71. maddesi uyarınca kusursuz sorumlu bulunmasına, davacılar yararına takdir edilen manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğunun anlaşılmasına göre, taraf vekilleri ile fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Hükmü temyiz eden davacılar adli yardım kararı almış olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz eden davalı ve fer'i müdahile yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 59dd5638cb6129c4 a37673ab3081cba2