3. Hukuk Dairesi 2025/1134 E. , 2025/4393 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1542 E., 2024/2139 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/246 E., 2024/447 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili; ... Projesi kapsamında müvekkillerinin murisi ... ile davalı ... arasında 10.03.2006 tarihli arsa ve tesis sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında taahhüt edilen konutların en geç 29.12.2015 tarihinde teslim edilmesi gerektiğini, müvekkillerinin murislerine isabet eden 6 dairenin geç teslim edildiğini belirterek; şimdilik 1.200,00 TL kira tazminatının 29.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiş, 06.06.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 412.156,60 TL'ye çıkarmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili; hak sahipleri ile yapılan sözleşmede teslim tarihlerinin olmadığını, yasal süreler içerisinde tamamlanan konutların teslimatlarının yapıldığını, müvekkili İdarenin kusuru olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.07.2023 tarihli kararıyla; davacıların murisi ile davalı İdare arasında 17.03.2006 tarihinde imzalanan sözleşme uyarınca davacıların taşınmazdaki hisselerini davalı İdareye devrettiği, sözleşmede teslim süresi öngörülmediği, ancak iş bitim tarihinin Ankara 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/489 E. sayılı dosyası üzerinden verilen karar ile belirlendiği, anılan kararın Yargıtay 23.Hukuk Dairesinin 2015/8849 E., 207/1013 K. sayılı kararı ile kesinleştiği, bu karar uyannca makul sürenin 29.12.2015 tarihi olduğu, dava konusu dairelerin 3 tanesinin 24.07.2018 tarihinde, 3 tanesinin ise 25.07.2018 tarihinde davacılara gecikmeli olarak teslim edildiği, davacıların kira kaybı talebinin yerinde olduğu, davanın taraflar arasında karşılıklı mülkiyetin devrini amaçlayan sözleşmeden kaynaklandığı, özel hukuk hükümlerinin uygulanması gerektiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 146. maddesi gereğince bu tür davalarda 10 yıllık zamanaşımı süresi uygulanması gerektiği, dolayısıyla zamanaşımı süresinin dolmadığı, davaya konu teşkil eden 6 daire için talep edilebilecek toplam kira tazminatının 423.906,60 TL olduğu, davacı vekilinin talebinin 412.156,60 TL olması sebebiyle taleple bağlı kalınması gerektiği gerekçesiyle; davanın kabulüne, teslimde gecikme nedeniyle kira kaybı tazminatı bedeli olan 412.156,60 TL'nin 1.200,00 TL'sinin dava, 410.956,60 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiziyle davalıdan alınarak davacı tarafa miras payı oranında verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
IV. İSTİNAF 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 22.05.2024 tarihli kararıyla; Mahkemece, davacının bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeden ve bu yönde ek rapor aldırılmada hüküm kurulduğu, mirasçı ...'in dava dışı olmasına rağmen tüm mirasçılar yönünden yapılan hesaplama sonucu bulunan meblağ üzerinden hüküm kurularak infazda tereddüt oluşturulduğu gerekçesiyle; davalının istinaf talebinin kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mirasçı ...'in dava dışı olması sebebiyle davacı mirasçıların geç teslimden kaynaklı alabileceği kira bedelinin toplam 317.929,95 TL olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, kira kaybı tazminatı bedeli olan 317.929,95 TL alacağın 1.200,00 TL'sinin dava, 316.729,95 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiziyle davalıdan alınarak davacı tarafa miras payı oranında verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur. 3. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyuşmazlığın özel hukuk hükümlerine tabi sözleşmenin imzalanmasından sonra ortaya çıktığı, kamu hukukundan kaynaklanan ve idari yargıda görülmesi gereken idari bir işlemin veya hizmetin söz konusu olmadığı, adli yargının görevli olduğu, dairenin teslim edilmesi gereken tarihten itibaren 6098 sayılı Kanun'un 146. maddesine göre 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, dava konusu bağımsız bölümlerin davalı İdare tarafından davacıya tapuda resmi olarak devredilmiş olduğu, ancak inşaatın makul sürede tamamlanamaması nedeniyle teslimin gecikmeli olarak yapıldığı, bilirkişi raporunda hesaplanan kira alacağının taşınmazın bulunduğu semt, kent ve iş merkezlerine uzaklığı, bölgedeki konumu, arz ve talep durumuna uygun olduğu, her ne kadar mirasçı ...'in vefat ettiği ve dava dışı olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, davacıların ıslah dilekçesi ile birlikte mirasçı ...'in mirasçılık belgesini sundukları, bu kişinin mirasçılarının da davacılar içerisinde yer aldığı, dava tarihi itibariyle dava dışı mirasçı bulunmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu mirasçı payının dava dışı olduğu belirtilerek kısmen kabul kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davacıların bu yöndeki istinaf başvurusunun yerinde olduğu gerekçesiyle; davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden davanın kabulüne, teslimde gecikme nedeniyle kira kaybı tazminatı bedeli olan 412.156,60 TL alacağın 1.200,00 TL'sinin dava, 410.956,60 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren uygulanacak yasal faiziyle davalıdan alınarak davacılara miras payları oranında verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; davada idari yargının görevli olduğunu, dava kira kaybı alacağına ilişkin olup 6098 sayılı Kanun hükümleri uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğunu, kira kaybından kaynaklanan bir borç bulunmadığını, davalının sözleşme gereğince üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, sözleşmede teslim tarihiyle ilgili taahhütte bulunulmadığını, taşınmazların süresinde teslim edildiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ... Projesi kapsamında taraflarca imzalanan sözleşmeye konu dilekçenin geç teslimi nedeniyle kira tazminatı istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanan hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, dava konusu bağımsız bölümün inşaatın makul süresinde tamamlanamaması nedeniyle tesliminin gecikmeli olarak yapıldığı, bilirkişi raporunda hesaplanan kira tazminatının taşınmazların bulunduğu semt, kent ve iş merkezlerine uzaklığı, bölgedeki konumu, arz ve talep durumuna uygun olduğu, davaya konu konutun arsa ve tesis sözleşmesi kapsamında yapılarak teslim edildiği, Yargıtay kararlarına göre teslim için makul süre kabul edilen 29.12.2015 tarihi ile fiili teslim tarihi arasındaki dönem için yapılan hesaplamanın yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8af75b5b9baafe2d 56a6b21b01faef12