Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/4062 E., 2025/2746 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/4062 E., 2025/2746 K. (12.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4062
Karar No
2025/2746
Karar Tarihi
12.05.2025
Konu
Tazminat, Tapu, Miras

3. Hukuk Dairesi 2024/4062 E. , 2025/2746 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1095 E., 2024/1178 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kurtalan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/81 E., 2023/717 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili, davalı vekili ve ihbar olunan vekili tarafından temyiz edilmiştir Bölge Adliye Mahkemesinin 12.09.2024 tarihli ek kararı ile ihbar olunan vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş; ek karar ve ihbar olunan vekili, tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili; Siirt İli, Kurtalan İlçesi, ... (...) Köyünde bulunan 42 parsel (101 ada 46 parsel) sayılı taşınmazın tamamının 527.600,00 m2 olduğunu, müvekkillerinin murisi ...'in bu taşınmazın 78507/190080 hissesine malik olduğunu ve hissesine tekabül eden miktarın 217.909,79 m 2 olduğunu, ...'in 23.02.2014 tarihinde vefat ettiğini ve geriye yasal mirasçıları olarak davacıları bıraktığını, Kurtalan İcra Müdürlüğünün 2005/34 Esas sayılı takip dosyası üzerinden alacaklı ... tarafından muris aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleşmesi ile adına kayıtlı tüm taşınmazlarına haciz konulduğunu, haciz konulan dava konusu taşınmaz olan 42 parsel sayılı taşınmazın icra müdürlüğü vasıtasıyla 09.11.2006 tarihinde kıymet takdiri yapıldığını, kıymet takdirinde yer alan fenni bilirkişi raporunda müvekkillerinin murisinin 527.600 m 2'den oluşan taşınmazdan 78507/190080'lik hissesine tekabül eden 217.909,79 m 2 olması gerekirken her nasılsa hissesinin 33246/190080 olarak hatalı belirlendiğini ve bu hisse üzerinden müvekkillerinin dava konusu taşınmaz hissesine düşen miktarın 92.280,00 m 2 üzerinden kıymet takdiri yapıldığını, 10.09.2008 tarihli taşınmazın açık artırma ilanının da bu miktar üzerinden yapıldığını, ilandan açıkça anlaşılacağı üzere Siirt İli, Kurtalan İlçesi, ... Köyünde kain 42 nolu parselde borçlu hissesine düşen 92,280 m 2 ve muhammen bedeli 334,976,00 TL, Siirt İli, Kurtalan İlçesi, ... Köyünde kain 46 nolu parselde borçlu hissesine düşen 65,392,30 m 2 ve muhammen bedeli 237,374,00 TL borçlu murisin hissedar olarak adına kayıtlı satışa esas toplam 711,439,00 TL olarak belirlendiğini, alacaklı vekili ... tarafından 21.11.2008 tarihinde 2. açık artırmasında 42 ve 46 parsel sayılı taşınmazları 229,000,00 TL bedel mukabilinde alacağına mahsuben cebri icradan satın aldığını, dava konusu 42 parsel sayılı taşınmazın gerek kıymet takdirinde ve gerekse taşınmazın açık artırma ilanından açıkça anlaşılacağı üzere taşınmazın 33246/190080 hisse üzerinden yani 92.280,00 m 2 üzerinden satışın yapıldığını ve kesinleştiğini, satışın kesinleşmesi üzerine davaya konu 42 parsel sayılı taşınmazın tamamı olan yani 527,600,00 m 2'den oluşan taşınmazdan 78507/190080'lik hissesine tekabül eden 217.909,79 m 2'lik kısmının tamamının devir işlemini yaparak alacaklı ... adına tescil edildiğini, Kurtalan İcra Müdürlüğünün Kurtalan Tapu Sicil Müdürlüğüne hitaben yazmış olduğu 05.03.2009 tarihli yazısında satışın kesinleşmiş olması nedeniyle Siirt İli, Kurtalan İlçesi, ... Köyünde kain 42 ve 46 parsel sayılı taşınmazlardaki hisselerin alacaklı vekilinin talebi uyarınca yapılan açık artırma ihalesinde borçlu murisin hisseli olarak adına tapuda kayıtlı bulunan hisselerin alacaklı vekiline borcuna karşılık olmak üzere 229.000,00 TL bedel ile ihale edildiğini, söz konusu taşınmazlardaki hisselerinin alıcı ... adına tapuda kayıt ve tescilinin yapılmasını bildirdiğini, dava konusu taşınmazların Kurtalan Tapu Sicil Müdürlüğünün 12.03.2009 tarihli ve ... yevmiye numarası ile ... adına tescil edildiğini, ... tarafından da Kurtalan Tapu Sicil Müdürlüğünün 26.12.2013 tarihli ve 2320 yevmiye numarası ile ... adına satılarak taşınmazın el değiştirdiğini, Kurtalan İcra Müdürlüğünün 2005/34 Esas sayılı takip dosyası ile dava konusu taşınmaz yönünden yapılmış olan hatalı işlem ve karar neticesinde davacıların murisi olan ...'in (217.909,79m 2-92.280,00m 2=125.629,79 m 2) 125.629,79 m 2'den oluşan sulu tarım arazisinin kaybedilmesine neden olunduğunu, müvekkillerince Kurtalan Tapu Sicil Müdürlüğünde yapılan araştırma sonucunda hatalı yapılan işlemden yeni haberdar olunduğunu ve dava konusu hissenin de tamamının 3. şahıslara satıldığını öğrendiklerini, dava konusu hissenin cebri icra yolu ile satışının yapılmış olması ve tapu kaydına güvenle edinilen taşınmazda iyi niyetli üçüncü kişinin iktisabının korunması nedeniyle satışı iptal ettirme imkanının bulunmadığını, ayrıca müvekkillerinin bu tarihten sonra taşınmazı kullanmadıklarından devir tarihinden dava tarihine kadar 05.03.2009-21.10.2015 tarihleri arasında ecrimisil bedelini davalıdan talep ettiklerini, 2004 sayılı icra ve iflas Kanunu'nun ( 2004 sayılı kanun) 5. maddesinde icra müdürleri ile yardımcılarının ve diğer görevlilerinin kusurlu hareketlerinden dolayı birinci derecede devletin sorumlu olduğunun belirtildiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları ve saklı kalmak kaydıyla, Kurtalan İcra Müdürlüğünün hatalı işlem ve kararı nedeniyle müvekkillerinin uğramış olduğu dava konusu Siirt İli, Kurtalan İlçesi, ... Köyünde kain 42 parsel (101 ada 46 parsel ) sayılı taşınmazın alacaklıya fazladan devredilen 125.659,79 m 2'lik sulu tarım arazisinin zararına karşılık olarak şimdilik 1,000,00 TL maddi tazminatın tapuda yapılan ilk satış tarihi olan 05.03.2009 tarihinde itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ... Bakanlığından tahsilini, 05.03.2009-21.10.2015 tarihleri arası olarak ecrimisil bedeline ilişkin olarak toplamda şimdilik 600,00 TL'nin her yıl için vade tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ... Bakanlığından tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu işlemlerin sakat olduğu iddia edilen kısmında devletin kusur ve sorumluluğuna gidilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; eksik kalan kısım 125.659,79 m 2 olduğundan bu miktar için 851.093,76 TL olarak hesaplama yapıldığı gerekçesiyle tazminat talebinin kısmen kabulüne, davalı idare dava konusu taşınmazı kullanan haksız işgalci konumunda olmadığından davacıların ecrimisil talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri ve ihbar olunan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur,

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine, ihbar olunan vekilinin istinaf hakkı bulunmadığından istinaf isteminin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri ve ihbar olunan vekili temyiz isteminde bulunmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin 12.09.2024 tarihli ek kararı ile ihbar olunan vekilinin temyiz talebinin reddine karar verilmiş, ek karara karşı süresi içinde ihbar olunan vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunda taşınmazın değerinin hatalı belirlendiğini, kapitalizasyon faiz oranının yüksek uygulandığını, objektif değer artış oranın düşük olduğunu, taşınmazın değerinin dava tarihi olan 2015 yılına göre değerlendirilmesi gerekirken satış tarihi olan 2009 yılına göre belirlendiğini, 22/A uygulaması sonucu yapılan yenileme kadastrosundaki artış miktar oranının dikkate alınmadığını, ecrimisil bedeline ilişkin taleplerinin yoksun kalınan gelire ilişkin olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinden fazla olamayacağını, davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunması nedeni ile her bir davacı için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili; talebin zamanaşımına uğradığını, devletin sorumluluğuna gidilmesi için gereken şartların bulunmadığını, taşınmazın değerinin fahiş olarak belirlendiğini, bilirkişi raporunda taşınmazın sulu arazi olarak değerlendirilmesinin ve objekif değer artışı uygulanmasının hatalı olduğunu, kapitalizasyon faizinin %6 olması gerektiğini, davacıların varsa zararının ihale bedelleri arasındaki fark olduğunu, taşınmaz değeri üzerinden değil ihale bedeli üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, zararın ortaya çıkmasında veya ağırlaşmasında davacıların murisinin de kusurunun bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. 3.İhbar olunan vekili; ihbar olunanın davalının yanında temyiz hakkı olmasına rağmen temyiz talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, icra görevlilerine kusur izafe edilemeyeceğini, icra mahkemesine başvurmayan tarafın birlikte kusurlu olduğunu, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2004 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince icra memurunun kusurundan kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. 1.İhbar Olunan ... temyizi yönünden; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca davanın ihbarı, ihbar olunanı davanın tarafı haline getirmez. Davada taraf sıfatı olmayan ve hakkında hüküm kurulmayan ihbar olunanın temyiz hakkı bulunmadığından ihbar olunanın temyiz dilekçesinin reddi gerekir. Bu itibarla, temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar, yukarıda anılan Kanun hükmüne uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu ek kararın onanması gerekir. 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında; hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, davacılar murisinin ihale konusu taşınmazdaki hissesinin miktarını eksik gösteren icra memurunun kusurlu olduğu, icra memurunun kusurlu davranışı nedeniyle davacıların uğradığı zararın tazmini gerektiği, taşınmazın değerinin doğru olarak belirlendiği, somut olayda davacıların ecrimisil bedeli talep etme haklarının bulunmadığı, davacılar murisinin vefatından sonra bir sene içinde zamanaşımı süresi dolmadan davanın açıldığı, davacılar murisinin zararın ortaya çıkmasında ve ağırlaşmasında kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla; davalının tüm, davacıların sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 3.Karar tarihinde yürürlükte olan Tarifenin 13. maddesinin üçüncü fıkrasında “Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.” düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre; davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretini aşacak şekilde davalı lehine fazla vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanununun 370/2 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.İhbar Olunan ... vekili tarafından temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesinin 12.09.2024 tarihli ek kararının 6100 sayılı kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 2.Davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 3.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan ''Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden ...Ü.T göre red edilen kısım üzerinden hesaplanan 114.217,00 TL nisbi vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen ve müştereken alınarak davalıya verilmesine,” ibaresi çıkarılarak yerine “Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3 maddesi uyarınca 111.620,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacılara iadesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının ihbar olunana yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ee3ae0ceef75e753 ebaa2379cfee79aa

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı