Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/3941 E., 2025/2750 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3941 E., 2025/2750 K. (12.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3941
Karar No
2025/2750
Karar Tarihi
12.05.2025
Konu
Tazminat, Tapu

3. Hukuk Dairesi 2024/3941 E. , 2025/2750 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/2233 E., 2024/1439 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2020/423 E., 2022/158 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında taşınmaz alımına ilişkin 13.07.2018 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, sözleşme uyarınca davacı müvekkilinin üzerine kayıtlı olan dört adet bağımsız bölümü 1.200.000,00 TL bedel karşılığında davalı şirkete satışı konusunda anlaştıklarını, dayanak sözleşmenin 7. maddesi gereğince geriye kalan 658.000,00 TL ödemenin 24 ay sonunda nakit olarak ödeneceği konusunda mutabık kalındığını, davalı şirket tarafından dayanak sözleşmeyle kararlaştırılan kesin vade içerisinde 658.000,00 TL'nin davacıya ödenmemiş olduğunu, bedelin tahsili amacıyla davalı aleyhine Karşıyaka 1. lcra Müdürlüğü' nün 2020/2556 E. sırasına kayıtlı dosyası üzerinden takip yapıldığını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamını ve borçlu aleyhine inkar tazminatı hükmedilebilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili şirketin yetkilisi ... dışında bir yetkilisi olmadığını, satış sonrası mahsuplardan sonra bakiye kalan 658.000,00 TL tutarın 4 bağımsız bölümün tamamının davalı şirket tarafından üçüncü kişilere satışı yapıldıktan 18 ay sonra davacıya peşin olarak ödeneceğini kararlaştırdıklarını, bu anlaşma sonucu davacı dava konusu 4 adet bağımsız bölüm satış bedellerinin tamamını aldığını tapuda açıkça beyan ve kabul ettiğini savunarak, davacının dava ve icra inkar tazminat taleplerinin esastan reddini, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alış vaadi sözleşmesinde gayrimenkul alımlarından bahseden 7. Maddesinin "kalan ödeme , 658.000,00 TL 24 ay sonunda nakit olarak ödenecektir. Taraflar bu ödeme şartları haricinde birbirlerinden hiçbir şekilde faiz taleplerde bulunmayacakları konusunda karşılıklı olarak anlaşmış ve iş bu sözleşme okunup anlaşılıp imza altına alınmıştır. " şeklindeki ibare nedeni ile ispat yükünün davalıda olduğu, davacı tarafça ödemeye ilişkin herhangi bir belge sunulmamış olduğundan davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu ancak yine bu ibare nedeni ile faiz talep edemeyeceği gerekçesiyle, "kısa kararda Karşıyaka 1. İcra müdürlüğünün 2020/2556 esas sayılı takip dosyasında 658.000,00 TL asıl alacak , 6.003,00 TL faiz alacağına yapılan itirazın iptaline ilişkin istemin reddine şeklinde yazılmış ise de daktilo hatası olarak asıl alacak yönünden davanın kabulüne ibaresinin yazılmamış olduğu devamında davacı yararına %20 tazminat verilmesine ibaresinin bulunduğu bu hususun maddi hata olarak değerlendirilmesi gerektiğinden gerekçeli kararda Karşıyaka 1. İcra Müdürlüğünün 2020/2556 esas sayılı takip dosyasında 658.000,00 TL asıl alacak yönünden davanın kabulüne, itirazın iptaline, 6.003,12 TL faiz alacağına yapılan itirazın iptaline ilişkin istemin reddine, şeklinde düzeltme yapılmış alacak likit olduğundan İİK 67. Maddesi uyarınca itirazı iptal edilen 658.000,00 TL üzerinden davacı yararına %20 tazminat verilmesine " karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 658.000,00 TL asıl alacak 9.419,32 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere 667.419,32 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı dikkate alındığında mahkemece düzeltilen kısmın da 6100 sayılı HMK 297. maddesine aykırılık teşkil ettiği, ancak bu hususun Dairece yerinde düzeltilebilir bir hata olduğu, bununla birlikte; dava konusu olayda borcun 24 ay sonunda nakit olarak ödeneceğinin açıkça belirlendiği, bu durumda 24 aylık sürenin sonu olan 13.07.2020 tarihi itibariyle borcun muaccel hale geldiği, davacının, alacağına vade tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faizi ile birlikte istemekte haklı olduğu, sözleşmede faiz istenmeyeceğinin kararlaştırılmış olmasının haksız şart niteliğinde olduğundan mahkemece işlemiş faiz yönünden davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile; davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle; mahkeme kararının kaldırılarak yeniden davanın kabulü, davalının Karşıyaka 1.İcra Müdürlüğü'nün 2020/2556 E sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline; takibin 658.000,00 TL asıl alacak, 9.419,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 667.419,32 TL üzerinden devamına, asıl alacağın %20'sine tekabül eden 131.600,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; takip konusu alacağa dayanak gösterilen sözleşmenin geçersiz olduğunun dosya kapsamında ispatlandığını, takibe konu alacağın ise ispatlanamadığını, taraflarca yapılan sözlü anlaşmaya göre takibe konu borcun vadesinin takip tarihinde muaccel hale gelmediğini, sözleşmenin 7. maddesinde bu alacak sebebi ile faiz talep edilmeyeceğinin açıkça düzenlendiğini, haksız işlem şartı olmadığı ve davacının faiz talep edemeyeceğini, takip konusu alacağın likit olmadığını buna göre %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle taraflar arasındaki sözleşmenin 7. maddesinde bakiye alacak miktarının belirtilmiş olmasına, ödemeye ilişkin ispat yükünün davalıda olması ve davalının ödemeye ilişkin herhangi bir belge sunmamış olmasına, sözleşmede bakiye ödeme tarihinin belirli vadeye bağlanması nedeniyle vade sonunda alacağın muaccel olacağı ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 117/2. maddesine göre davacının alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren faiz talebinde bulunabileceğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ecc4f1b9b048e23e 8c63f0ed5d62844e

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı