3. Hukuk Dairesi 2025/288 E. , 2025/4526 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/708 E., 2024/1588 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/395 E., 2023/616 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 28.02.2008 tarihinde davalıların murisi ...'a tüketim ödüncü olarak 871, 74... ayar altın, 5 adet 1/2 (yarım) lira, 4 adet ata lira verdiğini, altınların ne zaman geri verileceğine dair vadenin belirlenmediğini, muris tarafından ödeme yapılmadığını, müvekkilinin Fatsa 2. Noterliğinin 23.02.2023 tarihli ve .. yevmiye numaralı ihtarnamesi ile muris ...'e tüketim ödüncü olarak verdiği altınların iadesini talep ettiğini, anılan ihtarnamenin davalı ...'a 28.02.2023 tarihinde, davalı ...'e ise 27.03.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, davalılar tarafından müvekkilinin talebine olumlu yanıt verilmediğini belirterek, 871, 74... ayar altın, 5 adet 1/2 (yarım) liranın, 4 adet ata liranın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline aynen iadesini ya da fiili ödeme tarihindeki altın satış fiyatı üzerinden bedelinin ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davacı ile müvekkillerinin murisi arasında herhangi bir alışverişin olmadığını, davacının sunduğu belge ve borçtan müvekkillerinin haberi olmadığından belge içeriğindeki yazılara ve imzaya itiraz ettiklerini, sunulan belgenin tüketim ödüncü niteliğinde olmadığını, dava tarihi itibariyle 10 yıl geçtiğinden davanın zamanaşımına uğradığını, davacının alacağının varlığını ve nevini ispat etmek zorunda olduğunu, kartvizitte altın ibaresinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyuşmazlığın tüketim ödüncünün iadesi istemine ilişkin olduğu, 28.02.2008 tarihinde ödüncün verildiğinin anlaşıldığı, zamanaşımının bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, davacı tarafından dosyaya sunulan kartvizitte iade hususunda kesin ya da belirli vadenin belirlenmediği, TBK'nın 1 49... . maddeleri gereği öngörülen 6 hafta ve 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davalılar vekilinin de usulüne uygun olarak cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'inde bulunduğu gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; zamanaşımının başlangıcının 28.02.2008 tarihi olup, eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, davalı tarafça süresi içinde verilen cevap dilekçesi ile zamanaşımı savunmasında bulunulduğu, davacı ile davalıların murisi arasında evlilik birliği bulunmadığından TBK'nın 153/1 ve 3. maddelerinin uygulanması imkanının olmadığı, bu nedenle inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; süresi içinde, davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; zamanaşımı süresinin ödüncün verildiği tarihten değil, ilk istemden itibaren 6 haftanın geçmesiyle başlayacağını, müvekkili 23.02.2023 tarihli noter ihtarnamesiyle ilk istemde bulunduğu ve işbu davayı 6 hafta geçtikten sonra açtığından davanın zamanaşımına uğramadığını, sundukları sözleşmede herhangi bir vadenin olmadığını, müvekkili ile davalıların murisi arasında davalıların da kabul ettiği üzere gönül ilişkisi olduğunu, Yargıtay tarafından evlilik dışı ilişkilere evlilik gibi sonuçlar doğuran birçok karar verildiğini, bu yüzden zamanaşımının durduğunu kabul etmek gerektiğini, tanıklarının dinlenmesi gerektiğini, davalı ... adına cevap dilekçesi ekinde dosyaya sunulmuş olan vekaletnamenin, vekile avukatlık sıfatından ari olarak verilmiş özel ve şahsi bir vekaletname olduğunu, avukatın davada temsil yetkisi içermeyen böyle bir vekalet ile davalıyı temsil etmesi, dolayısıyla cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'inde bulunmasının hukuken sonuç doğurmayacağını ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ödünç sözleşmesinden kaynaklı altınların aynen iadesi, bu mümkün değilse bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. 1.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 1 46... . maddeleri gereği, sözleşmeden doğan alacaklarda zamanaşımı, kanunda aksine bir düzenleme bulunmadıkça on yıl olup, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren işlemeye başlayacaktır. TBK'nın 386. maddesinde; "Tüketim ödüncü sözleşmesi, ödünç verenin, bir miktar parayı ya da tüketilebilen bir şeyi ödünç alana devretmeyi, ödünç alanın da aynı nitelik ve miktarda şeyi geri vermeyi üstlendiği sözleşmedir." denilmiş, aynı Kanunun 392. maddesi gereğince; ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir ödeme günü, ihbar süresi belirlenmemiş veya istenildiği zaman muaccel olacağı kararlaştırılmamış ise, ödünce konu paranın ilk istemden başlayarak altı hafta içinde geri verilmesi gerekir. 2. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.02.1975 tarihli ve 1973/409 E., 1975/242 K. sayılı ilamında; zamanaşımının haberin verilebileceği günden itibaren işlemeye başlayacağı, kanun koyucunun burada haberin verileceği değil, verilebileceği günün zamanaşımına başlangıç olarak kabul edilmesi gerekeceğini öngördüğü, zamanaşımının başlayabilmesi için fiilen haber verilmesinin şart olmayıp, verilmesi mümkün olan zamanın tespitini yeterli gördüğü, haber verebilmenin ihtiyari bir olay olduğu, bu husus alacaklı tarafa bırakılmış ise, alacaklının verdiği tarihten itibaren bu hakkını kullanma olanağına her zaman sahip olduğu, yani verdiği tarihten itibaren her zaman borçluya verdiği şeyin ödenmesi için ihbar yapabileceği, bu itibarla borçlunun temerrüt haline düşürülüp düşürülmediği ve fiili ihbarın yapılıp yapılamadığı hususları araştırılmadan, ödenmesi ihbar yapılması esasına bağlı borç ilişkilerinde zamanaşımının bu haberin verilebileceği yani para vesairenin verildiği tarihin zamanaşıma başlangıç olarak alınması gerektiği belirtilmiştir. Yine aynı kararda, geri verilmesi için belirli vade kararlaştırılmayan borç ilişkilerinde zamanaşımı konusu; "...Borçlar Kanunu'nun 312. maddesi ilk talepten itibaren 6 hafta içerisinde borcun geri verilmesi gerekeceğini kabul ettiğinden zamanaşımının başlangıç tarihinin borcun verildiği tarihe, 6 hafta eklenerek tespiti gerekir..." şeklinde açıklanmıştır. 3.Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendi��inde; davacı alacaklının dava konusu altınların verildiği 28.02.2008 tarihinden itibaren her zaman alacağın ödenmesi için haber verme olanağına sahip olduğu, zamanaşımının bu tarihten itibaren başlayacağı, dava tarihi olan 12.07.2023 tarihi itibariyle TBK'nın 1 46... . maddelerinde öngörülen 6 hafta ve 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunun anlaşılmış olmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 135e98498017ba78 619d5400ed16b19c