Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/4162 E., 2025/3138 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/4162 E., 2025/3138 K. (28.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4162
Karar No
2025/3138
Karar Tarihi
28.05.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/4162 E. , 2025/3138 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1444 E., 2024/2740 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/346 E., 2024/86 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı/birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin faaliyet gösterdiği iş yerinde davalı şirket tarafından 14.05.2022 tarihinde yapılan kontrolde kaçak elektrik kullanıldığından bahisle tutanak düzenlendiğini, tutanak gereğince 17.05.2022 tarihli ve toplam 1.388.186,97 TL bedelli iki adet fatura düzenlendiğini, düzenlenen tutanağın ve faturaların gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek; aleyhinde düzenlenen faturalar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacı vekili; kaçak elektrik kullanıldığından bahisle, davalı aleyhinde düzenlenen faturaların ödenmeyen bakiye kısmının tahsili için başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile davalı aleyhine tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Asıl davada davalı vekili; ilgili mevzuat gereğince davacı tarafın kaçak elektrik kullandığının tespit edilmesi üzerine, davacı hakkında mevzuata uygun biçimde gerekli işlemler yapılarak kullanılan kaçak elektrik bedelinin tahakkuk ettirildiğini, kaçak tespit tutanağının ise davacı tarafça kaşelenerek kaçak kullanımın bizzat davacı tarafça ikrar edildiğini savunarak, davanın reddi istemiştir. 2. Birleşen davada davalı vekili; takibin yetkisiz icra dairesinde başlatıldığını, davaya konu alacak iddiasıyla ilgili açılmış bir menfi tespit davası bulunduğunu, bu nedenle işbu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, öncesinde dava dışı üçüncü bir şirketten elektrik enerjisi tedarik edilmekte iken 2022 yılı Mart ayında davacı ile tedarik anlaşması yapıldığını ve davacı tarafça ilk kez 19.04.2022 tarihinde 14 günlük kullanım için aleyhinde fatura tanzim edildiğini, akabinde 14.05.2022 tarihinde düzenlenen kaçak tespit tutanağının ise gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 14.05.2022 tarihinde davalı şirket görevlileri tarafından davacı şirketin faaliyet göstermekte olduğu işyerinde yapılan kontrolde elektrik sayacının gerilim uçlarının, dağıtım panosunda bulunan ... sigorta yardımı ile iptal edildiği, sayacın kayıt yapmadığı, bu şekilde sayacın kayıt fonksiyonu yok edilmiş olmakla yapılan işlemin ilgili Yönetmelik gereğince kaçak elektrik kullanımı olduğu, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 16.04.2022 tarihinden önce kaçak kullanım olduğundan bahsedilemeyeceği, bu nedenle davalının ek tüketimin dikkate alınmadığı, dava dışı enerji şirketi ile davacı arasında yapılan sözleşmenin 2022 Mart ayı sonunda sona erdiği, dava tarihinden sonra davalı şirketten elektrik enerjisi tedarik edilmeye başlandığı, süre itibariyle 19.04.2022 tarihi olan son okuma tarihi ile tutanağın tutulduğu 14.05.2022 tarihi arasında 25 gün bulunduğu, kurulu gücün 150,48 KW, kaçak tespiti nedeniyle ceza kat sayısının 1,5 alınması gerektiği, yeni tarifeye göre yapılan hesaplamada, davacı işletmenin çalışma süresi olarak 21h alındığı, buna göre kaçak enerji miktarına göre davacının ödemesi gereken tutarın 327.030,10 TL olduğu, davacı tarafça toplamda 975.000,00 TL ödeme yapıldığı gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulüne, dava konusu faturalar yönünden davacının 1.061.156,87 TL borçlu olmadığının tespiti ile taleple bağlılık gereği ödenen 618.510,43 TL'nin davalıdan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı/birleşen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarihli ve sayılı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı/birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı/birleşen davada davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, dava konusu faturalarda herhangi bir usulsüzlük bulunmadığını, geçmiş dönemlerdeki tüketimlerin tutarsız olduğu tespit edilerek ek tüketim faturası tanzim edilmesinin usulü uygun olduğunu, dava konusu kaçak kullanım miktarı hesaplanırken ek tahakkukun yapılmasının da zorunlu olduğunu, dosya kapsamından kaçak elektrik tespit tarihinden sonraki tüketimlerin azalmasından, davacının kontrollü bir şekilde kaçak elektrik kullandığı hususunun ispatlandığını, usule uygun tutulmadığı tespit edilen davacı şirket kayıt ve ticari defterleri dikkate alınarak, müvekkil şirkete ait ticari defterlerin delil olarak değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu, ilgili kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmî belgelerden olup aksinin davacı tarafça ispat edilmesi gerektiğini, temerrüt tarihinin de hatalı belirlendiğini, son ödeme tarihinden sonra temerrüt olgusunun gerçekleştiğini, birleşen davada icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, mükerrer bakiye karar harcına hükmedilecek şekilde karar verildiği ileri sürerek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak elektrik tahakkuku nedeniyle asıl davada menfi tespit, birleşen davada ise başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun, kaçak tespit tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte olan Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğine uygun olarak hazırlanmış olmasına, kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olmaması nedeniyle menfi tespit davasında ispat yükü alacaklıda olup, davalı tarafça doğru bulgu ve belgelerle ek tahakkuku gerektir kullanımın ispat edilemediği, hükmedilen yargılama giderlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı/birleşen davada davacı vekili temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3313becba7af692d f57d6e4668a25ed8

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı