3. Hukuk Dairesi 2024/4163 E. , 2025/2749 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/489 E., 2024/1675 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Diyarbakır 2. Tüketici Mahkemesi SAYISI: 2022/344 E., 2023/118 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davalı şirket tarafından, davacının mülk sahibi olduğu evin elektriğinin abonelik borcu olduğu iddiası ile kesildiğini, yeni abonelik için davalı şirkete başvurulduğunu ancak aboneliğin eski borçlarından dolayı yeni abonelik verilmediğini, davacının babasından kalan mirası reddettiğini, bu durumun mahkeme kararı ile tespit edildiğini, bu sebeple murisin borçlarından sorumlu tutulamayacağını, davacının mağdur olduğunu ileri sürerek; yeni abonelik verilmesini ve davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davacının müvekkili şirkete abonelik talepli başvuruda bulunmadan öncede abonenin fiili kullanıcısı olduğunu, babasının vefatından öncede babası ile beraber aboneliğin kurulu bulunduğu meskende beraber oturduğu hususunun saha tespiti ile sabit olduğunu, babasından kalan aktifleri kabul ederken pasiflerden kaçınarak yeniden abonelik talebinde bulunmasının kabul edilemeyeceğini, bu durumun hukuk düzenince de korunmaması gerektiğini, abonelik iptal ettirilmedikçe o abonelik üzerinden tüketilen kaçak ve normal kullanım bedelinden fiili kullanıcıyla birlikte abonenin müteselsilen sorumlu olduğunu, davacının abone sahibi olan babası vefat ettikten sonra dahi enerji tüketimine devam ettiğini, ancak tahakkuk eden faturaları ödemediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının 16.02.2007 tarihinden itibaren dava konusu tesisatın bulunduğu adreste ikamet ettiği davalının cevap dilekçesinde ve tespit tutanaklarında bu evde annesi ile birlikte oturduğuna dair tespit ve iddiaları davacının inkar etmediği, 16.02.2007 tarihinden itibaren dava konusu tesisatın fiili kullanıcısının olduğu, ... numaralı tesisatın davacının murisi dava dışı ... adına 01.01.1983 tarihinde kaydedildiği, murisin 12.05.2007 tarihinde vefat ettiği, her ne kadar davacı ve ailesi tarafından miras hükmen reddedilmiş olsa da, murisin vefatından sonra davaya konu tesisatı fiili olarak kullanmaya devam ettiği, davacı tarafından yaklaşık 13 yıl boyunca aboneliğin iptal ettirilmediği, abonelik iptal ettirilmedikçe abonelik üzerinden tüketilen normal veya kaçak enerji bedelinden fiili kullanıcı olarak davacının sorumlu olduğu, yine muris ...'e ait taşınmazı miras yoluyla devraldığından terekeyi benimsediğinin kabulü gerektiği, bu durumda mirasçı ve fiili kullanıcı olarak borçtan sorumlu olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 163. maddesi kapsamında değerlendirildiğinde davacının mirasçı sıfatıyla davalı alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; muarazanın giderilmesine ilişkin davanın reddi yönünde kurulan Mahkeme kararı yerinde olmakla davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, ancak davacının murisin mirasını reddettiği, davalı tarafça mirasın reddinin muvazaalı olduğuna dair beyanda bulunulmadığı ve mirasın reddinin iptaline yönelik herhangi bir dava da açılmadığı, menfi tespit yönünden bilirkişi raporunda belirtilen davacı murisinin sorumlu olduğu 44 adet fatura için toplam 1.608,30 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken davanın tümden reddine karar verilmesi hatalı olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davacının muarazanın giderilmesine yönelik davasının reddine, davacının menfi tespite yönelik davasının kısmen kabulüyle 44 adet fatura için toplam 1.608,30 TL yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davacının murisi ...'in mirası red ettiğini, murisin alacaklarından ve borçlarından sorumlu tutulamayacağını, fiili kullanıcı olmadığının kolluk tarafından 10.02.2020 tarihinden önce ceza dosyasında tespit edildiğini, 10.02.2020 tarihinden itibaren aboneliği kullandığını, davacının ikametgahının o adreste gözükmesine dayanarak karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, davacının emlak işi yaptığını, babası zamanında ikametgah olarak gösterilen adresi değiştirmediğini, Mahkemenin 2 sefer keşif kararı verdiğini, ancak keşif yapmaktan vazgeçtiğini, ikametgah adresinin orada bulunmasının fiili kullanıcı anlamına gelmediğini, davalı şirketin kendi kusurundan menfaat sağlayamayacağını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, elektrik aboneliği sözleşmesi kurulması talebinin reddi suretiyle yaratılan muarazanın giderilmesi ve menfi tespit istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa hukuk kurallarının doğru şekilde uygulandığı, abonelik tesisi istenilen taşınmazın tapu kaydının davacı adına kayıtlı bulunduğu, davacının MERNİS sistemindeki yerleşim yeri adresinin aynı taşınmaz olduğu, babasının vefatından sonra davacının aboneliğin fiili kullanıcısı olduğu yönündeki kabulün dosya kapsamı ile uyumlu bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Temyiz eden taraf harçtan muaf olduğundan peşin alınan temyiz harcının iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 28cbd02b4538e86b b9bfbfd91fce34f3