Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Ekim 2025 › 2025/1033 E., 2025/4750 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/1033 E., 2025/4750 K. (13.10.2025) – Miras

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1033
Karar No
2025/4750
Karar Tarihi
13.10.2025
Konu
Miras

3. Hukuk Dairesi 2025/1033 E. , 2025/4750 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2094 E., 2024/2012 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/303 E., 2023/19 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili; müvekkilleri ile davalının müşterek murisleri A.S.nin 27.01.2019 tarihinde vefat ettiğini, davalının muristen aldığı vekaletname ile murise ait .. İli .. ilçesi .. Mahallesi 918 01... parselde bulunan arsayı 1.050.000,00 TL'ye satarak kendisine ve kızına birer gayrimenkul ve kendi adına bir araç satın aldığını, ayrıca mirasbırakanın bankadaki nakit parasını da çekerek kızına aktardığını, davalının yaptığı muvazaalı işlemler nedeniyle müvekkillerinin mirasçılık haklarını zarara uğradığını ileri sürerek; şimdilik 100,00 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davacıların iddialarının asılsız olduğunu, müvekkilinin mirasbırakanın malvarlığı ile geçinmediğini, aksine elde ettiği gelir ile mirasbırakana yardım ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçimine göre davanın vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayandığı, vekilin, vekâlet verenin iradesine aykırı davrandığının ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacılar tarafından bu iddianın yasal deliller ile ispatlayamadığı gibi yemin delilinin hatırlatılmasına rağmen yemin delilinin kullanılmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların mirasbırakanı A.S. tarafından taşınmaz satışı ve bankacılık işlemlerini yerine getirmek üzere davalının vekil tayin edildiği, dava konusu edilen .. ili .. ilçesi .. Mahallesinde kain 918 01... parsel sayılı taşınmazdaki hissenin 22.11.2016 tarihli resmi senet ile mirasbırakan ...ye vekaleten dava dışı ... tarafından dava dışı ...'ye satıldığı, davalının bu işlemde mirasbırakanın vekili olarak yer almadığı, satış bedelinin davalı tarafından alındığı iddiasının ispat edilemediği, murisin banka hesaplarından davalı tarafından yapılan herhangi bir işlemin tespit edilemediği, yemin teklif hakkını da kullanmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; 13.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda muris ve davalı açısından tespit edilen hususların muvazaayı ispat eder nitelikte olmasına rağmen Mahkemece bu hususun göz ardı edilerek maddi gerçeğin açığa çıkarılması fırsatının tanınmadığını, davalının tüm taşınmaz edinimlerini dava konusu arsanın satışından sonra gerçekleştirdiğini, davalının taşınmazları edinecek maddi gücünün bulunmadığını, davaya konu taşınmazın hissedarları ve satın alan kişilerin tanık olarak dinlenilmesi taleplerinin davanın aydınlatılmasına ilişkin olduğunu ve süresinde bildirilmediği gerekçesiyle taleplerinin reddedilmesinin yasal olmadığını, yemin delilinin kullanılmamasının aleyhe yorumlanamayacağını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan vekilin hesap verme yükümlülüğüne dayanan alacak istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine ve özellikle davacıların davalının vekil olarak muris adına zararlandırıcı işlemler yaptığını, yasal deliller ile ispatlayamadıklarının anlaşılmasına göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 391cdb560c235b12 002e92aaeb4d581d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Ekim 2025 kararlarının tamamı