Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/1347 E., 2025/4009 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1347 E., 2025/4009 K. (11.09.2025) – Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1347
Karar No
2025/4009
Karar Tarihi
11.09.2025
Konu
Manevi Tazminat, Tazminat, Çek

3. Hukuk Dairesi 2025/1347 E. , 2025/4009 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/17 E., 2023/41 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar ve katılma yoluyla davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir. Davalı Özel Hastane vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinin dört yıllık evli olduklarını, çocuk sahibi olmak istediklerini, hamilelik şüphesi duyunca davalı hastaneye başvurduklarını, diğer davalı doktor tarafından da davacı annenin muayene edildiğini, davalının yaptığı muayene sonucunda dış gebelik teşhisi koyduğunu ve acil ameliyat önerdiğini, doktora güvendiklerinden başka bir doktora gitmediklerini, laporoskopik yöntemle dış gebelik ameliyatın yapıldığını, bu davranışın çok erken, alelacele ve yanlış tanıya dayandığını, ameliyat sonrası yapılan kontrolde beta hcg değerlerinin yükselmesi üzerine kanser ilacı olan metotreksat ilacı kullanması gerektiğinin söylendiğini, oysaki bu sırada gebeliğinin devam ettiğini, doktorun bu ihtimali değerlendirmesi gerekirken ilacı kullandırdığını, bu ilaç sonrası yeniden yapılan kontrolde yine beta hcg değerlerinin yüksek çıkması üzerine doktorun daha yüksek görüntüleme cihazı olan başka bir görüntüleme merkezine yönlendirdiğini, burda yapılan ultrasonda halen gebe olduğunun açık bir şekilde anlaşıldığını ancak kanser ilacı kullanıldığı için gebeliğin sonlandırılmak zorunda kaldığını, hekimin ve onu çalıştıran hastanenin doğru teşhis ve tedavi yapılmamasında kusurlu olduğunu ileri sürerek duydukları elem ve ızdırabın bir karşılığı olarak davacı ... için 300.000,00 TL, davacı ... için ise 100.000,00 TL olmak üzere toplam 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; gerekli bilgilendirilmelerin yapılarak onam alındığını, dış gebelik tanısı ve ameliyat için müvekkilinin kusuru olmadığını, mevcut bulgulara göre ilaç verilmesinde tıbben aykırılık bulunmadığını, fahiş orada tazminat talep edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Hastane vekili; tıbbi müdahalenin hukuka, tıbbi standartlara ve etik kurallara uygun olduğunu, müvekkilinin üzerine düşen yükümlükleri yerine getirdiğini, fahiş orada tazminat talep edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemece verilen 11.02.2016 tarihli ve 2012/173 E., 2016/27 K. sayılı kararla; hükme esas alınan ceza dava dosyasındaki Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi ve itiraz üzerine alınan Adli Tıp Kurumu Yüksek Sağlık Şurası raporlarında, davalı doktorun gebelik kesesi mevcut olduğu halde görmeyerek ve yeterince izlem yapmayarak olası bir gebeliğin varlığı düşünülmeksizin metotraksat isimli ilacın reçete edilmesinin tıp kurallarına aykırı olduğu, hekimin kusurlu olduğunun mütala edildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 5.000,00 TL, davalı ... için ise 1.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 13.04.2012 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde taraflarca temyiz isteminde bulunulmuştur.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 23.10.2019 tarihli ve 2016/20094 E., 2019/10401 K. sayılı sayılı ilamla; mahkemece ceza dava dosyasındaki raporlar esas alınarak hüküm verilmiş ise de hukuk mahkemesinin ceza dava dosyasındaki raporla bağlı olmadığı, kaldı ki davalılardan hastanenin ceza dava dosyasının tarafı olmadığından rapora karşı beyanda bulunamadığı, bu rapora itibar edilmesi ile savunma hakkının engellendiği, o halde mahkemece, tarafların itirazlarını karşılar ve ceza dava dosyasındaki raporlarıda değerlendirir şekilde, üniversitelerin tıp fakültelerinde görevli konusunda uzman öğretim görevlilerinden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden taraf ve yargı denetimine açık rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, kabule göre de; somut olay değerlendirildiğinde yeniden alınacak rapor sonucu hekimin kusurlu bulunması halinde, dava konusu olayın gelişimi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, özellikle dört yıllık evli olan ve çocuk sahibi olmak isteyen çiftin ilk bebeklerini kaybetmesi karşısında, mahkemece takdir edilip hükmedilen manevi tazminatın duydukları elem ve ızdıraba göre çok az olduğu gerekçesiyle, karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, hükme esas alınan ATK raporuyla, ceza dosyasında alınan rapor ve yüksek sağlık şurası raporlarının örtüştüğü, buna göre, davalı doktorun kusurlu davranarak müştekinin gebeliğinin sonlandırılmasına sebep olduğu, davacı annenin ilk gebeliği olduğu, gebelik kesesinin 5 haftadan küçük olması nedeniyle görülemeyebileceği de ön görülerek bir süre beklenmesi ve USG ile takip edilmesi gerekmekte iken dış gebelik tanısı ile ameliyat edilmesinin tıbben uygun olmadığı, beta HCG değerinin yükselmesi ile birlikte USG takibi yapılması gerektiği, ancak yeterince izlem ve takip yapılmadan ve olası bir gebeliğin varlığı düşünülmeden metotraksat isimli ilacı verilmesinin tıbben uygun olmadığı, nitekim 12.04.2012 tarihinde yapılan USG tetkikinde 5 haftalık gebelik kesesinin mevcut olduğunun anlaşıldığı, davalı doktorun eylemlerinin tıp biliminin ilke ve kurallarına uygun olmadığı, her ne kadar ATK raporunda hastanenin sorumlu olmadığı yönünde görüş bildirilmiş ise de; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinde yer alan "adam çalıştıranın sorumluluğu" hükmü gereğince başkasına/hastasına verdiği zararı gidermekle yükümlü olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 200.000,00 TL, davalı ... için ise 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Gerekçe ve Sonuç Dairenin 05.12.2024 tarihli ve 2023/5804 E.-2024/4123 K. sayılı kararıyla, temyiz isteminde bulunan tarafların yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı Hastane vekili karar düzeltme yoluna başvurmuştur.

V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Sebepleri Davalı Hastane Vekili, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda müvekkiline ilişkin kusur atfedilmediğini, organizasyon hatası bulunmadığının belirtildiğini, mevzuat gereğince özen yükümlülüğünün yerine getirildiğini, haksız fiilden kaynaklanan sorumluluğun olmadığını, hastane personelinin kusuru olsa dahi gerekli özenin gösterilmesi halinde sorumluluğun doğmayacağını, davalı doktor ile birlikte müştereken mesul tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, tazminat koşullarının gerçekleşmediğini, fazla miktarda tazminata hükmedildiğini ileri sürerek Daire onama ilamının kaldırılarak mahkeme kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet ilişkisinden kaynaklı hekim hatası iddiasına dayalı manevi tazminat davasıdır. Karar düzeltme yoluyla incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesi ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle Dairece verilen önceki tarihli bozma ilamlarına uygun karar verilmiş olmasına göre Davalı ... Park Sağlık Hizmetleri A.Ş. vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde bulunmayan karar düzeltme isteminin REDDİNE, Aşağıda yazılı para cezasının düzeltme isteyene yükletilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f424796d1e8a1946 db7cbfa148daf030

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı