3. Hukuk Dairesi 2024/3836 E. , 2025/2737 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/713 E., 2024/1185 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Ünye 3. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI: 2019/90 E., 2024/22 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 2016 yılında bel ağrısı şikayetiyle davalı hastaneye başvurarak davalı hekime muayene olduğunu, davalı hekimin ameliyat önerdiğini, ameliyatın 1 saatten kısa sürecek basit bir ameliyat olacağını ve ağrılarının tamamen geçeceğini söylediğini, ameliyatın mahiyeti, riskleri, alternatif yöntemleri vs. hakkında bir bilgi vermediğini, ameliyatın beş saatten fazla sürdüğünü, ameliyattan sonra müvekkilinin ağrılarının daha da şiddetlendiğini, yürüyemez hale geldiğini, davacı müvekkiline ameliyattan önce platin takılacağı bilgisinin verilmemiş olmasına rağmen, ameliyattan sonra 8 adet platin takıldığını öğrendiğini, davalı hekimin 3 ay içinde iyileşeceğini söylemesine rağmen davacının yürüyemez hale geldiğini, hatalı tıbbi müdahalesi sebebi ile kas erimesi başladığını, yatağa bağımlı olduğunu temel ihtiyaçlarını ve kişisel bakımını dahi tek başına gideremediğini, müvekkilinin 6 ay sonra hekime gittiğini, davalı hekimin platinlerin alınacağı bir ameliyat önerdiğini, 04.12.2017 tarihinde ve Kasım 2018'de dava dışı başka hastanelerde tekrar ameliyat olmak zorunda kaldığını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile belirsiz alacak olarak, 1.000,00 TL işgörmezlik/maluliyet/güç kaybı sebebi ile maddi tazminatın, 1.000,00 TL tedavi giderlerinin, tedavi olduğu hastanede yattığı daha sonrasında raporlu olduğu olması gerektiği dönemlerdeki kazanç kaybı olarak 500,00 TL'nin, 200,00 TL tedavi süreçleri içindeki bakım ve bakıcı giderlerinin ve 70.000,00 TL manevi tazminatın, davalı hastanede yapılan ameliyat tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili; müvekkillerinin kusurlu olmadığını, tedavide tıp biliminin gereklerine uygun davranıldığını, müvekkilleri tarafından aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirdiğini, onam formunda gerektiği takdirde enstrümasyon yapılacağı bilgisinin kendisine verildiğini, ayrıca davacının kendisine operasyon öncesi belindeki problemlerin ciddiyeti ve cerrahinin gecikmiş olması ile kronik insülin bağımlı DM hastası olmasının tedavi sürecini olumsuz etkileyebileceğinin anlatıldığını, yapılan operasyonun başarılı geçtiğini ve davacıda herhangi bir komplikasyon gelişmediğini, yapılan cerrahi müdahalelerinde müvekkillerinin herhangi bir eksikliği veya kusuru bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ATK raporunda "Dr. ...’nun eylemlerinin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, hizmeti sağlık çalışanları aracılığı ile yürüten idarenin dosya içerisindeki mevcut belgelere göre görünür bir hatasının saptanmadığı" nın bildirildiği, ATK raporuna yapılan itirazların değerlendirilmesi için dosyanın Samsun 19 mayıs üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi öğretim üyelerinden oluşturulan 5 kişilik heyete tevdi edildiği, sunulan raporlarda davalıların hatalarının bulunmadığı rapor edildiği, bu hali ile raporların birbirleri ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli oldukları, bilimsel ve usule uygun olarak düzenlenmiş oldukları değerlendirilerek davacının iddialarının haksız fiil sorumluluğu hükümlerine göre ispatlanamadığı, dava konusu olayın, tarafların TBK kapsamında, kusursuz sorumluluk şartlarını da taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, alınan raporların yetersiz olduğunu, raporlara itiraz edilmişse de itirazları doğrultusunda değerlendirme yapılmadığını, aydınlatılmış onamamın yetersiz olduğunu, hastanın son fiziki hali incelenmeden rapor düzenlendiğini, raporlarda platin takılmasının gerekli olup olmadığı, takılmasa idi Sağlık durumunda daha da kötüleşme olup olmayacağına dair bir değerlendirme yapılmadığını, mahkeme kararında maddi tazminat yönüyle temyiz yolu açık denirken manevi tazminat yönüyle kararın kesin olması da hukuken çelişki yarattığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hekim hatasından kaynaklı maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle Mahkemece aldırılan ATK raporu ile bilirkişi kurul raporlarının birbiriyle uyumlu olmasına, meydana gelen tıbbi sonucun komplikasyon olarak nitelendirilmesine, aydınlatılmış onam formunda davacının geçirdiği operasyon sonucunda oluşabilecek komplikasyonların detaylı şekilde belirtilmiş olmasına, hastaneye sorumluluk yüklenemeyeceğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 70c4948a47f387ca eaaf1d65ef0aa252