3. Hukuk Dairesi 2025/477 E. , 2025/4004 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/768 E., 2024/1560 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Silifke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/230 E., 2021/10 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili, davalının, müvekkilinin bacanağı olduğunu, tarafların Mersin ili, ... ilçesi, ... mevkiinde bulunan 501 parsel sayılı 17.900,00 m2 tarlayı satın alma konusunda anlaştıklarını, tarafların ortak olarak taşınmazı aldıklarını, taşınmaz bedeli olan 212.000,00 TL'yi eşit olarak mal sahiplerine ödediklerini, ilgili kanun gereğince taşınmazın hissesi ikiye bölünerek kaydedilemediğinden taşınmazın davalı adına alındığını, taşınmazın bedelinin tapuda 20.000,00 TL olarak gösterildiğini ancak bedelin 212.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin 106.000,00 TL ödeme yaptığını, tarlanın 1/2 oranında müvekkili üzerine geçmesi mümkün olmadığından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, dava konusu tarlanın 1/2'sinin rayiç değeri üzerinden şimdilik 10.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini istemiş, bilahare vermiş olduğu bedel artırım dilekçesi ile dava değerini, taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerinin 1/2'sine isabet eden 612.291,87 TL'ye yükseltilmiş ve bu bedel üzerinden harcı tamamlamıştır.
II. CEVAP Davalı vekili, davacı tarafın iddiasını kanun gereğince senetle ispatlamak zorunda olduğunu, söz konusu satışın müvekkili ile dava dışı önceki malikler arasında yapıldığını, söz konusu satış işleminde davacı tarafın herhangi bir dahlinin söz konusu olmadığını, davacı tarafın tutanak başlıklı tarihsiz bir belgeye dayanarak müvekkilinden hak iddia etmesinin müvekkili açısından bağlayıcı olmadığını, müvekkilinin isminin ve imzasının belgede yer almadığını, bu belgenin delil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili veya temsilcisi tarafından verilen bir belge de olmadığını, HMK 202. madde gereğince delil başlangıcı olarak kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının dayandığı "tutanak" başlıklı belgenin yapılan incelemesinde; düzenlenme tarihinin, davalının isim ve imzasının yer almadığı söz konusu belgenin HMK 202. madde gereğince delil başlangıcı olarak kabul edilemeyeceği, her ne kadar davacı tarafça tarafların ortak olarak taşınmazı satın aldıkları ileri sürülmüş ise de davalının bu ilişkiyi inkar ettiği, ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacı ile davalının bacanak olduğu anlaşılmakla, taraflar arasındaki ilişkinin HMK 203. maddesinde sayılanlardan olmadığı, bu nedenle dinlenen tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağı, davacının ibraz ettiği delillerle iddiasını kanıtlayamadığı ne var ki davacı tarafın dava dilekçesi ile birlikte açıkça yemin deliline dayandığı anlaşıldığından davacıya yemin teklif etme hakkı olduğunun hatırlatıldığı ancak gereğinin yerine getirilmediği bu kapsamda davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın esastan reddine karar verilmiş olmakla birlikte davanın belirli bir para alacağına ilişkin olması nedeniyle, davacı tarafından harçlandırılmış dava değeri üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine nispî olarak hesaplanacak vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak hükmün vekalet ücreti açısından düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, istinaf dilekçesindeki hususları tekrar ederek, delil olarak dayandıkları belgenin geçerli olduğunu, tanık anlatımlarının da müvekkili iddiasını desteklediğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inanç sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasıdır. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yasal düzenlemeler ve yerleşmiş yargı içtihatlarına göre ispat yükü üzerinde olan davacının iddiasını ispata yönelik delil başlangıcı niteliğinde belge sunmadığı gibi, yemin ve ikrar gibi kesin delillerle de ispat edemediğinin anlaşılmasına göre, temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6aafe939290c7e6d 4e29861e3b810910