Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/1040 E., 2025/4413 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1040 E., 2025/4413 K. (29.09.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1040
Karar No
2025/4413
Karar Tarihi
29.09.2025

3. Hukuk Dairesi 2025/1040 E. , 2025/4413 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1255 E., 2024/2061 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/270 E., 2024/181 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili; davacılar ile davalının kardeş olduklarını, davalıya 05.05.2021 tarihinde 25.000€, 06.05.2021 tarihinde 25.000€ ve 10.05.2021 tarihinde 4.500€ olmak üzere toplamda 54.500€ borç para gönderdiklerini, alacağın tahsili amacıyla ...Noterliğinin 05.07.2022 tarihli ... Yevmiye Numaralı gönderdikleri ihtarın 06.07.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak 6 haftalık sürenin geçmiş olmasına rağmen davalının parayı iade etmediğini ileri sürerek; ödüncün verildiği tarihlerden itibaren işleyecek faizi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir

II. CEVAP Davalı vekili; davanın görülebilmesi için HMK'nın 84. maddesi uyarınca davacılarca teminat yatırılması gerektigini, davanın, kısmi dava olarak açılmasında hukuki menfaat bulunmadığını, davanın kısmi dava olarak kabulü halinde eksik harcın tamamlatılması gerektiğini, her iki davacı tarafından gönderilen paraların hukuki mahiyetlerinin birbirinden farklı olduğunu, taraflar arasındaki uyuşmazlık bedelinin senetle ispat zorunluluğunun öngörüldüğü yasal sınırın üstünde olduğunu, dava dilekçesinde ileri sürdükleri iddiaların gerçek dışı olduğunu ve istemlerin hukuka aykırı olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyuşmazlığın ödünç sözleşmesine dayalı alacak talebinden kaynaklandığı, HMK'nın 107. maddesine göre belirsiz alacak davasının davanın açıldığı tarihte alacağın miktarı yahut değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin davayı açandan beklenemeyeceği ve bunun imkansız olduğu hallerde açılabileceği, oysa davacı tarafça gönderilen ve dava konusu yapılan alacak miktarının yabancı para olarak belirli olduğu, TL'ye döviz kuru üzerinden dava tarihi itibari ile çevrilerek talep edilmesinin mümkün olduğu halde davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacıların hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiş; karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamı, mevcut delil durumu, davacı tarafça davanın 1.000 TL üzerinden açıldığı, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğu, davanın usulden reddedildiği anlaşılmış olup, buna göre davalı lehine 1.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmaması, kararın mahiyeti ve davacıların durumuna göre somut olayda teminat gösterme zorunluluğunun bulunmaması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davacıların yerleşim yerlerinin Almanya olduğu, Türkiye'de dava açabilmeleri için teminat yatırmaları gerektiği, teminat miktarının talep edilen 54.500 Euro üzerinden takdir edilmesi gerektiği, lehine 17.900,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1.000,00 TL'ye hükmedilmesinin hatalı olduğu, ayrıca davacıların müştereken müteselsilen vekalet ücretinden sorumlu tutulmaları gerektiği, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ödünç sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesinde "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder." hükmü uyarınca dava şartlarının yokluğu halinde usulden reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Aynı Kanunun 84. maddesinde a bendinde "Türkiye’de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşının dava açması, davacı yanında davaya müdahil olarak katılması veya takip yapması." halinde davalı tarafın muhtemel yargılama giderlerini karşılayacak uygun bir teminat gösterileceğine ilişkin hüküm mevcuttur. HMK 85/1-b maddesinde ise, "davacının yurt içinde istenen teminatı karşılamaya yeterli taşınmaz malının veya ayni teminatla güvence altına alınmış bir alacağının bulunması" halinde teminat istenemeyeceği belirtilmiştir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, yukarıda zikredilen düzenlemeler karşısında, davacıların teminat göstermekle yükümlü olan kişiler arasında olmamasına, AAÜT 'nin 13/2 maddesi; "Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." hükmü uyarınca davalı vekiline 1.000,00 TL vekalet ücreti hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kararda vekalet ücretinden davacıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının belirtilmemesinin mahallinde düzeltilebilir hata olduğunun anlaşılmasına ve temyiz edenin sıfatına göre; davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ce748e64e0af68cd b4a13ac44403fb3c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı