Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/4010 E., 2025/2739 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/4010 E., 2025/2739 K. (12.05.2025)

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4010
Karar No
2025/2739
Karar Tarihi
12.05.2025

3. Hukuk Dairesi 2024/4010 E. , 2025/2739 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/1075 E., 2024/1631 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2022/480 E., 2023/112 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin işlettiği otelde 4510357 sayılı abone numarası ile elektrik kullandığını, 29.03.2022 tarihinde davalı şirket görevlilerinin kaçak elektrik kullanıldığından bahisle tutanak tuttuklarını ve akabinde müvekkiline ceza tahakkuk ettirildiğini, müvekkilinin işlettiği otelde kaçak elektrik kullanımının söz konusu olmadığı gibi davalının tahakkuk ettiği fatura bedelinin de Kaçak Elektrik Enerjisinin Tespiti ve Diğer Usul ve Esaslar Elektrik Enerjisi Düzenleme Kurulunun 21.03.2003 tarihli ve 122 sayılı kurul kararı eki kararına aykırı tespit edildiğini ve hesaplandığını, davalı tarafça, kaçak kullanım olduğu iddia edilen ve ceza tahakkuk edilen tutanakta, "Yapılan kontrolde box'tan gelen branşman kablosunu sıva altından yararak (patlatarak) harici kablo çekmek suretiyle yukarıda yazılan cihazları beslediği tespit edildi." şeklinde kaçak kullanım şeklinin belirtildiğini ve kaçak elektirik kullanılıp kullanılmadığı tespit edilmeksizin otelde mevcut elektrik ile çalışan tüm makine ve eşyaların adeti ve wattı yazılarak fatura düzenlendiğini, davalı tarafından sıva altının ölçülmesi ve gözle görülebilmesi için tesisatın bulunduğu duvar kırılmadan yapılan bu tespitin doğru bulgu ve belgelere dayanmadığını ileri sürerek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 10.000,00 TL bakımından müvekkili şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile faturanın iptalini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; yapılan kontrolde "sayaçtan geçmeden harici hat çekme" yöntemiyle kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini, binada şüphelenilen kısımlardaki duvarların ve zeminin kırılması gerektiğini, ancak müvekkil şirket ekiplerince yapılan kontroller esnasında davacının bu hususta zorluk çıkardığını, dava aşamasında söz konusu durumu müvekkili şirket aleyhine kullanmaya çalıştığını, bahsi geçen durumun düzeltilme ihtimali nedeniyle dava aşamasında bu durumun tespiti çalışmasının delil niteliği taşımaktan uzak olacağını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporuna göre, davacının işlettiği otelin zemin kat resepsiyon kısmından bodrum kata inilen merdiven bölümünde mevcut olan elektrik ana dağıtım panosunun alt giriş tarafındaki duvar sıvasının kırılarak açıldığı, sıva altında bulunan branşman kablosunun panodan çıkarak yaklaşık 50-60 cm. mesafe ile aşağı doğru indiği, buradan 90 derece açı ile duvar içine girerek zemin kattaki (resepsiyon ve lobi bölümü) mermer yer döşemelerin altına girdiği, buradan da yine yer altından olmak üzere otelin önündeki Kuşadası Belediyesine ait sokak beton parke taşlarının altından davalı şirketin saha dağıtım kutusuna giderek ana elektrik sayacına irtibatlandırıldığı, panonun alt tarafında kırılan sıvanın altında bulunan ana branşman kablosunun sağlam olduğu, kabloya herhangi bir müdahalenin (kabloyu yarma veya patlatma) olmadığı, kabloya kaçak elektrik kullanımıyla ilgili herhangi bir ek bağlantının yapılmadığı ve otel içerisinde bulunan ve şebeke kaynaklı elektrik kesintileri durumunda devreye girerek otelin elektrik gereksinimini sağlayan jeneratörün bulunduğu, bu jenaratör tamamiyle devre dışı bırakılmak suretiyle pano içerisinde bulunan ana şalterden (100 amper termik manyetik şalter) elektrik kesilerek otelin tüm bölümlerinin kontrol edildiği ve otelin bütününde elektriğin kesildiği, hiçbir elektrikli cihazda ve aydınlatmalarda elektrik olmadığı, bu yönüyle otel içerisinde bulunan elektrikli cihazların herhangi bir harici hattan elektrik alınmadığı, davalı tarafın davacı işletmede yaptığı kontrolde, elektrik enerjisi sayaçtan kesilmiş olmasına rağmen elektrikle çalışan aletlerin olduğunu belirterek kaçak elektrik tespit tutanağı tutulmuş ise de; kök ve ek bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere bu durumda otelde bulunan jenaratörün devreye girerek aletleri çalıştırdığı, bu durumun tek başına kaçak elektrik kullanıldığını göstermeyeceği, kaçak elektrik kullanımına ilişkin tutanağın doğru ve net bulgu ve belgelere dayandırılmadığı, kaçak elektrik bağlantısı yapıldığı iddia edilen ana branşman hattı güzergahı üzerinde kırılma işlemi yapılmadan, kaçak kablo tespit edilmeden kaçak kablo bağlantısı bulunduğunun belirtilerek kaçak tespitinin yapıldığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile kaçak ve usulsüz elektrik tespit tutanağı ve bu tutanağa dayalı olarak düzenlenen faturadan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflarca sürülen delillerin İlk Derece Mahkemesince usulüne uygun olarak toplandığı ve değerlendirildiği gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; dava konusu kaçak tahakkuk işlemlerinin mevzuata uygun olarak yapıldığını, tüketim noktasında yapılan ölçü devresi kontrolü sonucunda "sayaçtan geçmeden harici hat çekme" yöntemiyle kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, söz konusu durumun düzeltilme ihtimali nedeniyle duvar ve zeminlerdeki kırma işlemlerine kaçak tespiti esnasında izin verilmesi gerektiğini, davacının tespit esnasında bu hususta zorluk çıkarmış olduğundan anılı raporda mevcut duruma göre yapılan değerlendirmenin delil niteliği taşımadığını, kaçak bağlantısının tespit tarihinden sonra geçen sürede kaldırılmış olabileceğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak elektrik kulandığı iddiasıyla tahakkuk ettirilen faturaya dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Somut olayda; Mahkemece, davalı tarafın davacı işletmesinde yaptığı kontrolde, elektrik enerjisi sayaçtan kesilmiş olmasına rağmen elektrikle çalışan aletlerin olduğunu belirterek kaçak elektrik tespit tutanağı tutmuş ise de; bilirkişi rapor ve ek raporundan da anlaşıldığı üzere, bu durumda otelde bulunan jenaratörün devreye girerek aletleri çalıştırdığı, bu durumun tek başına kaçak elektrik kullanıldığını göstermeyeceği, kaçak elektrik kullanımına ilişkin tutanağın doğru ve net bulgu ve belgelere dayandırılmadığı gerekçesiyle hüküm kurulmuş ise de; otelde bulunan jeneratörün kaçak tespitinin yapıldığı tarihte mevcut olup olmadığı araştırılmadığı gibi kaçak ve tutanağını düzenleyen mümzilerin dinlenilmeden karar verildiği anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince; tutanak mümzileri de refakate alınarak taşınmaz mahallinde keşif icrası suretiyle, otelde bulunan jeneratörün kaçak tespitinin yapıldığı tarihte mevcut olup olmadığının araştırılması ve konunun uzmanı bilirkişi aracılığıyla davalının kaçak elektrik kullanıp kullanmadığı hususunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! a253d9cf571c18d3 3e44b43ad7fe70a8

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı