Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/2534 E., 2025/3144 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/2534 E., 2025/3144 K. (28.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2534
Karar No
2025/3144
Karar Tarihi
28.05.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/2534 E. , 2025/3144 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1174 E., 2024/859 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 8. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/1015 E., 2018/1276 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili; müvekkili şirketin, ... Serbest bölgesinin kurucusu ve işleticisi olduğunu, davalı ile yapılan 03.03.2011, 17.12.2010, 26.12.2014 tarihli kira sözleşmeleri ile depo 1/E, depo 8/J, depo 4 ve kullanıcı ofisi 1 olmak üzere 3 adet depo ve 1 adet ofisin davalıya tahsis edildiğini, depo 1/E için kesilen 5 adet fatura ile depo 8/J için kesilen 2 adet faturayı ödeyen davalının sonraki faturaları ödemediğini, depo 4 ve kullanıcı ofisi için kesilen faturaların ise hiç birinin ödenmediğini, depo 1/E'de hala davalıya ait metal aksam cinsi eşyalar bulunduğunu, bu eşyalar ile ilgili olarak davalının Gümrük Müdürlüğü ve dava dışı ... Denizcilik A.Ş ile yaşadığı ihtilaf nedeniyle eşyalara geçici olarak el konularak depodan çıkartılmasının yasaklandığını, ancak davalının kira borcunun devam ettiğini, depo 8/J'nin 26.12.2014 tarihinde boşaltıldığını, depo 4'ün 50 m²'lik kısmının ve kullanıcı ofis 1'in davalıya tahsis edildiğini, davalının ayrıca 2.464 USD işletme gideri borcu bulunduğunu, söz konusu 54.800 USD kira alacağı, 2.400 USD işletme gideri 5.500 USD gecikme bedeli olmak üzere toplam 62.700 USD 'nin tahsili için başlatılan takibe davalının haksız itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/47 E. sayılı dosyasında davacı vekili; davalının depo 1/E (yeni adı ile D-1 Üretim Binası) için tanzim edilen 01.09.2015 tarih ve Seri-A-234094 numaralı fatura bedeli olan 13.570 USD ile depo 4 için tanzim edilen 22.06.2015 tarih Seri-A-949469 numaralı fatura bedeli olan 1.462 USD olmak üzere toplam 15.032 USD kira ve 88 USD işletme giderini ödemediğini, bu alacakların tahsili amacı ile başlatılan icra takibine haksız itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına ve davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. 3.Birleşen İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/328 E. sayılı dosyasında davacı vekili; davalının kullanımında olan depo 1 E için 2016 yılında tanzim edilen 01.03.2016 tarihli 13.570 USD ve 01.09.2016 tarihli 13.570 USD olmak üzere toplam 27.140 USD fatura borcunu ödemediğini, ayrıca 102 USD işletme gideri borcu ile 1.749 USD gecikme bedeli borcu bulunduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Asıl davada davalı şirket temsilcisi; depo 8/J numaralı yerin 2007 yılında kiralanıp 26.12.2014 tarihinde tahliye edildiğini, tahliye tarihine kadar bütün kira borçlarının ödendiğini, 30.12.2014 tarihli fatura bedeli 529 USD'nin depozitodan mahsup edildiğini, bu depoyla ilgili borç bulunmadığını, depo 4 ile ilgili olarak herhangi bir kira sözleşmesi imzalamadığını, bu yerin davacıdan kiralanmadığını, bu nedenle kira işletme bedeli ve gecikme bedeli faturalarını iade ettiklerini, kullanıcı ofisi ile ilgili olarak kira sözleşmesi bulunmadığını, kira işletme gideri ve gecikme bedeli istenemeyeceğini, depo 1/E yönünden ise şirkete ait olan malların, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.01.2011 tarihli malların muhafaza altında tutulmasına dair ara kararının yanlış yorumlanması sonucu bu depoya konulduğunu, herhangi bir kira sözleşmesi imzalanmadığını, davacı tarafça deponun Gümrük Müdürlüğüne teslim edildiğini, bu depoya ait bir kısım kullanım bedelleri ödenmiş ise de mahkeme kararına istinaden üçüncü kişilere rücu edileceği için ödendiğini, mahkemece karar verilen 15.04.2013 tarihine kadar 25 ay boyunca düzenlenen faturaların ek protokol şartlarına göre fazlasıyla ve peşinen ödendiğini, ancak 02.09.2013, 03.03.2014, 01.09.2014 ve 10.03.2015 tarihli faturalardan sorumlu olmadıklarını, malların muhafaza altında tutulması tedbirinin 15.04.2013 tarihli kararla ortadan kalktığını, buna rağmen depo anahtarlarının kendilerine verilmediğini, depoda tutulan eşyaları 30.05.2013 tarihli ihtarla almak istemelerine rağmen davacının malları hapis tutmaya devam ettiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir. 2.Birleşen İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/47 esas sayılı dosyasında davalı vekili; davacı şirket ile müvekkili arasında davaya konu edilen 2 adet depo ve 1 adet ofis olmak üzere 3 alanın hiç biri için sözleşme imzalanmadığını, şirketin takip konusu borçtan sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 3.Birleşen İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/328 esas sayılı dosyasında davalı vekili; davacı şirket ile davalı arasında Depo 1/E hakkında iade edilen faturalara konu dönemler için bir kira sözleşmesi yapılmadığını, davalı şirketin bir üretim yapmadığını, 31.12.2014 tarihinden itibaren herhangi bir faaliyette bulunmadığını, hiçbir yetkili personel tarafından ayak basılmadığını, davacı ile Depo 8/J numaralı depo için sözleşme yapıldığını, tüm ödemelerin düzenli yapıldığını, dava sonuçlanıp ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkması gerekmesine rağmen anahtar teslim edilmediğinden malların Gümrük Müdürlüğüne teslim edilmediğini, her iki kurum tarafından da anahtarın davalıya verilmediğini, davalı tarafından malların iadesi talep edilmesine rağmen herhangi bir işlem yapılmadığını, Gümrük Müdürlüğü tarafından depo mühürlendiği için malların alınamadığını ve çürümeye terkedildiği, 03.03.2011 tarihli tutanağın hukuken dikkate alınacak bir belge niteliği taşınmadığını, şirket yetkililerinin veya vekilinin imzasını içermediğini, kaşe üzerindeki imzanın kime ait olduğunun belli olmadığını, karşı yanın depodaki eşyanın davalı şirkete teslimine engel olmasını ve dolayısı ile alacak taleplerini haklı gösterme gayreti içinde olduğunu, deponun mühürlü tutulmasının hiçbir nedeni olmadığını, davacının yediemin olmadığını, mahkeme tarafından verilmiş böyle bir karar bulunmadığını, mahkemece verilen tedbir kararının davacı tarafından yanlış yorumlanıp usule aykırı olarak uygulandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; depo 8/J için taraflar arasında 17.12.2013 başlangıç tarihli, 3 yıl süreli, yıllık 19.300 USD bedelli kira sözleşmesi bulunduğu, kiralananın 26.12.2014 tarihinde tahliye edildiği, davalının kiracısı bulunduğu depo 8/J için tahakkuk ettirilen kira bedelleri, işletme giderleri ve bilirkişi raporunda hesaplanan gecikme faizlerinden sorumlu olduğu, depo 1/E için İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin muhafaza kararları sonucu davalıya ait 211 kap (186.86 kg) metal eşyanın 03.03.2011 tarihinde davacıya ait bu işyerine konularak muhafaza altına alındığı, 03.03.2011 başlangıç tarihli, 3 yıl süreli ve yıllık 27.141 USD bedelli kira sözleşmesi yapıldığı, sözleşme 11.05.2011 tanzim tarihli olup davalı şirket kaşesi üzerine imza atıldığı, davalı vekili bu imzanın şirketin yetkili temsilcisine ait olmadığını ileri sürmüş ise de aynı tarihli ek protokol ile tarafların alanındaki depo 1/E'nin kiralanması konusunda anlaşmaya vardıkları, söz konusu modulün yıllık kira bedelinin 27.141 USD olduğu, sözleşme 3 yıl süreli olup kira bedelinin altışar aylık dönemlerde peşin olarak ödeneceği ve bu modüle mahkeme kararına ilişkin malların konulacağının kararlaştırıldığı, aynı yer için tahakkuk ettirilen bir kısım faturaların davalı tarafça kabul edilerek ticari defterlerine işlendiği ve bunlardan 5 adedinin ödendiği gözetildiğinde sözleşmedeki imzanın davalı şirket temsilcisine ait olmadığı anlaşılsa dahi davalı şirket tarafından sözleşmenin benimsendiği ve kira bedelinin kısmen ödendiği, davalının bu sözleşme ile bağlı olduğu, davalının depo 1/E için tahakkuk ettirilen kira bedelleri ile işletme giderleri ve gecikme zammından sorumlu olduğu, depo 4 ve kullanıcı ofisi 1 için ibraz edilen sözleşmelerin imzasız olduğu, davalının bu yerler için tahakkuk ettirilen kira bedellerine ilişkin faturaları kabul etmeyerek iade ettiği, davacı tarafından kira sözleşmelerinin ispatlanamadığı, kira bedeli talep edilemeyeceği gerekçesiyle buna göre hesaplama yapan bilirkişi raporu doğrultusunda asıl davanın kısmen kabulü ile takibe konu dönemler itibariyle davalının depo 1-E için 54.282 Dolar, depo 8/J için 518 Dolar olmak üzere toplam 54.800 Dolar kira alacağı, depo 8/J için 534 dolar işletme gideri ve toplam 5.361,40 Dolar gecikme bedeline itirazının iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin isteğin reddine; birleşen İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/47 E. sayılı davada takibe konu dönemler itibariyle depo 1/E için hesaplanan 13.570 dolar kira alacağı ile 88 dolar işletme giderine itirazının iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine; birleşen İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/328 E. sayılı davada icra takibine konu dönemler itibariyle depo 1/E işyerine ait 27.140 dolar kira alacağı ile 102 dolar işletme gideri ve 1.749 dolar gecikme bedeline itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karar, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında depo 8/j ve depo 1/E için kira sözleşmesi bulunduğu, kira ve işletme gideri borcunun tespiti için alınan kök ve ek raporların hüküm kurmaya elverişli olduğu, kararın doğru olduğu gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; depo E/1 için kira sözleşmesi süresinin dolduğunu ve yalnızca mahkemece sevk edilen malların konulacağını, kira bedelinin davanın sona ermesi tarihine kadar ödendiğini, mahkeme kararının hükümden düşmesi ile malların kendi deposuna aktarılması için yapılan ihtarın sonuçsuz kaldığını, mahkeme kararında malların depoda tutulmaya devam etmesine dair hüküm kurulmadığını, bilirkişi ek ve kök raporlarının birbirlerini çürüttüğünü ve çeliştiğini, raporlarda mevzuat incelemesi yapılmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin kira sözleşmesi niteliğinde olmadığını, zira yerlerin kullanımının kiracıya bırakılmadığını ve teslimin gerçekleşmediğini, saklama sözleşmesi olduğunu, kira sözleşmesinin yazılı sürenin sonunda kendiliğinden sona erdiğini, ticaret mahkemesi ara kararıyla mallara dava sonuna kadar el konulduğunu, davaların son bularak kararların 15.07.2015 tarihinde kesinleştiğini, mallar üzerinde el koyma, icra haczi ve hapis hakkı gibi hiçbir kısıtlama bulunmadığını, davaların sonuçlandığı tarihe kadar faturalar ödenip iadesinin talep edildiğini, davacının iki kere yazısında kira sözleşmesi bulunmadığını beyan ettiğini, saklama sözleşmesinin süre sonunda sona erdiğini, sözleşmenin davalı şirketin 30.05.2013 tarihli yazılı bildirimiyle fesholduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve değerlendirme Asıl ve birleşen davalarda uyuşmazlık; kira alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, davalının depo 8/J için imzalanan kira sözleşmesi ile depo E/1 için davalı şirket adına imzalanıp bir dönem faturaları ödenen kira sözleşmesi kapsamında kiralananı kullanımında bulundurduğu sürece kira bedeli ödemekle yükümlü olmasına, kiralananlar tahliye edilmedikçe işleyen kira bedellerinden sorumlu olmasına, buna bağlı olarak kira bedelinin ödendiğini ispat yükü üzerinde olan davalının kiralananları tahliye ettiğini ve usulünce hesaplama yapan bilirkişi raporları kapsamında hesaplanan kira bedelleri ile yan giderleri ödediğini ispat edemediğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 0dd38a527e7aa2c6 3bb978656356e8a4

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı