Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/390 E., 2025/3968 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/390 E., 2025/3968 K. (10.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/390
Karar No
2025/3968
Karar Tarihi
10.09.2025

3. Hukuk Dairesi 2025/390 E. , 2025/3968 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/607 E., 2024/2688 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/533 E., 2023/670 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalılardan ... A.Ş. arasında yapılan 08.06.2012 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi uyarınca, müvekkilinin 301.116,00 TL karşılığında dava konusu 16 ve 17 numaralı konutları satın aldığını, sözleşme gereği 30.06.2014 tarihinde teslim edilmesi gerekirken bitirilmediğini, 4 yıl kadar geciktiğini ve henüz neredeyse %50'sinin tamamlandığını, sözleşmeyle geciken her gün için bağımsız bölüm bedelinin %0,30'u kadar gecikme cezası ödeneceğinin belirlendiğini, davalılardan ... A.Ş'nin üçüncü bir kişiye devredildiğini, şirketin asıl kurucusu olan ...'nın devirden hemen sonra diğer davalı ... A.Ş.'yi kurduğunu ve bu şirket üzerinden davacının dairelerinin bulunduğu projeden kazanılan paralarla başka yatırımlar yaptıklarını, davalı şirketler arasında organik bağ olduğunu ileri sürerek; ıslahen dava konusu 16 numaralı bağımsız bölümün dava tarihindeki değeri olan 550.000,00 TL'nin 16.11.2020 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... A.Ş. vekili, taraflar arasındaki sözleşme ile satılan 16 ve 17 nolu dairelerin birleştirilerek 16 numarayı aldığını, davalının anlaşılan bedeli ödemediğini, arsa sahibinin yapı denetim firmasını azletmesi üzerine inşaattın belediyece durdurularak 30.08.2014 tarihinde yapı tatil zaptı düzenlenerek 26.12.2014 tarihine kadar mühürlendiğini, gecikmenin müvekkilinin elinde olmayan nedenlerden kaynaklandığını, her ne kadar davacı taraf inşaat seviyesinin %50 olduğu ileri sürülmüş ise de aynı taşınmaza dair başka bir dosyada alınan raporda inşaat seviyesinin %87,90 olarak belirlendiğini, diğer davalı şirket ile aralarında organik bağ bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... A.Ş. vekili, müvekkili şirketin sözleşmenin tarafı olmadığı gibi sözleşme konusu işe herhangi bir dahili de bulunmadığını ve diğer davalı şirket ile aralarında organik bağ bulunmadığını savunarak davanın müvekkili şirket yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın yapılaşma seviyesinin %87,90 olduğu, taraflar arasındaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde gecikilen her ay için daire bedelinin %0,30'u kadar cezai şart ödeneceği ve her türlü izin, ruhsat ve sair işlemlerde meydana gelebilecek gecikmelerin süreye ilave edileceğinin belirtildiği, davalı ...'ın arsa sahibine karşı edimini yerine getiremeyince taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin ifasının imkansız hale geldiği, davacının sebepsiz zenginleşme kurallarına göre müspet zararı isteyebileceği, satış vaadi sözleşmesi geçerli kabul edildiğinden denkleştirdi adalet ilkesi uygulanmayacağı, müspet zararın ise taşınmazın dava tarihindeki rayici olarak kabul edildiğini ve bu değerin bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davalı ... A.Ş.'nin davaya konu sözleşmeye taraf olmadığı ve davalılar arasındaki organik bağ olduğu iddiasına ilişkin dosyada yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ... A.Ş. yönünden davacının davasının husumet yokluğundan reddine, diğer davalı ... A.Ş. Yönünden davanın kabulü ile 550.000,00 TL'nin ıslah tarihi olan 16.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı şirketlerin faaliyet alanlarının aynı olduğu, ... A.Ş.'nin kurucu ortağının ... olduğu ve tek ortaklı bir anonim şirket olduğu, diğer davalı ... A.Ş.'nin de ... tarafından kurulduğu, adı geçenin 27.03.2015 tarihinde tüm hisselerini ...'na devrettiği, Dairece yapılan açık kaynak araştırması neticesinde davacı tarafça iddia edildiği gibi davalı ... A.Ş. internet sitesi olan "https://.../haber-duyurular.php" URL'si üzerinden giriş yapıldığında 2014 yılına ait olan "... Teslim Proje Sonbaharda Açılıyor" ve "... 'da Sona Yaklaştı" şeklinde dava konusu bağımsız bölüm ... projesi hakkında haberlerin görüldüğü ve bu projenin davalı ... A.Ş. tarafından yürütüldüğünün kamuya açık platformlarda ilan edildiğinin belirlendiği, her iki şirket arasında organik bağ bulunduğu gerekçesiyle, davalıların müteselsil sorumlu olduğuna karar verilmesi gerekirken aksi yönde verilen İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm verilmek suretiyle, davanın kabulü ile 550.000,00 TL'nin ıslah tarihi olan 16.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekillerince temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... A.Ş. vekili, müvekkili şirketin sözleşmenin tarafı olmadığı gibi sözleşme konusu işe herhangi bir dahili de bulunmadığını ve diğer davalı şirket ile aralarında organik bağ bulunmadığını, müvekkil şirketin internet sitesinde davaya konu ... projesi hakkında herhangi bir bilgi yer almadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin 2024/607 E., 2024/2688 K. Sayılı kaldırma ilamında organik bağın varlığı değerlendirilmek üzere bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen rapor alınmadan karar verildiği, davalı şirketler arasında organik bağın bulunmadığına dair kesinleşmiş başkaca mahkeme ilamlarının mahkeme dosyasında bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep edilmiştir. Davalı ... vekili, dava konusu taşınmaz sahiplerinden birinin müvekkil firmanın o tarihteki yetkilisine verdiği vekâletnameden kendisini azletmesi nedeniyle dava konusu bağımsız bölümün devri davacı tarafa yapılamadığı, sonraki süreçte ise dava konusu taşınmazın müvekkil şirket adına kayıtlı iken haciz konulması nedeniyle davacıya devrinin sağlanamadığını, müvekkil şirketin herhangi bir kusurunun olmaksızın hukuki imkansızlık bulunduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin 2024/607 E., 2024/2688 K. sayılı kaldırma ilamında organik bağın varlığı değerlendirilmek üzere bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği belirtilmesine rağmen rapor alınmadan karar verildiğini, davalı şirketler arasında organik bağın bulunmadığına dair kesinleşmiş başkaca mahkeme ilamlarının mahkeme dosyasında bulunduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi nedeniyle ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeye, özellikle davalı şirketlerin faaliyet alanlarının aynı olduğu, davalı ... A.Ş.'nin ... tarafından kurulduğu, diğer davalı ... A.Ş.'nin de kurucu ortağının ... olduğu, karar tarihi itibariyle yapılan açık kaynak araştırması neticesinde davacı tarafça iddia edildiği gibi davalı ... A.Ş. internet sitesi olan "https://.../haber-duyurular.php" URL'si üzerinden giriş yapıldığında, bir haberde "... Grubu bünyesindeki, ... Yapı ve Yatırım A.Ş." şeklindeki ifadeye yer verildiği, dava konusu ... 'a dair ise birçok haber bulunduğu, dava konusu projenin davalı ... A.Ş. tarafından yürütüldüğünün kamuya açık platformlarda ilan edildiğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1cec9dbca6c4f34a 223250022c7306fd

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı