3. Hukuk Dairesi 2025/2368 E. , 2025/3498 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/435 E., 2024/268 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 36. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/98 E., 2021/210 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davalıların ... Bankasından kullandığı kredinin teminatı olarak kendi adına kayıtlı olan 2 nolu bağımsız bölüm üzerine banka lehine ipotek tesis edildiğini, söz konusu kredi borcunun kendisi tarafından 14.04.2016 tarihinde 456.000,00 TL ödenerek kapatıldığını ve davalıların borcundan dolayı kendi taşınmazı üzerinde bulunan ipoteği kaldırdığını, ödemiş olduğu borçtan dolayı davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili; davalı ...’in kredi borcunun şahsi kefili olduğunu, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, kredi borcunun ... tarafından kapatıldığını, taşınmazın da ... adına kayıtlı olduğunu, davacının bizzat ödediği bir kredi borcu bulunmadığını, 2 nolu bağımsız bölümün davacıdan önceki malikinin davalı ... olduğunu, taşınmaz satın alınırken davalı ...’ın ... Bankasında bulunan kredi borcunu kapatması gerektiğini, o dönemde nakit parası bulunmadığından satın alacağı taşınmazı ipotek göstererek ... Bankasından 510.076,50 TL kredi kullandığını, verilen kredinin taşınmaz üzerine 2. dereceden ipotek tesis edilmek suretiyle onaylandığını, paranın doğrudan ... Bankası tarafından ... Bankasına aktarıldığını, ... Bankası 1. Derece ipoteğinin kalkarak ... Bankası lehine 1. derece ipotek tesis edildiğini, ödemelerin yüklü olması nedeniyle taşınmazı satılığa çıkardığını, kredisi ... üzerine kalmak koşuluyla tapuyu ipotekli olarak davacının devraldığını, taraflar arasındaki güven ilişkisinden dolayı krediyi davacının ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, ancak devir işleminden sonra davacının hiçbir ödeme yapmadığını ve kendisinin adeta dolandırıldığını, davacının taşınmazı dava dışı ... sattığını, taşınmazın üzerinde de sadece adına bulunan ve ancak davacı tarafından ödenmesi taahhüt edilen kredi borcunun ... ilgili hesaba yaptığı EFT ile kapatıldığını, kötü niyetli olarak dava açılarak alacaklı konumundayken borçlu konumuna sokulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ... satış parasını doğrudan doğruya ipotek borcu sebebiyle bankaya gönderdiği, davalı ...'in süresinde tartışma def'ini ileri sürmediği, davacının davalının borcuna karşılık 456.000,00 TL ödediği ve böylece taşınmaz üzerindeki ipoteği kaldırdığı anlaşıldığından davacının her iki davalıya karşı da TMK m.884 uyarınca halefiyet yoluyla alacak hakkına sahip olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı asıl borçlu ...’ın kredi sözleşmesine davalı ... tarafından adi kefil sıfatıyla imza attığı ve davalı ...’ın kredi sözleşmesindeki kefaletinin adi kefalet niteliğinde olduğu mahkemenin de kabulünde olduğu, her ne kadar davacı, asıl borçlu hakkında icra takibi başlatmış ise de, söz konusu icra takibinin semeresiz kaldığına ilişkin dosyada herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığı, bu nedenle davacının, öncelikle asıl borçlu ...’tan alacağına ilişkin talepte bulunması gerekirken, asıl borçlu ile birlikte adi kefil ... hakkında da dava açıldığından, davanın açıldığı tarih itibariyle adi kefil ...'a husumet yöneltilemeyeceği dikkate alınarak davalı ... hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinin isabetli görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; kendi taşınmazı üzerinde bulunan ipotek borcunu ödeyen ve borçtan şahsen sorumlu olmayan davacının halefiyet yoluyla alacak hakkına sahip olduğunu, taşınmaza davalıların imzaladığı kredi sözleşmesinden sonra ipotek tesis edildiği için davacının kefilden alacağını talep etmesinde hukuken bir engel bulunmadığını, kefil olan davalının süresinde tartışma def'ini ileri sürmediğini, tarafça ileri sürülmeyen def'inin hakim tarafından resen dikkate alınamayacağını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 596/4. maddesi gereğince davacının alacağını davalı ...'tan talep etme hak ve yetkisi bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili; davalı ...'ın 2015 yılında davacının isteği üzerine ve davacıya kredi çıkmaması nedeni ile krediyi davacı adına kullandığını, dava dışı yeni malikin kredi borcunu ödediğini, davacının talep edebileceği bir alacak olmadığını, kullanılan kredinin tamamının davacının taşınmazında bulunan ... Bankası ipoteğini kaldırmak için bankalar arasında işlem gördüğünü, davalının kullanılan kredinin 1,00 TL'sine bile dokunmadığını, kredinin davacının borcunu ödemek amacıyla kullanıldığını, banka yazışmalarının savunmalarını doğruladığını, davacının dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 884. maddesinden kaynaklanan halefiyet sebebiyle alacak istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa hukuk kurallarının doğru şekilde uygulandığı, alacağın, kredi borcunu ödeyen ve borçtan şahsen sorumlu olmayan rehinli taşınmaz maliki davacıya geçtiği, davalı ...'ın tüketici kredisinden kaynaklanan borca kefil olması nedeniyle davaya konu kefaletin adi kefalet olduğu, asıl borçlu hakkında kesin aciz belgesi düzenlenmediğinden kefile başvurulamayacağı, davalı ...'ın davaya konu krediyi davacının isteği üzerine ve davacı adına kullandığını ispatlayamadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 47041b759ea5afee 0413ab5b79dda9f6