Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1468 E., 2025/4893 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1468 E., 2025/4893 K. (16.10.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1468
Karar No
2025/4893
Karar Tarihi
16.10.2025

3. Hukuk Dairesi 2025/1468 E. , 2025/4893 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2020/155 E., 2023/246 K. Mahkeme kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın bozulmasına dair verilen kararın davalılardan .. ve ... vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili banka ile davalı ... arasında 10.11.1998 tarihli kredi sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların dava konusu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalılara ihtarname gönderilerek, kredi borcunun faiz ve fer'ileriyle birlikte ödenmesinin talep edildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere tüketici kredisi nedeniyle 41.576,56 TL alacağın dava tarihinden itibaren uygulanacak %106,80 faiz ve BSMV ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar; bozma ilamı öncesi herhangi bir yazılı beyanda bulunmamışlar; bozma ilamı sonrasında davalılar .., .., .. vekili tarafından vekaletname ibraz edilerek davanın reddi talep edilmiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 20.03.2012 tarihli kararıyla; toplanan tüm deliller ve Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı bankanın .. Şubesi ile davalılardan asıl borçlu ... arasında 10.11.1998 tarihinde 3.955,62 TL'lik kredi sözleşmesi imzalandığı, her biri 335,53 TL olan 12 eşit taksitte geri ödenmek üzere kredi kullandırıldığı, diğer davalıların bu sözleşmeyi 3.955,62 TL limitle müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, kredi taksitlerinin hiç birinin ödenmediği, yapılan bilirkişi incelemesi ile davacı bankanın davalılardan 05.10.2009 tarihi itibariyle 2.415,18 TL alacaklı olduğunun belirlendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2.415,18 TL'nin dava tarihinden %108,86 temerrüt faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuşlardır.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Yargıtay 13. (Kapatılan) Hukuk Dairesinin 26.09.2018 tarihli ilamıyla; davanın tüketici kredisinden kaynaklı alacak istemine ilişkin olduğu, davacının delil olarak bildirdiği ve banka personelince hayali hesaplar açıldığı ve daha sonra bu hesapların kapatıldığı, bu sebeple haklarında dava açılarak ceza mahkemesinde yargılama yapıldığının temyiz incelemesine gelen benzer nitelikteki dosyalardan anlaşıldığı, dava konusu alacağa esas tüketici sözleşmesinin bahsedilen şekilde banka personelince hayali olarak açılan bir hesaba dayanıp dayanmadığı, davalıların borçluluk sıfatları bakımından belirleyici olup bu bakımından ceza dosyasının incelenmesi gerektiği, hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat hükmü ile bağlı değil ise de maddi vakıaların tespiti açısından kararın bağlayıcı olduğu, bu nedenle davacı tarafın delil olarak dayandığı ceza dosyası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmediği gerekçesiyle, karar bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu alacağa dayanak edilen 10.11.1998 tarihli 2.500.000.000 TL (iki milyar beşyüz milyon) bedelli kredi sözleşmesindeki imzanın davalı ... ile davalı kefil ...'e ait olmadığı, davalıların bu yönde yaptığı itirazların haklı olduğu, davacının davasını bu yönde ispatlayamadığının banka çalışanlarının dava dışı şirketlere usulsüz kredi temin etmek maksadıyla şirket çalışanlarının isimleri kullanılarak, kredi sözleşmelerinin yapıldığı, kredilerin de şirketlere aktarıldığının belirlendiği, sözleşmede imzası bulunanların sorumlu olmadıklarının bozma ilamında bahsi geçen kesinleşen İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/320 E. sayılı ceza dava dosyası ile sabit olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; kararı süresi içinde davacı vekili temyiz etmiştir.

IV. TEMYİZ Dairenin 19.09.2024 tarihli ilamıyla, Mahkemece verilen 20.03.2021 tarihli ilk kararın davalılardan .. ve .. yönünden temyiz edildiği, diğer davalılar .. ve .. yönünden temyiz edilmediği, davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı şekilde davalılardan .. ve .. yönünden de davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın, davacı yararına bozulmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar .. ve .. vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Sebepleri Davalılar ... ve ... vekili; davaya konu alacağın sahte kredi sözleşmesine dayandığını, aynı kredi sözleşmesi ile ilgili olarak başka mahkemede açılan itirazın kaldırılması davasında imzanın davalılar ... ve ...'a ait olmadığı anlaşılarak davanın reddine karar verildiğini, ancak usulü müktesap hak gerekçesiyle bozulan karar sonucu aynı kredi sözleşmesine dayalı olarak iki mahkemeden birbiriyle çelişen iki karar verilmiş olacağını, davalılar arasında eksik teselsül ve ihtiyari dava arkadaşlığının bulunduğunu, davalılar ... ve ...'un diğer davalıların sahip olduğu defi ve itirazlara dayanabileceğini, temyiz sonucu verilen kararın diğer davalılara da sirayetinin kabulünün gerektiğini, somut olay adaletinin bunu gerektirdiğini, sahte kredi sözleşmesi olduğundan kamu düzeni gereğince usulü kazanılmış haktan söz edilemeyeceğini, tebligatlar usulsüz ise ilk kararın şeklen kesinleştiğinden söz edilemeyeceğini, dava konusu ihtilafın eski olduğunu, usulen tebligat yapıldığı gözüküyor olsa da bir çok davadan hiçbir haberi olmadığını, müvekkil ... aleyhine 3-4 dava açıldığını, müvekkiller hakkında açılan davaların sağlıklı bir şekilde takip edilemediğini savunarak, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tüketici kredisinden kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece uyulan bozma kararında belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verildiği, bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmadığı anlaşılmakla hükmün onanmasına dair verilen Daire kararının yerinde olduğundan davalılar ... ve ... vekilinin karar düzeltme talebinin reddine karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar ... ve ... vekilinin karar düzeltme talebinin REDDİNE, Aşağıda yazılı karar düzeltme harcının karar düzeltme talep edenlerden mahallinden alınmasına, Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyenlerden alınmasına, 16.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! dcc320ba27342167 95d81c3fda71b07a

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı