Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/30 E., 2025/4024 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/30 E., 2025/4024 K. (15.09.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/30
Karar No
2025/4024
Karar Tarihi
15.09.2025
Konu
Tazminat, Çek, İcra

3. Hukuk Dairesi 2025/30 E. , 2025/4024 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/546 E., 2024/2434 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/370 E., 2021/712 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili Kurum müfettişliğince hazırlanan 13.07.2012 tarihli ve 1 sayılı soruşturma raporu ile sahte ve usulsüz reçete düzenleyerek Protokolün (6.3.19) maddesine aykırı hareket ettiği tespit edilen davalı hakkında cezai şart uygulanmasına karar verildiğini, Kurum tarafından uygulanan cezai işlemin sözleşme hükümlerine, Protokole ve hukuka uygun olduğunu, Kurum zararının ödenmesi amacıyla davalı hakkında Şanlıurfa 4. İcra Müdürlüğünün 2018/16215 Esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, davalının icra takibine haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptalini ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davaya ve icra takibine konu 16.10.2016 tarihli işlemin iptali için Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/347 E. sayılı dosyasında dava açıldığını ve ilgili dosyanın derdest olduğunu, Kurum tarafından uygulanan cezai işlemin Protokol ve mevzuata aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı tarafından işbu davaya konu 16.10.2016 tarihli ceza işlemin iptali için davacı Kurum aleyhine açılan davada, Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/347 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verildiği, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 30.12.2020 tarihli ve 2019/2683 E., 2020/2043 K. sayılı ilamı ile tarafların istinaf taleplerinin ayrı ayrı kabulüne karar verilerek Mahkeme kararının kaldırıldığı ve davanın aynı Mahkemenin 2021/34 E. sayılı dosyasında derdest olduğu, davalının derdestlik itirazının süresinde yapıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasının taraf ve konu itibariyle incelenen dava dosyası ile aynı olduğu, buna göre Mahkemece derdestlik dava şartı nedeniyle usulden ret kararı verilmesinde mevzuata aykırılık bulunmadığı, davacı Kurumun davaya konu icra takibini kötü niyetli olarak başlattığı hususunda dosya kapsamında delil bulunmaması nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmedilemeyeceği, usulden red kararı verilen davada vekalet ücretine yönelik kurulan hükmün karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ne uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; müvekkili Kurum tarafından davalı hakkında uygulanan cezai işleminin sözleşme hükümlerine ve Protokole uygun olduğunu, Kurum zararının ödenmesi amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/347 (Yeni E. 2021/34) sayılı dosyasının konusu ile işbu davanın konusunun farklı olduğunu, bu konuda hatalı değerlendirme yapıldığı ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı Kurum tarafından tesis edilen cezai işlem ve reçete bedelinin tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 165/1 maddesi uyarınca, bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir. Görülmekte olan bir davanın sonuçlanmasını başka bir davada bekletici sorun yapılabilmesi için; bekletici sorun yapılacak davanın başka bir mahkemede görülmekte olması, iki dava arasında bağlantı bulunması gerekir. Davalardan biri hakkında verilecek kararın, diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde, iki dava arasında bağlantı varsayılır ve biri diğeri için bekletici mesele yapılır. Somut olayda; davacı, davalı hakkında Protokolün (6.3.19) maddesine aykırılık nedeniyle uygulanan 16.10.2016 tarihli cezai işleme konu Kurum zararının tahsili için icra takibi başlatmış, davalı ise 16.10.2016 tarihli Kurum işleminin Protokol ve mevzuata aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiş, davalı tarafından davacı Kurum aleyhine 15.05.2018 tarihinde Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/347 E. numaralı iptal davası açılmış ve davada 16.10.2016 tarihli Kurum işleminin iptali talep edilmiştir. Davalı tarafından açılan kurum işleminin iptali davasında verilecek kararın, itirazın iptali davasında verilecek hükmü etkileyeceği açıktır. Hâl böyle olunca İlk Derece Mahkemesince; Kurum işleminin iptali davasının eldeki dava açısından bekletici mesele yapılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davaların konularının ve taraflarının aynı olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e655b4c08f959ec4 854e80d549e7baf9

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı