Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/4039 E., 2025/2842 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/4039 E., 2025/2842 K. (15.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4039
Karar No
2025/2842
Karar Tarihi
15.05.2025
Konu
Tapu, Miras

3. Hukuk Dairesi 2024/4039 E. , 2025/2842 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/231 E., 2023/345 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, dahili davacılar vekili, dahili davalılar vekili ve katılma yoluyla davalı ....A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin, ... ana bayisi olan davalı ...'ten 25.12.2006 tarihinde sıfır km ... plakalı traktör satın aldığını, fatura bedelinin KDV dahil 40.000,00 TL olduğunu, traktör krediyle alındığı için bankaya yapılan ödemelerle birlikle traktörün müvekkiline toplam 43.000,00 TL'ye mâl olduğunu, traktörün ilk bir ay içerisinde arıza yaptığını ve arızaların giderilemediğini, davalı ...'in tamir ettirmek üzere aracı teslim aldığını ve geçici olarak müvekkilinin kullanması için eski model bir traktör verdiğini, tamir edilmeyeceğini anlayınca 26.000,00 TL değerinde daha alt tip ve model bir traktörü vermeyi teklif ettiğini, müvekkilinin bu teklifi kabul etmediğini belirterek, ödenen 43.000,00 TL'nin satın alma tarihi olan 25.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin satım sözleşmesinin tarafı olmadığını, üretici ve ithalatçı olan müvekkili şirketin davacıya karşı sorumluluğunun olmadığını, traktörde herhangi bir ayıbın bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının traktörü 6-7 ay gibi bir süre kullandıktan sonra müvekkiline traktörü beğenmediğini ve değiştirmek istediğini beyan ettiğini, müvekkilinin davacıya ... plakalı traktörü vermeyi teklif ettiğini ve davacının hiçbir bedel ödenmeksizin bu takası kabul ettiğini, davacının kendisine teklif edilen traktörü teslim alarak kullanmaya başladığını ve dava konusu traktörü müvekkiline teslim ettiğini, davacı dava konusu ... plaka sayılı aracın devrini müvekkiline vermediği için ... plaka sayılı traktörün devredilmediğini, davacının takas yoluyla aldığı traktörü 1 yıldan fazla süredir kullandığını, işçisinin bu araçla kaza yaparak bir şahsın ölümüne sebebiyet verdiğini, ceza davası açıldığını, dava konusu traktörde herhangi bir arızanın söz konusu olmadığını, süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI 1.Mahkemenin 17.01.2014 tarihli kararıyla; 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 207/1 maddesinde öngörülen bir yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra dava açılması nedeniyle, zamanaşımından davanın reddine karar verilmiş; kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay(kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 13.04.2015 tarihli ilamla; traktörün satın alındığı tarihten 6 ay sonra arka arkaya bir ay içerisinde toplam 6 kez arıza yaptığı, üstelik aynı arızanın 4 kez birer haftalık ara ile tekrarladığı, bu durumun aldırılan bilirkişi raporları ile de sabit olduğu, diğer taraftan, yetkili serviste yapılan ilk servis kaydının 16.05.2007 tarihinde düzenlendiği, bundan sonra da sorunun devam ettiği ve 21.10.2008 de ihtar çekildiği, bu durumda 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 207/1 maddesi kapsamında servis kayıtları dikkate alınmaksızın zamanaşımı süresinin dolduğundan bahsedilemeyeceği, Mahkemece işin esasına girilerek sonuca göre hüküm tesisi gerektiği gerekçesiyle, karar bozulmuştur. 2.Bozmaya uyan Mahkemenin 02.04.2018 tarihli kararıyla; davanın kabulüyle, 43.000,00 TL'nin 25.12.2006 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; kararın süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece verilen 11.11.2020 tarihli ilamla; davalıların sair temyiz itirazlarının reddedildiği belirtilerek, Mahkemece araç bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmiş olmasının taraflar arasındaki araç satış sözleşmesinin feshi sonucunu da doğurması sebebiyle, hukuki ve fiili olarak davacının elinde bulunan traktörün davalılara iadesine karar verilmediği, davacı asil dava konusu traktörü davalı ...'ten satın almış olup, diğer davalı ... ve Ziraat Makineleri A.Ş'nin satıcı değil aracın ithalatçısı konumunda olduğu, davanın, konusu itibariyle tüketici yasası hükümlerine tabi olmadığı, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın ayıba karşı tekeffül hukuki kurumunu düzenleyen 194. ve devamı maddelerinde, ithalatçının satılan üründe var olan ayıplara ilişkin olarak alıcıya karşı sorumluluğuna dair bir düzenleme olmadığı nazara alınmak suretiyle davalı ithalatçı firmanın, hem davaya yanıt dilekçesinde hem de temyiz dilekçesinde ileri sürmüş olduğu, davacının bedel iadesi talebi yönünden sorumlu olup olmayacağı tartışılmaksızın ve bu itiraz karşılanmaksızın karar verilmesinin doğru olmadığını, dava konusu traktörün 40.000,00 TL bedel ödenmek suretiyle davalı ...'ten satın alındığı, bu hususun dosya içerisinde yer alan 25.12.2006 tarih .... numaralı fatura fotokopisinden de görüldüğü, davacının, satış bedelini peşin ödemek yerine, bankadan kredi kullanmak suretiyle ödemeyi tercih ettiği, davalının, davacının kullandığı kredi nedeniyle bankaya ödediği faiz ve kullanılan kredi masrafından dolayı herhangi bir geliri ve sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olmadığı, bu nedenle, davacının kullandığı kredi nedeniyle bankaya ödediği faiz ve kredi masrafının da davalılardan tahsiline karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, karar bozulmuş; dahili davacılar vekili ve dahili davalılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır. 3.Dairece verilen 23.02.2022 tarihli ilamla; dahili davacılar vekilinin tüm, dahili davalılar vekilinin sair karar düzeltme isteklerinin reddedildiği belirtilerek, davaya konu ... plakalı traktörün zilyetliğinin davalıda olduğu, bu traktör yerine davacının kullanımına ... plakalı traktörün tahsis edildiğinin tarafların kabulünde olduğu, davacının kullanımında traktör mevcut olduğuna göre davacının, traktörü davalıya teslim etmedikçe araç bedeli için faiz talebinde bulunamayacağı, aksi halde davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açılacağı, traktörün davalıya iadesi ile iade tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerektiği, kararın bu yönden de bozulması gerektiği gerekçesiyle, Dairenin bozma ilamına 4. bent eklenerek davalı ... mirasçılarının karar düzeltme isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4.Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, bedel iadesini talep ettiği, 6098 sayılı TBK'ya göre ayıptan alıcıya karşı sadece satıcının sorumlu olduğu, üretici firmanın ayıba karşı tekeffülden alıcıya karşı sorumluluğunun bulunmadığı, bozma ilamının karar düzeltmesinde, ikame olarak verilen ve bu hususta ihtilaf bulunmayan ... plakalı aracın teslim tarihinden itibaren faiz işletilmesinin gerektiği belirtilmiş olup, Mahkemece bu traktörün teslim edilip edilmediğinin araştırıldığı ancak aracın akıbetine ulaşılamadığı, faiz başlangıcının infaz aşamasında değerlendirilebilecek bir husus olması sebebiyle dosyanın sürüncemede kalmaması için ikame aracın teslim tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacının ... Traktör aleyhine açmış olduğu davanın reddine, davacının dahili davalılar ... ile ... aleyhine açmış olduğu davanın kısmen kabulü ile, 40.000,00 TL'nin dahili davalılar ..., ...’dan alınarak (veraset ilamındaki hisseleri oranında) davacıya verilmesine, hükmedilen miktara davacıda olduğu hususunda ihtilaf bulunmayan ... plakalı aracın ... ve ...'ya teslim tarihinden itibaren faiz işletilmesine, davaya konu ... marka TCE55 tipi 2007 model ... motor no ... şasi nolu mavi renkli ... plakalı bir adet traktörün davalı ... ile ... adına (veraset ilamındaki hisseleri oranında) tesciline karar verilmiş, bilahare tavzih kararıyla, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin (9) numaralı bendi değiştirilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Dahili davacılar vekili; ithalatçı firma olan davalı şirketin 818 sayılı Kanun'un 194. maddesine göre, ayıba karşı tekeffül sorumluluğunun Kanun'dan değil garanti sözleşmesinden kaynaklandığını, ithalatçı firmanın garanti belgesini imzalayıp alıcının güvenini kazandığını, ... plakalı dava dışı üçüncü kişi adına kayıtlı olan aracın kaza yapılan tarihten beri müvekkillerinin uhdesinde olmadığını, aracın nerede ve kimde olduğunun tereddütlü olduğunu, hükümde işletilecek faiz türünün belirtilmediğini, 40.000,00 TL'ye uygulanacak olan faizin en yüksek banka mevduat faizi olması gerektiğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili; müvekkili aleyhine açılan davanın reddedilmesine rağmen lehlerine hükmedilen vekalet ücretinde hata olduğunu, dava esas değerinin 43.000,00 TL olduğunu, lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin, diğer davalılar bakımından verilen kısmi red tutarı üzerinden hesaplandığını, yine hükümde hatalı ifadelere yer verildiğini, hükmün düzeltilmesini talep ettiklerini ancak Mahkemece temyize cevap süresi içerisinde, tavzih talepleri hakkında karar verilmediğini ifade ederek; kararın bozulmasını ya da düzeltilerek onanmasını talep etmiştir. 3.Dahili davalılar vekili; dava konu edilen arızanın davaya konu araçta mevcut olmadığını, servis kayıtlarında yer alan, traktörün çeki kontrol çubuğu bağlantı sapması kırılması arızasının tamamen davacının kullanım hatasından kaynaklandığını, davacının araçtan elde ettiği ve elde etmeyi ihmal ettiği semerelerin hesaplanıp bu semereler toplamının alacaktan mahsup edilmesi gerektiğini, davacının müvekkilinden aldığı ... plaka sayılı araçla davacının işçisinin kaza yaptığını, bu sebeple meydana gelen değer kaybı ve aşınma ile ... plakalı traktörde meydana gelen aşınma ve değer kaybının, iadesine karar verilen bedelden tenkisi yapılmadan karar verildiğini, Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen davacının kullanımına tahsis edilen ... plaka sayılı aracın müvekkillerine iadesine karar verilmediğini, davacının traktörü davalılara teslim ettiğini iddia etmediği gibi buna ilişkin herhangi bir delil de sunmadığını, Mahkemece, aracın akıbetine ulaşılamadığı şeklindeki gerekçenin doğru olmadığını ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, satın alınan traktörün ayıplı olmasından kaynaklı sözleşmenin iptali ile ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir. 1. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, davanın Genel Mahkemede görülmesine, olayda Türk Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanacağı gibi, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerine dayanılarak çıkarılan Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmelik hükümlerinin de uygulanamayacağının açık olmasına, özellikle verilen kararın bozma ilamına uygun olmasına, bozma ilamı kapsamı dışında kalan hususların kesinleşmiş olduğunun anlaşılmasına göre; dahili davacılar ve dahili davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. 2.Davalı ... ve Ziraat Makineleri A.Ş., satışa konu traktörün üretici firması olup, Türk Borçlar Kanunu'nun ayıba karşı tekeffül hükümlerini düzenleyen 219. maddesinde ayıptan üreticinin de sorumlu olduğuna ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, Mahkemece; üretici firma aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. 3.Motorlu araçların tescil işlemi idari bir işlem niteliğindedir. Mahkemece trafik kaydına tescile karar verilmesi, idareyi işlem yapmaya zorlayıcı bir karardır. Oysa adli yargı yerinde, idareyi işlem yapmaya zorlayıcı türden bir karar verilemez. Her ne kadar taşınmazlara ilişkin davalarda tescile ilişkin hüküm kurulabildiği akla gelmekte ise de bu husus 4721 sayılı TMK'da yerini bulan düzenlemelerden kaynaklanmakta olup 2918 sayılı KTK'da motorlu araçların tesciline ilişkin mahkemelere bu şekilde bir yetki ve görev verilmemiştir. Uyuşmazlığın mahiyeti itibariyle bu noktada tartışılması gereken asıl husus, araç satışları için 2918 sayılı KTK'nın 19. maddesinde düzenlenen tescilin fonksiyonu olup, bu konuda öncelikle sicile güven ilkesine değinilmesi gerekir. Taşınırlar üzerindeki hâkimiyetin belirlenmesi yukarıda açıklandığı üzere zilyetlik yoluyla sağlanırken, taşınmazlar açısından bu belirleme tapu sicili yoluyla olur. Kanun koyucunun 6721 sayılı TMK’nın 1023. maddesinde taşınmaz mallar için açık bir şekilde öngördüğü sicile güven ilkesinin 2918 sayılı KTK’da yer almaması, başka bir anlatımla trafik kaydında yolsuz bir tescile dayanarak hareket eden kişinin iyi niyetinin mülkiyete hak kazanılması noktasında korunması hususunda 6721 sayılı TMK'nın taşınır mülkiyetine ilişkin kurallarına istisna teşkil eden bir yasal düzenlemenin mevcut olmaması karşısında trafik sicil kayıtlarının, tapu sicilinin sağladığı korumaya eşdeğer güce sahip olduğu söylenemeyecektir. Nitekim aynı husus Hukuk Genel Kurulunun 05.12.2019 tarihli ve 2017/13-505 E. 2019/1289 K. sayılı kararında da vurgulanmıştır. Bu durumda, Mahkemece, davaya konu aracın mülkiyetinin tespitine karar verilmekle yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde trafik siciline tesciline yönelik karar verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. 4.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2 maddesinde; "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur." denilmektedir. Somut olayda; davalı ....A.Ş. yönünden husumetten ret kararı verilmesi gerekeceğinden AAÜT'nin 7/2 maddesi uyarınca bu davalı lehine maktu 9.200,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile 3.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, yapılan bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (6100 sayılı Kanun) eklenen Geçici 3. madde atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438. maddesinin yedinci fıkrası uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz eden dahili davacılar ve dahili davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "REDDİNE" kelimesinden önce gelmek üzere "husumetten" ifadesinin eklenmesine, 3.Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinde yer alan "traktörün davalı ... ile ... adına(veraset ilamındaki hisseleri oranında) TESCİLİNE" ifadesinin hükümden çıkartılarak yerine "traktörün mülkiyetinin dahili davalı ... ile ...'ya(veraset ilamındaki hisseleri oranında) ait olduğunun TESPİTİNE," ifadesinin yazılmasına, 4.Davalı ....A.Ş. vekilinin, vekalet ücretinde tavzih ile yapılan düzeltmeye ilişkin temyiz itirazlarının kabulüyle; temyiz olunan Mahkeme kararının hüküm fıkrasının (9) numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine; "Davalı ... ve Ziraat Makineleri A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 9.200,00 TL vekalet ücretinin dahili davacılardan alınarak davalı ... ve Ziraat Makineleri A.Ş.'ye verilmesine," ifadeleri yazılmak suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalı ....A.Ş.'ye iadesine, aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden dahili davacılar ve dahili davalılara yükletilmesine, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ff25a8a5cc856e10 d8b70f533207fb7b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı