3. Hukuk Dairesi 2025/39 E. , 2025/3442 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/890 E., 2024/1875 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/214 E., 2023/10 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı bankanın ... şubesinde emekli maaşı hesabının bulunduğunu, müvekkilinin emekli aylık başlangıç tarihinin 15.05.2020 olduğunu, bu tarihten beri müvekkilinin emekli maaşını başka bir bankaya taşımadığını, müvekkilinin 25.10.2019 tarihinde 49.000,00 TL'lik tüketici kredisi çektiğini, emekli olduktan sonra da davalı banka tarafından müvekkilinin emekli maaşı hesabına bloke- otomatik ödeme talimatı konulduğunu, kredi taksitleri için müvekkilinin emekli maaşından düzenli ve otomatik olarak kesintiler gerçekleştirildiğini, müvekkili tarafından davalı bankaya emekli maaşından kesinti yapması için vermiş olduğu onay veya muvafakatın olmadığını, müvekkilinin bundan dolayı ekonomik sıkıntı yaşadığını beyanla davanın kabulü ile haksız tahsil edilen kesintiler için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 25.172,44 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davacının kullandığı krediye istinaden imzaladığı sözleşme ile yapılan virman işlemini kabul ettiğini, müvekkili bankanın davacının baştan ve peşinen kabul ettiği sözleşme şartlarını aşan ve dışına kalan bir işlem gerçekleştirmediğini, davacının şubeye gelerek kesinti yapılmamasını talep etmesi üzerine kesintilere son verildiğini ve ödenmeyen taksitlerden ötürü icra takibi başlatıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından davalı bankadan internet şubesi aracılığıyla 25.10.2019 tarihinde 49.000 TL ana paralı tüketici kredisi kullandığı, GSM hattı vasıtasıyla bireysel kredi sözleşmesi ek taahhütname ve geri ödeme plan şartlarının davacı tarafça imzalandığı, kredi sözleşmesinin 8.maddesine ve eki olan virman takas mahsup talimatına ilişkin taahhütname kapsamında da davacının 15.05.2020 tarihinden itibaren 28.12.2021 tarihine kadar emekli maaşından taksitlerinin mahsup edildiği, kredi borcunun maaş hesabını kapsayacak şekilde mevcut tüm banka nezdindeki alacaklardan ve hesaplardan takas mahsup yoluyla tahsil edilmesine ilişkin bankaya verilen muvafakat ve yetkinin sözleşme serbestisi içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, davacının taksitlerin maaşından ödenmesini ihtirazı kayıtsız kabul edip daha sonra dava açıp kesinti bedelini geri istemesi hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyadaki yazılara, davacının emekli maaşını kapsayacak şekilde banka nezdindeki tüm hesaplarından ve alacaklarından kullandığı kredi borcunun tahsil edilmesine ilişkin bankaya takas mahsup yetkisi vermiş olmasına, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre mahkemece tesis edilen kararda herhangi bir hukuka aykırı yön görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkilinin ... belediyesinde işçi olarak çalıştığı dönemde bankanın ... şubesinden 25.10.2019 tarihinde 49.000,00 TL'lik kredi çektiğini, maaş hesabının davalı bankada olduğunu, bireysel kredi sözleşmesine ek taahhütname ve virman- takas mahsup talimatı isimli belgenin 25.10.2019 tarihli olup bu tarihte müvekkilinin emekli olmadığını, müvekkilinin 2020 mayıs ayında (iş kazası nedeniyle 2 yıl erken) emekli olduğunu bu tarihe kadar maaşından bu tarihten sonra emekli maaşından davalı bankanın düzenli olarak kesinti yaptığını, müvekkilinin emekli maaşından kesinti yapılmasına dair verdiği bir muvafakatin olmadığını bu nedenle yapılan kesintilerin iadesi için bu davayı açtıklarını, davalının tacir olup kanun gereği haczi mümkün olmayan alacağa bloke koyarak kesinti yapamayacağını bilmesi gerektiğini, müvekkilinin çalıştığı dönemde yapılan kesintilere itiraz etmemiş olması nedeniyle kötüniyetli görülemeyeceğini, Yargıtay daireleri arasındaki görüş farklılığının hukuki belirsizliğe yol açarak adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, bilirkişi raporunda hatalar bulunmasına rağmen ek bilirkişi raporu alınmadığını, raporun eksik olduğunu ve hukuki görüş bildirdiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağa mahsuben borçlunun banka nezdinde bulunan emekli maaşından yapılan kesintilerin iadesi istemine ilişkindir. 1. 17.04.2008 tarihli ve 5754 sayılı Kanun'un 56. maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesinde; "Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, Sağlık hizmeti sunucularının Genel Sağlık Sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez." hükmü bulunmaktadır. 2. 2004 sayılı Kanun'un 83/a maddesindeki; "82 ve 83. maddelerinde yazılan mal ve hakların haczolunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmalar muteber değildir." hükmüne karşın, 28.02.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 sayılı Kanun'un 32. maddesi ile değişik 5510 sayılı Kanun'nun 93/1 maddesinde; "... bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepleri, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir." düzenlemesine yer verilmiştir. 3. 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi hükmünün 2004 sayılı Kanun'un 83/a maddesine göre daha özel düzenleme içerdiği ve takip hukukuna göre icra takibinin kesinleşmiş olması şartıyla haciz sırasında veya hacizden sonra 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi kapsamındaki gelir, aylık ve ödeneklerin haczine ilişkin verilen muvafakatin geçerli olacağı, bu durumda borçlunun haciz sırasında veya haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu hakkından vazgeçebileceği, sözleşme hukukuna göre bu yasağın kesin olmadığı, yasanın tarafların iradesine ağırlık vererek muvafakat yoluyla emekli aylıklarına bloke konulmasına, borcun başka teminatlara başvurulmadan ödenmesine imkan sağladığı, böylece tarafların sözleşme ile belirledikleri hükmü ortadan kaldırmadığı anlaşılmaktadır. 4. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacı tarafından imzalanan taahhütnamelerle kredilere ilişkin ödemelerin emekli maaşı hesabından virman-takas-mahsup yapılarak tahsil edilmesine muvafakat edildiğinin, davacı tarafça sözleşmeden dönülmediği gibi borcun ne şekilde ödeneceğine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığının, davalı Bankanın da bu taahhüde inanarak başka teminat istemeden davacıya kredileri kullandırdığının, yine kesintilerin kredi sözleşmelerine istinaden yapılmış olup, borcun ödenmemesi üzerine davalı Bankanın, davacının maaşına bloke konulacağına dair hükme dayanarak kesinti ve tahsilat yapmasında hukuka aykırılık bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun kararın onanması gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3e5a136275d55819 8a8830fbf3e5f5e3