3. Hukuk Dairesi 2025/1822 E. , 2025/4885 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/29 E., 2024/24 K. Mahkeme kararının davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece kararın düzeltilerek onanmasına dair verilen kararın davalı ... vekili tarafından düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı ... şirketinden 29.07.2013 tarihinde 54.114,76 TL bedelle davaya konu .. .. marka aracı satın aldığını, aracın teslim alınmasından 3 ay sonra otomatik şanzıman/vites sisteminde arıza yaşanması nedeniyle 12.11.2013 tarihinde şanzıman sisteminin tamamen değiştirildiğini ancak kısa bir süre sonra aynı arızanın nüksetmesi nedeniyle 04.04.2014 tarihinde ikinci defa şanzıman değişikliği yapıldığını, aynı sorunun üçüncü kez tekrarlaması nedeniyle davalının ..'da bulunan servisinden 02.07.2014 tarihinde randevu alındığını, ancak İstanbul'a taşınması nedeniyle bu randevuya gidilemediğini, aracın satın alındığı tarihten kısa bir süre sonra ortaya çıkan, tamir ve değişimlere rağmen giderilemeyen bu arıza nedeniyle gizli ayıplı olduğunu ileri sürerek, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı .. Motorlu Araç Şirketi vekili; davaya konu aracın üreticisi ve satıcısının müvekkili şirket olmadığını, müvekkili şirketin sadece .. markanın dağıtıcısı olduğunu, üretici sıfatında olmadıklarını, davacının, ayıp ihbar yükümlülüğünü yasal süresi içerisinde yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Şirketi vekili; 22.10.2015 tarihli ihtarnamenin müvekkili şirkete tebliğ edilene kadar müvekkili şirkete yapılmış bir ayıp ihbarının bulunmadığını, bu ihbarın şanzımanda meydana geldiğini iddia ettiği arızadan otuz gün sonraki tarih olan 02.08.2014 tarihinde olması gerektiğini, şanzımanın iki kez değiştirildiğini, şanzımanda meydana geldiği iddia edilen arızadan sonra aracın 28.08.2014, 03.07.20 15... .11.2015 tarihlerinden sonra üç kez daha servise alındığını, ancak davacının şanzımanında bir sorun olduğuna dair şikayette bulunmadığını, var olduğunu iddia ettiği arızanın onarımı için bir talebi olmadığını, araçta meydana geldiği iddia edilen arızanın davacı tarafından öğrenildiği tarihten 477 gün sonra ihtaratın yapıldığını, ihtarın ise müvekkili şirkete 483 gün sonra tebliğ edildiğini, müvekkili şirkete tebliğ tarihine kadar yapılmış bir ayıp ihbarının bulunmadığını, ihtarın tebliğ tarihinin 28.10.2014, davanın açılış tarihinin ise 22.01.2016 olduğunu, davanın 30 günlük zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 28.03.2016 tarihli kararıyla; tüketicinin 4. maddede düzenlenen seçimlik haklardan onarım hakkını kullandıktan sonra malın ayıpsız misliyle değiştirilmesini isteyebilmesi için garanti süresi içerisinde kalmak kaydıyla 1 yıl içerisinde en az 4 defa veya garanti süresi içerisinde 6 defa malın arızalanması ile birlikte aynı zamanda bu arızanın maldan yararlanamamayı sürekli kılması gerektiği, somut olayda davacının aracının iki kez şanzıman arızası nedeniyle onarım gördüğü, davacının seçimlik hakkını bu şekilde kullandığı, ancak malın üçüncü kez arızalandığı ifade edilmesine rağmen bu hususun ispat edilemediği, yönetmelikte aranan 4 defa arızalanma ve bununla birlikte maldan yararlanamamanın sürekli olması şartlarının gerçekleşmediği, sunulan servis kayıtlarından da anlaşılacağı üzere, araç halen davacı tarafından kullanılıp rutin servis kontrollerinin de yaptırıldığı, davacının, malın onarılması seçimlik hakkını kullanması nedeniyle artık misliyle değiştirilmesi seçimlik hakkını kullanması için yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 19.12.2017 tarihli ve 2016/16076 Esas, 2017/12704 Karar sayılı ilamıyla; araçta yapılan onarıma rağmen davacının ayıbın giderilmediği iddiası karşısında araçtaki arızanın üretimden kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olup olmadığı ve bu arızanın maldan yararlanmayı sürekli kılıp kılmadığı hususlarında uzman ve tarafsız 3 kişilik heyetinden denetime elverişli rapor alınıp sonucuna uygun karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar, bozulmuştur. Bozmaya uyan Mahkemenin 19.10.2021 tarihli kararıyla; bozma ilamı uyarınca 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan raporda, dava konusu araçta var olduğu iddia edilen ayıpların bulunmadığı, arızaya konu vitesle ilgili herhangi bir probleme rastlanmadığı, ileride çıkması muhtemel bir arızaya ilişkin belirtiye de rastlanmadığı, teknik cihazlar vasıtasıyla yapılan taramada da herhangi bir arıza kaydının bulunmadığı, davadan önce garanti kapsamında yapılan değişim ve onarımlar sonucunda araçta arıza kalmadığının belirtildiği, raporun hükme esas almaya elverişli olduğu, davalı tarafça davacının talebi üzerine ücretsiz olarak yapılan onarımların araçtaki ayıbı giderdiği ve davacının ayıpsız misli ile değişim hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bozmaya uyan Mahkemenin 19.10.2021 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 06.04.2022 tarihli ve 2022/1868 E., 2022/3258 K. sayılı ilamıyla; Mahkemece, davacının aracının vites kutusu(şanzıman) arızasından kaynaklı iki kez servise gittiği ve vites kutusunun değiştirildiği gözetilerek, yargılama sırasında yolda seyrederken daha önce servise gitmesinin nedeni olan şanzıman arızasından kaynaklı stop ettiği iddiası karşısında, iddia edildiği gibi bir arızanın olup olmadığı, böyle bir arıza varsa arızanın şanzımandan kaynaklanıp kaynaklanmadığı hususunu belirleyecek mahiyette bilirkişiden önceki raporla mukayeseli olarak inceleme yapılıp denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, karar bozulmuştur. B.Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bozmaya uyan mahkemece, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ Dairece kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde davalı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
VI. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Sebepleri Davalı ... Şirketi vekili; temyiz dilekçesindeki hususları tekrar ederek zamanaşımı itirazlarının dikkate alınmadığını, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, rapora itirazlarının nazara alınmadığını, araç şanzımanında onarım yapılmadığını, şanzımanın iki kez komple değiştirildiğini, araçta iki kez değişim yapıldığı halde şanzımanda arıza ortaya çıkmasının üretim hatasına bağlanmasının hatalı olduğunu, raporda araçta şanzıman değişimi yapılmadan önce var olan arızalar ile raporla tespit edilen iki arızanın neden kaynaklandığı, aynı parça ile ilgili olup olmadığına dair bir tespitin yer almadığını, öncelikle şanzımanın sökülmesi ve değerlendirmeye esas parçaların durumlarının tespiti gerektiğini, davacının seçimlik hakkını onarımdan yana kullandığını, ikinci değişim sonrası 7,5 yılı aşkın süre ve 90.000 kilometre sonrasında yapılan tespitle davacının araçtaki ayıbın giderilmediğine dair iddiasının doğru olmadığının ispat edildiğini, ikinci değişim sonrası meydana gelen arızanın kullanım hatası olduğunu ve müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, yine, şanzımanın ikinci kez tam olarak değiştirilmesi sonrasında ikinci değişimin müvekkili tarafından değil, başka bir yetkili servis tarafından yapıldığını, bu nedenle müvekkili yönünden illiyet bağının kesildiğini, araç gizli ayıplı kabul edilse dahi değer kaybına yol açmayan bir ayıbın sözleşmenin feshini ve aracın misli ile değişimini gerektirmediğini, ayıp oranında bedelden indirim uygulanabileceğini ileri sürerek; Daire düzelterek onama ilamının kaldırılarak mahkeme kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 29.07.2013 tarihli satış sözleşmesine konu aracın gizli ayıplı olması iddiasına dayalı aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi istemine ilişkindir. Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesi ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle yargılama aşamasında dava konusu araçta aynı arızanın meydana gelmiş olduğunun anlaşılmasına ve Daire düzelterek onama ilamında aracın her türlü takyidattan ari şekilde teslimine dair düzeltme yapılmasının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin karar düzeltme dilekçesinde bildirdiği sebeplerin reddi gerekmiştir. VII.KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde bulunmayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, Aşağıda yazılı para cezasının karar düzeltme isteyene yükletilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.