Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/984 E., 2025/5072 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/984 E., 2025/5072 K. (22.10.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/984
Karar No
2025/5072
Karar Tarihi
22.10.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2025/984 E. , 2025/5072 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/455 E., 2024/3239 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/312 E., 2023/690 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili devralmadan önce dava dışı ... .. şubesi ile davalı arasında 03.12.2019 tarihli elektrik enerjisi satış sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında davalı şirketin ..'daki ../..-1 abone numaralı tüketim noktasına sabit birim fiyat üzerinden elektrik enerjisi satmayı taahhüt ettiğini, 2. maddesinde sözleşme süresince birim satış fiyatının sabit kalacağı ve 10. maddesinde birim satış fiyatının 0,417 TL/kWh olarak ve 01.01.2020 - 31.12.2020 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde belirlendiğini, 02.12.2020 tarihli protokol ile sözleşme süresinin 31.12.2021 tarihine kadar uzatıldığını, protokol ekinde yer alan satış bilgileri formunda uzatılan sürede birim satış fiyatının 496 TL/MWh (0,496 TL/kWh) olarak sabit şekilde belirlendiğini, ... bölünmesi sonrası müvekkili şirketin kurulduğunu, anılan sözleşmenin müvekkili şirkete devredilmesine dair davalının da taraf olduğu 01.02.2022 tarihli protokolün imzalandığını, bu protokolün 4. maddesinin 3. paragrafında sözleşmenin ve ek protokolün tüm hüküm ve şartlarının müvekkili ile davalı arasında aynen uygulanmasına devam edileceğinin kararlaştırıldığını, 02.12.2020 tarihli ek protokol ile kararlaştırılan sabit birim fiyatının müvekkili bakımından da 31.12.2021 tarihine kadar geçerli olduğunu, davalının protokole aykırı olarak birim fiyatı arttırmak istediğini, muhtelif zamanlarda hukuki dayanağı olmaksızın sabit birim fiyatlarını 01.07.2021 - 31.12.2021 tarihleri arasında 3 defa arttırdığını, müvekkilinin arttırım taleplerine ilişkin yazılara itiraz ettiğini, buna rağmen davalının 2021 yılı Temmuz ayı ve sonrasında elektrik enerjisi bedelli faturalarının ek protokol ile kararlaştırılan birim fiyattan daha yüksek fiyatları üzerinden düzenlediğini, müvekkilinin ilgili faturalara süresi içinde noter kanalı ile keşide ettiği ihtarnameler ile itiraz ettiğini, müvekkilinin ihtirazi kayıtla faturaları ödemek zorunda kaldığını, fazladan ödenmek zorunda kalınan 805.575,13 TL'nin ödenme tarihlerinden itibaren işlemiş faizleriyle birlikte davalıdan tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek; davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; piyasa takas fiyatı (PTF) fiyatlarında Temmuz ayı itibariyle artan maliyetlerden dolayı artış gözlemlendiğini, enerji piyasalarının yönetiminin .. tarafından yapıldığını, müvekkilinin artan fiyatlara müdahale edemediğini, davacının tüm dünyayı etkileyen enerji krizini yok saydığını, olağanüstü aylık PTF fiyat artışı olduğunu, bu durumun piyasadaki tüm tedarik ve üretim şirketlerinin yaşadığı bir sorun olduğunu, müvekkilinin kâr gütmeye değil zararını minimize etmeye yönelik artış yaptığını, Temmuz 2021 döneminde aylık ortalama birim satış fiyatının 0,518 TL/kWh olduğunu ve bu fiyat üzerinden üç ay daha davacıya fatura kesildiğini, sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi beklenmeyen olağanüstü bir durumun ortaya çıktığını, fiyat artışı yapılmadan devam etmesi halinde sözleşmeyi sürdürmenin müvekkili şirketten beklenemeyeceğini, sözleşmenin ilgili maddelerine göre fiyat artışının kabul edilmemesi halinde davacıya sözleşmeyi fesih etme yetkisinin tanındığını, tüm dünyayı global olarak etkileyen enerji krizi nedeniyle aşırı ifa güçlüğü oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyaya kazandırılan bilirkişi raporuyla, elektrik piyasasında sözleşme dönemi için olağanüstü koşulların gerçekleşmediği, mevzuatta öngörülen tavan fiyat artışının mevcut olmadığı, sözleşmenin yapılması sırasında elektrik fiyat dalgalanmalarının öngörülebileceği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 138. maddesi kapsamında aşırı ifa güçlüğünün söz konusu olmadığı, davalının sözleşmede kararlaştırılan sabit birim fiyat yerine tek taraflı tespit ettiği birim fiyat üzerinden hesaplama yaparak düzenlediği altı adet faturaya istinaden davacı tarafından ihtirazi kayıtla 808.204,92 TL fazladan ödeme yapıldığı, davacının fazladan ödemek zorunda kaldığı asıl alacağı ve alacağın işlemiş faizini talep edebileceğinin bildirildiği gerekçesiyle; takip talebindeki asıl alacak talebiyle bağlı kalınarak 805.575,13 TL asıl alacak ve 36.490,31 TL işlemiş faiz yönünden davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talebin reddine, itirazın iptaline ve takibin asıl alacak 805.575,13 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 oranını aşmamak kaydıyla ticari avans faizi işletilmek suretiyle devamına, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan %20'si oranında 168.413,08 TL inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 6098 sayılı Kanunun 138. maddesinin aşırı ifa güçlüğünü ve uyarlamayı düzenlediği, davalı şirketin uyarlamaya dair dava yoluna başvurmadığı, tacir olan tarafların basiretli iş adamı gibi hareket etmekle yükümlü olduğu, İlk Derece Mahkemesinin hükme esas aldığı bilirkişi raporlarının denetime elverişli bulunduğu, davalının tek taraflı olarak fiyat belirlemesinin sözleşmeye aykırı olduğu, Mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurularının reddine karar verilmiş, karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince temyiz başvurusunda bulunmuş, davalı şirket vekilince Mahkemece verilen bir hafta kesin süre içerisinde muhtıra gereği yatırması gereken harç ve masrafları yatırmaması sebebiyle Bölge Adliye Mahkemesince temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davaya konu icra takibinde asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda ticari avans faizi talep ettikleri halde İlk Derece Mahkemesince takibin asıl alacak 805.575,13 TL'ye takip tarihinden itibaren yıllık %15,75 oranını aşmamak kaydıyla ticari avans faizi işletilmek suretiyle devamına karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu ileri sürerek; “asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda ticari avans faizi işletilmesine” şeklinde düzeltilerek onanmasına, aksi kanaatte ise " %15,75 oranını aşmamak kaydıyla" ibaresi yönünden kararın kısmen bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sözleşme ile kararlaştırılan birim fiyatlarının üstünde fatura tahakkuk ettirildiği iddiasına dayalı fazla ödenen bedelin iadesi talepli başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davaya konu takip dosyasında düzenlenen ödeme emrinde, davacı asıl alacağa işleyecek faizi "yıllık %15,75 (Ticari) değişen oranlarda" şeklinde talep etmiştir. Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesince, "%15,75 oranını aşmamak kaydıyla" şeklinde ticari avans faizine hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırlması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "takip tarihinden itibaren yıllık (%15,75 oranını aşmamak kaydıyla) ticari avans faizi" ibaresinin çıkartılarak yerine "takip tarihinden itibaren yıllık değişen oranlarda ticari avans faizi" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 2f5755af235fc44e 6563fe31381c78dd

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı