3. Hukuk Dairesi 2025/1305 E. , 2025/4769 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1579 E., 2025/173 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/578 E., 2024/190 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davalı tarafın kendisi yönünden kesin olan kararı temyiz ettiği gerekçesiyle temyiz isteminin reddine dair verdiği 21.02.2025 tarihli ek karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davalının müvekkili Üniversitenin 03.12.2009 tarihli ilanına başvurup, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun (2547 sayılı Kanun) 50/d maddesi gereğince 05.02.2010 tarihli atama kararnamesi ile atamasının yapılarak ..araştırma görevlisi kadrosundaki görevine 11.02.2010 tarihinde başladığını, Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 12.05.2010 tarihli toplantısında, davalının dava dışı Ortadoğu Teknik Üniversitesinde ihtisas eğitim süresince kadrosunun geçici olarak tahsisinin yapılması uygun görüldüğünü, davalının müvekkili Üniversitedeki görevinden 20.07.2010 tarihinde ayrılarak geçici tahsisinin yapıldığı dava dışı Üniversitede 26.07.2010 tarihinde görevine başladığını, buradaki görevinden 15.02.2017 tarihi itibariyle ayrılarak müvekkili Üniversitedeki görevine 22.02.2017 tarihinde döndüğünü, fakat davalının görevinden 22.02.2020 tarihinde istifa ederek ayrıldığını, 2547 sayılı Kanunun 35. maddesi gereğince imzalamış olduğu taahhütname gereğince mecburi hizmet yükümlülüğü bulunduğu ve mecburi görev süresini tamamlamaması nedeniyle müvekkili Üniversitenin davalıdan 611.964,42 TL alacağının bulunduğunu belirterek, 611.964,42 TL alacağın davacıya ödendiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli kararıyla; yüklenme senedindeki mecburi hizmet yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde araştırma görevlisi kadrosunda bulunmanın ve çalışmanın karşılığı olan maaşların geri verileceğine dair senet hükmünün geçersiz olduğu kabul edilerek, davacı Üniversitenin davalıdan alacaklı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli kararıyla; eğitim sürecinde araştırma görevlisi olan davalıya ödenen maaşların geri istenemeyeceği yönündeki Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik olmadığı, aksi kabulün angarya yasağını ihlal olacağı, ancak davalıya yurt içi maaşı ve maaşa bağlı olarak yapılan ödemelerin dışındaki geliştirme ödeneğinin ve hesaplanacak faizinin yüklenme senedi hükümlerine göre geri istenebileceğinin gözetilmemesinin doğru olmadığı, konusunda uzman bir Sayıştay denetçisi bilirkişiden rapor alınmak suretiyle sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine iadesine karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanunu'nun 14. maddesi ve 2005/8681 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı hükümleri gereği akademik personele ödenen geliştirme ödeneğinin, çalışmayı izleyen ay başında ödeneceği, bu ödeneğin damga vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulamayacağı, davalıya araştırma görevlisi kadrosuna atandığı davacı Üniversitede ödenen 4.442,50 TL geliştirme ödeneğinin aylığın unsuru olduğu, yersiz ve fazla ödenen aylıklardan doğan kişi borçları listesine göre 1.722,13 TL yasal faizin geri istenebileceği, hükme konu edilen eğitim sürecinde davalıya ödenen maaşların geri istenemeyeceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile 6.164,63 TL geliştirme ödeneği ve faiz alacağının dava tarihi olan 23.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının istinafı açısından, karar tarihi itibarı ile istinaf kesinlik sınırın 28.250,00 TL olduğu, Mahkemece kabul edilen miktar olan 6.164,63 TL'nin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı kapsamında kaldığı, davacının istinaf sebepleri açısından ise Mahkemece verilen kararın isabetli olduğu gerekçesiyle; davalının istinaf dilekçesinin reddine, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde taraf vekilleri, temyiz başvurusunun reddine dair verilen ek karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; davalının mecburi hizmet süresi dolmadan mazeretsiz ve izinsiz görevi bıraktığı takdirde, mecburi hizmetine tekabül eden ödemelerin tamamamını ve %50 fazlasıyla, ayrıca bu ödemelere ilişkin sarf tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiz ile sair vergi ve kanuni ödemelerle birlikte müvekkili Üniversitesiteye ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davaya konu taahhüd senedini davalının özgür iradesiyle imzaladığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili; davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, müvekkilinin davacı Üniversite bünyesinde doktora eğitim programı olmaması nedeniyle istifa etmek zorunda kaldığını, davaya konu taahhütnameyi imzalamak zorunda kaldığını, ilgili mevzuatta ödemelerin geri alınabileceğine dair hüküm olmadığını, müvekkilinin mecburi hizmet süresine karşılık gelecek şekilde çalıştığını ileri sürerek;ek kararın bozulmasını istemiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, 2547 sayılı Kanun uyarınca imzalanan yüklenme senedinden kaynaklı alacağın tahsili istemine ilişkindir. 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar aleyhine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 341. maddesi uyarınca istinaf yoluna başvurulamayacağı gibi, bu durumu saptayan Bölge Adliye Mahkemesi kararında aynı Kanunun 362. Maddesi uyarınca temyiz edilimiz. Dosya içeriğine göre; davalı aleyhine hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 6.164, 63 TL olup, gerek İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı olan 28.500,00 TL'nin gerek Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL'nin altında kalmaktadır. Bu itibarla temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda alınan kanun hükümlerine uygun olduğundan, temyiz isteminin reddiyle ek kararın onanması gerekir. 2.Davacı vekili tarafından temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle davalı araştırma görevlisine mecburi hizmet çalışması karşılığında yapılan maaş ödemelerinin iadesi halinde Anayasa'nın 18. maddesinde zorla çalıştırma yasağı ile birlikte düzenlenen angarya yasağına aykırı olarak, davalının ücret ödenmeksizin çalışmış olacak olmasına, dava konusu taahhütname ve kefalet senetlerinde aksi yönde yer alan düzenlemenin ise anılan yasağın ihlâli niteliğinde bulunmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi 21.02.2025 tarihli ek kararının ONANMASINA, 2. Davacı vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan mahallinde alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d98fd82d87565e09 5ce80dbf70d325a2