3. Hukuk Dairesi 2025/1156 E. , 2025/4416 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3521 E., 2024/2670 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/643 E., 2022/301 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davacı Bankanın kredili müşterilerinden olan müflis ... Mam... A.Ş. firmasından olan alacaklarının tahsilini teminen, Bankaya ipotekli taşınmaz ile ilgili olarak İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2017/3987 E. sayılı dosyası üzerinden yürütülen takip kapsamında; dava dışı ... Turizm Ticaret A.Ş. adına kayıtlı bulunan Ankara İli, ... İlçesi, ... Mahallesi 46543 ada 6 parsel numaralı taşınmazda bulunan 94 bağımsız bölüm numaralı kargir iş merkezi vasfındaki taşınmazın 2.701.000,00 TL bedel ile ihale edildiğini ve 11.02.2019 tarihinde Banka adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazda önceki malik ile imzalanan 01.10.2015 başlangıç tarihli ve 5+5 yıl süreli kira sözleşmesi uyarınca kiracı olarak bulunan davalının Kasım 2019 tarihinde taşınmazı tahliye ettiğini, davalının tahliye esnasında ve öncesinde taşınmazın ve ortak alanların muhtelif yerlerine kasten zarar verdiğini, zararların tespiti amacıyla, Ankara Batı 4 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/36 D.İş dosyası ile bir kısım zararların ve parasal karşılığına ilişkin tespit yapıldığını, zararların 2020 tarihi itibariyle parasal karşılığının 410.000,00 TL olduğunun belirlendiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 410.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davaya konu taşınmazın davalı şirket tarafından Kasım 2019 tarihinde tahliye edildiğini, mecurun davalının tahliyesinden sonra geçen süre de göz önüne alındığında işgalciler tarafından zarara uğratılmış olabileceğini, davalıya dava konusu zarara ilişkin bugüne kadar herhangi bir bildirimde de bulunulmadığını, davalının mecuru tahliye ederken tüm özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini ve mecura herhangi bir zarar vermediğini, tahliye edildikten sonra taşınmazda ve ortak alanlarda oluşan zararlardan davalının sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının mülkiyetinde bulunan Ankara İli ... İlçesi ... Mah. 46543 ada 6 parselde bulunan 94 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın 01.10.2015 tarihli kira sözleşmesi ile 5+5 yıllık davalıya kiralandığı, daha sonra İstanbul 10.İcra Müdürlüğünün 2017/3987 Esas sayılı dosyasında taşınmazın 22.05.2019 tarihli Mahkeme kararı ile tahliye edildiği, taşınmazda oluşan ve hor kullanmaya bağlı zararların tespiti için mahallinde uzman bilirkişi ile keşif icra edildiği, alınan bilirkişi raporunda; hor kullanmaktan kaynaklanan kısımlarının imalatlar toplamının 275.000,00 TL, bina içinde yangın boru ve sisteminin yenilenmesi, iş merkezinin ortak alanlarıa verilen zararların onarımının 80,000 TL olduğunun ve söz konusu imalatların yapılması için geçecek 3-4 aylık süredeki kira kaybı taşınmazdaki değer kaybı hususları bir bütün olarak değerlendirilerek ve davalının eyleminin haksız fiil ve sözleşmeye aykırı eylem olarak nitelendirildiğinden yasal faiz uygulanması gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulü ile 410.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın tacirler arasındaki ticari nitelikteki kira sözleşmesinden kaynaklanan kiralananda meydana gelen zarar ve eski hale getirme tazminatı istemine ilişkin olduğu, davanın 01.06.2021 tarihinde 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanun) 18/A maddesinin 2.fıkrasına göre arabulucuya başvurulmadan doğrudan açıldığı, davaya konu talep yönünden öncelikle arabuluculuk yoluna başvurulması gerektiği, bu hususun dava şartı olduğu, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecine girilmeden davanın açıldığı anlaşılması üzerine, Mahkemece davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esası incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, kaldırma nedenine göre davacı vekilinin katılma yolu ile istinafı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davanın 11.06.2021 tarihinde ikame edildiği, 6325 sayılı Kanun'da kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar için arabuluculuk dava şartının ise 01.09.2023 tarihinde yürürlüğe girdiğini, bu nedenle davanın ikamesinden önce arabuluculuk başvurusunun yapılmadığını, Kanun'a aynı tarihte eklenen Geçiçi Madde 3 ile Kanun'un 18/B maddesinin dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümlerin, maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla İlk Derece Mahkemeleri ve Bölge Adliye Mahkemeleri ile Yargıtayda görülmekte olan davalar hakkında uygulanmayacağının açıkça düzenlendiğini, ayrıca söz konusu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklanan bir hukuki uyuşmazlık olduğunun kabulü halinde de neticenin değişmeyeceğini, zira haksız fiilden kaynaklanan hukuki uyuşmazlıklarda da arabuluculuğun dava şartı olarak düzenlenmediğini, ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık kira sözleşmesinden kaynaklanan, kiralananda meydana gelen zarar ve eski hale getirme tazminatı istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, davanın 7155 sayılı Kanunun 20. maddesi hükmünün 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe girdiği tarihten sonra 11.06.2021 tarihinde açılmasına, davanın tacirler arasındaki ticari nitelikteki kira sözleşmesinden kaynaklanan, kiralananda meydana gelen zarar ve eski hale getirme tazminatı istemine ilişkin olmasına ve davanın açılmadan önce arabulucuya başvurulmamış olmasına göre; davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bb8e4504bdab8bdc 699dbc4e62e3d460