Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1185 E., 2025/5070 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1185 E., 2025/5070 K. (22.10.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1185
Karar No
2025/5070
Karar Tarihi
22.10.2025
Konu
Tapu

3. Hukuk Dairesi 2025/1185 E. , 2025/5070 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1184 E., 2024/44 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Manavgat 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/286 E., 2021/471 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirketin . İli, .. İlçesi, .. Köyü, 2 84... parselde bulunan .. .. .. Köyündeki villaların maliki olduğunu, davalı ile bu taşınmazların tanıtımı ve satışını yapmak üzere sözlü mutabakata vardıklarını, buna karşılık .. Blok Zemin + ... Kat .. ve .. numaralı bağımsız bölümler ile .. Blok Zemin Kat .. numaralı bağımsız bölümün müvekkili taafından davalıya devir ve temlik edildiğini, ancak davalının taahhüdünü yerine getirmediğini, hiçbir villa satışı yapmadığını, taşınmaz bedellerini de ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine Manavgat 1. İcra Müdürlüğünün 2018/3243 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu ileri sürerek; davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin davacı şirketten dava konusu taşınmazları satın aldığını, tüm işlemleri .. Tapu Müdürlüğünde yaptıklarını ve neticesinde resmi senet düzenlendiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı şirket ile yazılı veya sözlü herhangi bir sözleşme yapmadıklarını, davacının sözlü bir sözleşme ile 3 adet gayrimenkul devri yaptığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı vekilince sunulan belgelerle davalının davacı şirketten evvel tapu kayıtlarında maliki bulunan şirket ile arasında düzenlenmiş harici satış sözleşmeleri ve ödeme belgeleri ile davacı şirket ile davalı arasında tapu müdürlüğünde düzenlenen resmi satış senedi dikkate alındığında davalı tarafından bedeli ödendiği, simsarlık sözleşmesine dair yazılı bir delilin davacı tarafça sunulmadığı, dava dilekçesi ekinde sunulan, mail adresleri dahi belirsiz imzasız davacı şirket yetkilisi ile davalı arasında yapıldığı iddia olunan görüşmelerin davalı tarafça kabul edilmediği, davacının iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının yazılı sözleşme sunmamış olması nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine dair Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekili istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, taraflar arasında simsarlık ilişkisinin varlığını kabulün mümkün olmadığı, müvekkil şirket ve yetkilileri ile davalı arasındaki güven ilişkisi göz ardı edilerek hüküm kurulduğu, davalının taşınmazları satın aldığına ilişkin iddiasını ispatla yükümlü olduğu, tanık dinlenilmesi taleplerinin reddinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, simsarlık sözleşmesine aykırılık nedeniyle tapu iptal ve tescil işlemine ilişkindir. 1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 520. maddesinin birinci fıkrasında simsarlık sözleşmesinin tanımı "...simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması halinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir." şeklinde yapılmıştır. 2. 6098 sayılı Kanun'un 520. maddesinin üçüncü fıkrasına göre; taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. 3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlıklı 190. maddesinde; “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklindedir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçelere, özellikle ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça simsarlık sözleşmesine dair yazılı bir delilin sunulmadığı, davalı ile davacıdan önceki tapu maliki dava dışı şirket arasında düzenlenmiş harici satış sözleşmeleri ve ödeme belgeleri ile davacı şirket ile davalı arasında tapu müdürlüğünde düzenlenen resmi satış senedi birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafından dava konusu taşınmazların satın alınarak bedellerinin ödendiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı