3. Hukuk Dairesi 2025/2449 E. , 2025/3872 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/435 E., 2024/565 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/788 E., 2023/667 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 361/1 maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilemesi halinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352/1-c maddesi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar davalı vekiline 18.03.2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup; temyiz dilekçesinin yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 16.04.2024 tarihinde verildiği anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz isteminin süreden reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurumun 03.05.2017 tarihli yazısıyla müvekkili hakkında 30.12.2016 tarihli ve 5 sayılı soruşturma raporuna dayanılarak 2016 yılı İlaç Temin Protokolünün (5.3.5) ve (4.3.6) maddelerinin ihlal edildiği gerekçesiyle, 7.816,92 TL cezai şart ve 1. kez uyarı cezası ile reçete bedeli olan 3.908,46 TL'nin alacaklarından mahsubuna karar verildiğinin bildirildiğini, Kurum işleminin sözleşme ve mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek; işlemlerin hukuka aykırı olduğunun tespiti ile iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davacı hakkında Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından 30.12.2016 tarihli ve 5 sayılı soruşturma raporunun hazırlandığını, davacının sahibi olduğu ... Eczanesinin müvekkili Kuruma fatura ettiği reçetede yer alan ilacın hasta ya da hasta yakınına teslim edilmediğinin tespit edildiğini, davacı tarafından Protokolün (5.3.5) ve (4.3.6) maddelerinin ihlal edildiğini, Kurum işleminin yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.04.2018 tarihli yetkisizlik kararı üzerine dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2019 tarihli kararıyla; davacının davalı Kurum ile akdettiği Protokole aykırı olarak teslim ettiği 3.908,46 TL reçete bedeli yönünden Protokol hükümleri uyarınca davalı Kuruma karşı sorumlu olduğu, davalı Kurumun bu yönde tesis etmiş olduğu işlemin yerinde olduğu, ancak davalı Kurum tarafından uygulanan 1. kez uyarı ve 7.816,92 TL cezai şart işlemleri yönünden davacı eczacının her hangi bir dahlinin olmadığı, alınan bilirkişi raporuna göre de uyarı ve cezai şart işlemlerinin Protokole aykırı olduğunun tespit edildiği, bu yönüyle davalı Kurum tarafından tesis edilen yazılı uyarı ve cezai şart işlemlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacı hakkında 2016 yılı Protokolün (5.3.5) maddesi uyarınca uygulanan yazılı uyarı ve cezai şart işlemlerinin iptaline, 3.908,46 TL reçete bedelinin tahsiline yönelik Kurum işleminin iptali talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 18.11.2022 tarihli kararıyla; davaya konu somut uyuşmazlık kapsamında soruşturma dosyasında ifadesi alınmış olsa dahi hasta veya yakınlarının tanık olarak dinlenilmediği ve Protokolün (4.3.6) maddesi gereğince ilaç bedelinden davalı Kurumun sorumlu tutulmasının yerinde görülmediği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Kurum tarafından davacı hakkında sahte reçeteden değil, Protokolün (5.3.5) maddesinde düzenlenen reçete sahibi veya yakınına teslim edilmeyen ilaçlara ait reçetelerin Kuruma fatura edilmesinden kaynaklı işlem yapıldığı, uyuşmazlığın ilaçların hasta veya hasta yakınına teslim edilip edilmediği noktasında toplandığı, duruşmada dinlenen tanığın reçeteye konu olan ilacı reçete tarihinde kullanıp kullanmadığını hatırlamadığını beyan ettiği, ancak bu ilacın kanser tedavisinde kullanılan bir ilaç olduğu ve tanığın kanseri 2011 yılında atlattığını beyan ettiği, bu durumda reçetenin karşılandığı 17.04.2013 tarihinde bu ilacı almamış olduğunun kabulünün gerektiği, davalı Kurum işleminin yerinde olduğu gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş, karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı Kurum tarafından ilaçların reçete sahibi veya yakınına teslim edilmemesi nedeniyle davacı hakkında cezai işlem uygulandığı, duruşmada dinlenen tanığın kanseri 2011 yılında atlattığını beyan etmiş olması nedeniyle 2013 tarihli reçeteye konu ilacın hasta veya hasta yakınına verildiği hususunun davacı tarafından ispatlanamadığı, Kurum tarafından uygulanan cezai işlemin yerinde olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Protokolün (5.3.5) maddesinin uygulanmasının Kurum tarafından değiştirildiğini, Mahkemece yapılan değişiklik dikkate alınmadan karar verildiğini, cezai işleme konu e-reçetenin şekil itibariyle sahte olmadığını ve iğfal kabiliyetinin bulunduğunu, reçetenin şifre ile müvekkiline ibraz edildiğini, Kurum provizyon sisteminden onay alındıktan sonra ilaçların ilgilisine teslim edildiğini, manuel reçete gibi ilgilisinden teslime dair bir imza yahut belge alınmasının söz konusu olmadığını, davalı Kurum tarafından müvekkili hakkında sahtecilikten işlem yapılmamasına rağmen Protokolün (5.3.5) maddesine göre işlem tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin işbirliği saptanmadığından cezai işlemin Protokole uygun olmadığının belirtildiğini, ancak Mahkemece raporun dikkate alınmadığını, dinlenen tanığın 2011-2012 yıllarında kimlik bilgilerini bilmediği bir kişiye verdiğini ve kendisine ilaç getirildiğini beyan ettiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından 2016 yılı Eczane Protokolü uyarınca davacı hakkında uygulanan Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle cezai işleme konu reçetedeki ilacın hasta veya hasta yakınına teslim edilmediği hususunun tanık olarak dinlenen reçete sahibinin beyanı ile ispatlanmasına, davalı Kurum tarafından 2016 yılı Protokolünde düzenlenen lehe hükümler dikkate alınarak cezai işlem tesis edildiğinin anlaşılmasına göre; davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE, 2. Davacı vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8d71894fbf12f1dd c6b8fa22fd876978