3. Hukuk Dairesi 2024/4138 E. , 2025/3136 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/9 E., 2021/174 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ... ile davalının ortak olarak 60.000,00 TL bedelle bir kepçe satın aldıklarını ve bu satış ile ilgili olarak 20.05.2011 tarihli sözleşme imzaladıklarını, davalının bu kepçe alımından doğan 30.000,00 TL'lik borcunu müvekkili ...'in eşi olan diğer davacı ...'ın hesabına farklı tarihlerde banka havalesi ile gönderdiğini, müvekkili ...'in sonrasında ortak oldukları kepçeyi 60.000,00 TL'ye dava dışı 3.kişiye sattığını, bu satış nedeniyle davalının 30.000,00 TL'lik alacağı doğduğunu, bu alacağı 13.000,00 TL'sinin dava dışı 3.kişi tarafından elden, bakiye 17.000,00 TL'nin ise müvekkili ... tarafından banka havaleleri ile ödendiğini, yine davalı adına dava dışı 3.kişilerce 600,00 TL ödeme yapıldığını, davalının buna rağmen her iki müvekkili hakkında Adana 6. İcra Müdürlüğünün 2011/6833 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkillerinin davalıya borçları olmadığını ileri sürerek; müvekkili ...'ın 20.05.2011 tarihli protokolden dolayı, müvekkili ...'in ise aleyhinde başlatılan icra takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalı aleyhine icra inkar tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; yetki itirazında bulunarak Hatay mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacılardan ...'in ortak oldukları kepçeyi 3.kişiye sattığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, söz konusu kepçe satışından bilgisi olmadığını ve davacı ...'in bu satış nedeniyle kendisine ödeme yapmadığını, davacılardan ...'ın ise diğer davacı ...'in eşi olduğunu ve ticari faaliyetlerini birlikte yürüttüklerini, bu nedenle de davacı ...'ın hesabına söz konusu havalelerin yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.03.2013 tarihli kararıyla; davalının yerleşim yeri olan Hatay mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiş; karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 14.11.2015 tarihli ilamla; menfi tespit davasının, davalının (alacaklının) yerleşim yeri (ikametgahı) mahkemesinde açılabileceği gibi; icra takibinin yapıldığı (takibi yapan icra dairesinin bulunduğu) yer mahkemesinde de açılabileceği, bu konuda davacıların seçimlik hakka sahip oldukları, davacı borçlular hakkında icra takibinin yapıldığı yerin ise Adana İli olduğu da gözetilmek suretiyle işin esasına girilmek suretiyle inceleme ve değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; icra takibine konu protokole davacılardan ...'ın taraf olmayıp, gönderilen banka havale dekontlarının açıklama kısımlarında da açıkça ''... İş M'' ifadesinin yer aldığı, davalının da savunmasında, davacı ... ile yaptıkları protokol kapsamında parayı davacı ...'ın hesabına gönderdiğini beyan ettiği, bu durumda paranın protokolden doğan borç için davacı ... namına gönderilmiş olduğunun kabulü ile davacılardan ...'ın protokol nedeniyle davalıya borçlu olmadığı, davacı ... yönünden ise her ne kadar davalıya olan 30.000,00 TL borcun, ATM'den hesaba para yatırılması ve elden ödeme şeklinde ödendiği iddia edilmiş ise de; davalının hesabına ATM'den para yatırma işlemlerinin yapıldığı ancak parayı yatıran kişinin kim olduğu konusunda bilgi ve kayıt olmadığı, elden ödemelerin ise miktar itibariyle tanıkla ispatının mümkün olmadığı, yine davalının usulüne uygun şekilde yemin eda ettiği de dikkate alındığında davacı ...'in davasını ispat edemediği gerekçesiyle; davacı ... yönünden davanın kabulü ile Adana 6. İcra Dairesinin 2011/6833 E. sayılı icra takip dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davacı ...'tan takip nedeniyle tahsil edilen toplam 15.845,62 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı ...'in davasının reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili; verilen kararın eksik ve hatalı olduğunu, müvekkili ...'a iadesine karar verilen bedelin yasal faiziyle birlikte tahsil edilmesi gerektiğini, ceza mahkemesinde görülen davada dinlenen tanık ifadelerinin değerlendirilmemiş olmasının hatalı olduğunu, davalının satışı bizzat yaptığı ve bedeli elden aldığı hususunun ispatlandığını, beyanlarının gerçeği yansıtmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili; müvekkilinin davacılar tarafından dolandırıldığını, davacı ... ise ödenen parayı hesabına alarak, diğer davacı ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde dolandırıcılık işlemini gerçekleştirdiğini, ilgili protokolün davacı ...'ın bilgi ve onayı ile imzalandığını, kaldı ki istirdat davasının menfi tespit davası ile birlikte açılamayacağını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, takipte dayanılan 20.05.2011 tarihli protokolde davacı ...'ın imzasının bulunmadığı, kesin delil niteliğinde olan ve davacılar vekili tarafından sunulan yemin metninin davalı tarafça eda edilmiş olduğu, yargılama aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyizde ileri sürümeyeceğinin anlaşılmasına göre, taraf vekillerinin temyiz isteminin reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 439. maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! dec1fb2d33038542 ed3dca603f7c4ebb