Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2025/223 E., 2025/1395 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/223 E., 2025/1395 K. (06.03.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/223
Karar No
2025/1395
Karar Tarihi
06.03.2025
Konu
Tazminat, Tapu

3. Hukuk Dairesi 2025/223 E. , 2025/1395 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2023/313 E., 2023/633 K. DAVA TARİHİ : 27.03.2015 Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ... Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davalı ... Belediyesinin maliki bulunduğu Konya İli, Meram İlçesi, Kozağaç Mahallesi 27108 ada 1 parsel sayılı taşınmazda konut yapımı için davalı ... ile diğer davalı şirket arasında 20.06.2006 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre taşınmaz üzerine 512 adet daire yapılmasının ve %25'inin davalı ... Beledisine bırakılmasının ve dairelerin 26 ayda teslim edilmesinin kararlaştırıldığını, sözleşmenin 38. maddesinde inşaatların temel atma ve tapu teslim törenlerinin Meram Belediyesi iş birliği ile yapılacağının düzenlendiğini, müvekkilinin de davalı şirketten Zambak Apartmanı Z Blok 10. kat 22 numaralı daireyi 07.09.2009 tarihli sözleşmeyle satın aldığını ve 125.000,00 TL olan satış bedelini ödediğini, teslim tarihinin ise 30.06.2009 olduğunu, ancak teslim tarihi geçmiş olmasına rağmen teslim edilmediği gibi tapusunun da devredilmediğini, daireyi broşür ve katalogdan görüp Belediye Başkanının beyanlarına itibar ederek Belediyenin güvencesi altında satın aldığını, davalı Belediyenin güven sorumluluğu dışında diğer davalı şirketle aralarındaki sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümlerinden de sorumlu olduğunu ileri sürerek; dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, ayrıca 25.000,00 TL rayiç kira bedeli ile eksik imalattan kaynaklı müspet zararın ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini; tapu iptali ve tescil mümkün olmadığı taktirde, müvekkilince ödenen 125.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... Belediyesi vekili; davacı ile müvekkili Belediye arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacı ile dava dışı şirket arasında yapılan sözleşmede de imzası bulunmadığından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, anılan sözleşmenin resmi şekil şartına uygun olmadığından geçersiz olduğunu, müvekkilinin bu sözleşmede kefil olarak da yer almadığını, taraf olmadığı bir sözleşme nedeniyle sorumlu tutulamayacağını, ayrıca davacının dairenin tapusunu talep edebilmesi için arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin yüklenicisi olan diğer davalı şirketin edimini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmiş olması gerektiğini, davalı şirketin ise edimlerini gereği gibi ve zamanında yerine getirmediğinden arsa payı karşılığı sözleşmenin feshedildiğini, bu nedenle yüklenicinin halefi durumundaki davacının müvekkilinden herhangi bir talepte bulunamayacağını, ayrıca davanın süresinde açılmadığını ve alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... ... İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. davaya cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 20.12.2021 tarihli kararıyla; davanın dayanağı olan 07.09.2009 tarihli satış sözleşmesine konu dairenin satış tarihinden önce 22.07.2008 tarihinde üçüncü kişiye satılarak tapuda devredildiği, bu durumda temlik edenin taşınmaz üzerindeki hakları ortadan kalktığından ve temlik alana geçtiğinden davalı şirketin daha sonra taşınmazı davacıya temlik etmesinin herhangi bir hak doğurmayacağı ve davacıya 07.09.2009 tarihinde yapılan temlikin geçersiz olduğu; öte yandan, güven ilişkisinin ancak geçerli sözleşmelerde uygulanma imkanı olup geçersiz sözleşmelerde davalı Belediyenin güven sorumluluğundan bahsedilemeyeceği, ancak geçersiz sözleşmelerde sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda herkesin aldığını karşılıklı iade ile yükümlü olduğu, bu durumda davacının ancak verdiğini sebepsiz zenginleşme kuralları gereğince ... ... İnşaat A.Ş.den talep edebileceği, davacının dava dilekçesiyle ödenen bedelin tahsilini talep ettiği ve dava değeri olarak 125.000,00 TL gösterdiği, davacı vekilinin de denkleştirici adalet ilkesi uyarınca ödenen bedelin güncellenmesi yönünde talebinin bulunmadığı, geçersiz sözleşmelerde kira bedeli ve müspet zararların talep edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle; davalı ... yönünden davanın reddine, davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulü ile sözleşme kapsamında ödenen 125.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte anılan davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kira geliri kaybı, ödeme tarihinden itibaren ticari faiz ve müspet zarar taleplerinin ise reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Dairemizin 01.03.2023 tarihli ilamıyla; (1) numaralı bentte davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra (2) numaralı bentte; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.05.2019 tarihli ve 2018/13-977 E. 2019/572 K. sayılı emsal niteliğindeki kararında açıklandığı üzere, davalı ... Belediyesinin sorumluluğunun, sözleşmeye dayalı sorumluluk değil güven teorisi gereği bir sorumluluk olduğu, davacının sözleşmeyi her ne kadar diğer davalı ... ... A.Ş. ile akdetmiş ise de, diğer davalı Belediyeye duyduğu güven üzerine reklam ve afişlere, çeşitli söylemlere inanarak imzaladığını; hal böyle olunca, emsal dosyalar da dikkate alınarak, davacının talebi gereği ödenen bedelin iadesi isteminden, davalı ... ... A.Ş. ile birlikte diğer davalı ... Belediyesinin de müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu değerlendirilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle, hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tapu iptali ve tescil istemi yönünden bozma kararından önceki aynı gerekçelerle istemin reddine; ödenen bedelin iadesi istemi yönünden ise, davacı ile davalı ... ... A.Ş. arasındaki satış sözleşmesinin kararlaştırılan tarihte ifa edilmediği, davalılar Meram Belediyesi ile ... A.Ş arasındaki sözleşmenin de 17.08.2011 tarihinde feshedilmesi nedeniyle ifasının mümkün olmadığı, yüklenici şirket tarafından Meram Belediyesi aleyhine Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/409 E. sayılı dosyasıyla açılan davanın ise feshin iptali istemine ilişkin olmayıp feshin haksız olduğunun tespiti ile tazminat istemine ilişkin olduğu, Mahkemece 29.05.2013 tarihinde feshin haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, gerek sözleşmenin ifasının imkansız hale gelmesi gerekse davacının fesih talep etmekle menfi zararını isteyebileceği, menfi zararın alacaklının sözleşme yapılmasaydı uğramayacağı fiili zararlar ile yoksun kaldığı kârı kapsadığı, bunun da sözleşme kapsamında ödenen bedel ile taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedeli arasındaki fark olduğu, Belediyenin sorumluluğunun ise güven sorumluluğu olup 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 51. maddesi uyarınca somut olayın özelliği ve hakkaniyet gereği kusuru daha hafif olduğundan sadece sözleşme kapsamında ödenen bedel yönünden sorumlu tutulabileceği, zarar yönünden yüklenici firmanın kusurlu olduğu dikkate alınarak sadece ... ... A.Ş’nin sorumlu olduğu, emsal alınan ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulundan onanarak geçen Mahkeme kararlarının da aynı yönde olduğu gerekçesiyle; tazminat talebinin kısmen kabulü ile sözleşme kapsamında ödenen 125.000,00 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine; kira geliri kaybı, ödeme tarihinden itibaren ticari faiz ve müspet zarar taleplerinin ise reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı ... Belediyesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili; Mahkemece bozmadan sonraki kararda reddedilen kısımlar yönünden lehe vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, öte yandan güven ilkesinin Türk Hukuk sisteminde düzenlenmediğini, sözleşmelerin sonradan düzenlenme ihtimalinin araştırılmadığını, sözleşmeyi sonradan imzalayanların Belediyeye güven ilkesine dayandığından söz edilemeyeceğini, senet asıllarının ödeme belgesi olarak değerlendirilemeyeceğini, ikinci bilirkişi raporunda ödeme belgesi olarak kabul edilmiş ise de, ilk raporda bu nitelikte kabul edilmediğini, kriminal inceleme yapılmadığını, iflas idaresi ve iflas masasına başvuru yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; harici satış sözleşmesi ile satın alınan taşınmazın teslim edilmemesi sebebiyle terditli olarak tapu iptali ve tescil ya da ödenen bedelin iadesi, kira alacağı ve tazminat istemine ilişkindir. Bir mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlanan bu olgu mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirmektedir. Bu itibarla, temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, yukarıda açıklanan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına göre, davalı Belediyenin güven teorisi gereği somut olayda diğer davalı ile birlikte sorumlu olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 439. maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f89e77ae8d35a931 73c60655d8a731c3

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı