3. Hukuk Dairesi 2024/3298 E. , 2025/3502 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2948 E., 2024/1645 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/38 E., 2021/247 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davalı ile müvekkili Kurum arasında Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi imzalandığını, davalı şirketin Kuruma teslim ettiği faturalarda tespit edilen çeşitli usulsüzlükler nedeniyle düzenlenen 13.12.2016 tarihli rapordaki tespitler doğrultusunda davalı şirket hakkında 2012 yılı Sözleşmesinin (11.1.15) ve (11.1.16) maddeleri, 01.01.2016-01.04.2016 tarihleri arasında geçerli Sözleşmenin (11.15) ve (11.16) maddeleri, 2016 yılı Sözleşmesinin ise (12.15) ve (12.16) maddeleri uyarınca toplam 15.593.516,45 TL cezai işlem uygulanmasına karar verildiğini, ayrıca davalı hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu ve savcılık soruşturmasının devam etmekte olduğunu ileri sürerek; 15.486.100,39 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı Kurum ile davalı şirket arasında 04.04.2016 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu Özel Sağlık Hizmeti Sunucularından Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesi düzenlendiği, davalı tarafından davacı Kuruma fatura edilen işlemlerde usulsüzlükler tespit edildiği ve davalı şirket aleyhine toplam 15.593.516,45 TL cezai işlem uygulanmasına karar verildiği, cezai işleme ilişkin kayıtlar ve eki belgelerin celp edildiği, dosya kapsamında bulunan 29.03.2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda; davacı Kuruma fatura edilen işlemlerde muayene edildiği belirtilen hastaları muayene ettiği belirtilen hekimlerin muayene tarihlerinde hastanede olmadığının dosyaya sunulan belgelerle sabit olduğunun, sistem laboratuvarından alınan 01.01.2016 tarihli yazıda da Kuruma fatura edilen hiçbir işlemin sistem labaratuvarında yapılmadığının ve davalı şirkete bağlı sağlık merkezinde Biyokimya ve Mikrobiyoloji uzmanının da olmadığının, bu nedenle davacı Kurum tarafından 2012 yılı ve 2016 yılı Sözleşmeleri kapsamında davalı aleyhine uygulanan cezai şart işleminin yerinde olduğunun tespit edildiği, bilirkişi heyeti raporunun denetime ve karar vermeye elverişli olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 15.486.100,39 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekilince sunulan davalı şirkete hitaben düzenlenmiş 30.12.2016 tarihli ve cezai işlem konulu belgede, davalı şirketin hukuka aykırı bulunan eylemlerine ve bu eylemler nedeniyle sözleşmelerde öngörülen cezai işlem maddelerine ilişkin tespitlere yer verildiği ve sonuç olarak Kuruma faturalandırılan usulsüz işlemler nedeniyle toplam 15.593.516,45 TL cezai işlem uygulandığının bildirildiği, söz konusu bildirim ile cezai işlem uygulandığı ve miktarı bildirilmekle birlikte açıkça ifanın talep edilmediği, bildirimin borcun ödenmesi ihtarını içermemesi nedeniyle davalı borçlunun dava tarihinden önce temerrüde düşürülmediği, Mahkemece dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalı şirket ile müvekkili Kurum arasında imzalanan Sözleşmenin (10.) maddesi uyarınca davalıya gönderilen bildirimde ayrıca ödeme ihtarının aranmayacağını, imzalanan sözleşmede açıkça borç bildirim belgesinin tebliği tarihinden itibaren faiz başlatılacağının düzenlendiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı Kurumun Sağlık Hizmeti Satın Alım Sözleşmesine aykırılık nedeniyle uyguladığı cezai işlem tutarının tahsili istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Genel Hükümler kısmında yer alan borçlunun temerrüdüne ilişkin 117. maddesi gereğince kural olarak muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Ancak, borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle borçlu temerrüde düşmüş olur. Diğer bir ifade ile belirli vade söz konusu ise vadenin geçmesiyle birlikte ihtara gerek kalmadan borçlu temerrüde düşer. Buna göre gün, ay ve yıl ile belirtilen bir günde veya sözleşmenin imzalanmasından belli bir süre içinde ödenmesi kararlaştırılmışsa vade belirlidir. Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmelerde yer alan "sözleşmenin uygulanmasından kaynaklanan ceza koşulu ise tebliğ tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte" ifadesiyle belirli bir vade kararlaştırılmış olup, cezai şarta ilişkin borç bildirim belgesinin tebliğiyle birlikte davalı temerrüde düşmüştür. Şu halde, İlk Derece Mahkemesince; faizin temerrüt tarihi olan 30.12.2016 tarihinden itibaren işletilmesine karar verilmesi gerekirken, değerlendirmede hata edilerek yazılı gerekçeyle faizin dava tarihinden itibaren işletilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının, hükmün fıkrasının birinci bendi çıkartılarak yerine "Davanın kabulü ile 15.486.100,39 TL Kurum alacağının 30.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," bendinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.