3. Hukuk Dairesi 2024/3829 E. , 2025/2556 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/654 E., 2024/849 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2019/61 E., 2021/565 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; duruşma istemi miktar yönünden reddedilerek kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; davacının Sivas ili Merkez ilçesi ... Mah. 3030 ada 7 parselde kayıtlı A Blok 1. Kat 6-8-11 nolu yine aynı yerde A Blok 2. Kat 17 nolu toplamda 4 adet ofisin maliki iken bu taşınmazları satması talimatı ile davalı ...'a ... Noterliği'nin 2013 tarihli vekaleti ile vekil tayin ettiğini, müvekkiline hiçbir ödeme yapılmadan ve bilgisi talimatı alınmadan anılan 4 adet taşınmazın satışının yapıldığını, müvekkilinin durumu öğrenmesi üzerine ... 22. Noterliğince 16042 yevmiye numaralı 14.11.2017 tarihli ihtarnameyi davalıya tebliğ ettiğini, davalının 8 nolu ofisi 140.600,00 TL bedel ile diğer davalı ve satışın yapıldığı dönem evli olduğu ...'a sattığını ancak gerçekleştirdiği satış işleminin ardından müvekkiline her hangi bir ödeme yapmadığını, davalı ... ile diğer davalı ... arasında gerçekleştirilen satış işleminin davalının eşinin satılan taşınmazın eşine ait olmadığını bildiğinden geçersiz olduğunu, 6 nolu ofisi 12.11.2014 tarihinde 138.750,00 TL bedil ile ...'ya, 11 nolu ofisi 143.620,00 TL bedel ile ve 17 nolu ofisi 144.640,00 TL bedel ile dava dışı 3. Kişi olan ...'a sattığını, yine müvekkilin bilgi ve talimatlarını almadığı gibi bedel ödemesi de yapmadığını, ileri sürerek; 8 nolu ofisin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline bu mümkün değil ise rayiç bedelinin faizi ile birlikte müvekkiline iadesine şayet mümkün değilse satışın yapıldığı zamanki rayiç bedelinin faizi ile iadesini, 6 nolu, 11 nolu ve 17 nolu taşınmazların rayiç bedelin faizi ile birlikte müvekkiline iadesine, bu mümkün değil ise satışın yapıldığı zamanki rayiç bedelin faizi ile iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; bedel belli olduğundan kısmi dava açılmasının mümkün olmadığını, dava değerinin düzeltilmesi ve harcın bu miktar üzerinden tamamlanmasının gerektiğini, davaya konu taşınmazların bulunduğu bina arsasına müvekkilinin gayri resmi ortak olduğundan yapılan binadan müvekkilinin payına düşen bağımsız bölümler olduğunu, müvekkilinin bazı özel durumları sebebiyle taşınmazların tapusu önce ablası olan ... adına çıkartıldığını, onun yurtdışında olması ve gönderdiği 2 adet vekaletle tapuda işlem yapılamamış olması üzerine, izne geldiğinde alınan 3. vekaletname ile yine müvekkili tarafından yeğeni olan davacı adına geçirilmiş olduğunu, davacının bu taşınmazları edinmesine dair maddi gücü ve hukuka uygun bir hakkının bulunmadığını, davacı adına kayıtlı iken taşınmazlar üzerine davacının borcundan dolayı haciz gelmesi ve yine müvekkiline ait özel sebeplerle taşınmazların 3. Kişilere satış ve devrinin gerçekleştirilmiş olduğunu, müvekkilinin vekalet görevini kötüye kullanmadığını, kendi malı olan taşınmazlarında tasarrufta bulunduğunu, diğer davalının müvekkilinin eski eşi olduğunu ona devredilen taşınmazın anlaşmalı boşanma için verildiğini, şayet müvekkilinin malı olmamış olsa eşi tarafından istenilmeyeceğini ve devredilmeyeceğini, taşınmazların satışı ve devri farklı tarihlerde olmasına rağmen davacının müvekkilini vekaletten azletmediğini, müvekkilinin ortağı olduğu şirket ile davacı ve babası arasında hukuki ihtilaflar meydana gelmiş olduğunu, bu sebeple davanın açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazların devirden önce davacıya ait olduğu, davalının 2013 tarihli vekaletname ile taşınmazlarının devrini gerçekleştirdiği ve taşınmazın bedellerinin davacıya ödendiğine dair delil bulunmaması dikkate alındığında davalıya verilen vekaletin kötüye kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.000,00 TL'nin dava tarihi olan 04.03.2019 tarihinden, 863.763,92 TL'nin ıslah tarihi olan 26.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taşınmazların davalı adına hiç tescil görmediği, davacının taşınmazları satış suretiyle edindiği taşınmaz satış senedinden görüldüğü, davalının taşınmaz satış senedi olan yazılı delilin aksini yazılı delille ispat etmesi gerekmekte olup yazılı delil sunamadığı, sadece bu hususta tanık dinlettiği, açıkça yemin deliline dayanmadığı, hiç kimsenin kendi muvazaasına dayanamacağı, bu bağlamda; tapuda satış senedinde davacının malik olarak gösterilmesinin davalının kendisinin muvazaası söz konusu olduğu iddiası karşısında kural olarak hiç kimse kendi muvazaasına dayanarak bir hak talep edemeyeceği, davalının satım bedelini vekil edene ödediğine dair yazılı belge sunamadığı, vekilin vekil edene karşı bedel ödeme görevini ifa etmediği, vekâlet görevini kötüye kullandığı sonucuna varılmakla, satış tarihindeki taşınmazın bilirkişiler tarafından belirlenen değeri üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken dava tarihindeki bedele hükmedilmesi yerinde görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüyle; 10.000,00 TL'nin dava tarihi olan 04.03.2019 tarihinden, 492.164,27 TL'nin ıslah tarihi olan 26.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapılıp karar verildiğini, mahkemenin birlikte görülmesi gereken davaları yargılama sırasında tefrik ederek usule ve hukuka aykırı davrandığını, davacının iddia ettiğinin aksine davacı ile müvekkili arasında vekalet akdi değil inanç sözleşmesi olduğunu, dolayısıyla mahkemenin sözleşmeyi yanlış nitelendirerek davanın kabulüne karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin ispat hukukunun kurallarını yanlış uyguladığını, mahkemenin müvekkilinin inanç sözlemesini ispata yarar bir belge sunmadığını belirterek inanç sözlemesinin ispat edilemediğine karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, tapu kayıtlarının yazılı delil başlangıcı olduğunu, yazılı delil başlangıcının olması halinde tanıkla inanç sözleşmesinin ispatının mümkün ve tanıkların inanç sözleşmesinin varlığını ispat ettiklerini, dava sırasında müvekkilinin, maddi vakıayı yani davacının vekalet verdiğini ikrarla birlikte hukuki sebebin farklı olduğunu beyan ettiğini, yani müvekkilinin vasıflı ikrarda ya da diğer adıyla gerekçeli inkarda bulunduğunu, bu itibarla ispat külfetinin yer değiştirdiğini, davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini, mahkemenin ispat bakımından yemin hatırlaması yapması gerekirken bunu yapmadan karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin davalı müvekkilinin delillerini toplamadan ekonomik sosyal araştırma yaptırmadan karar vererek hukuka aykırı davrandığını, ıslah dilekçesinin süresinde verilmediğini, süresinde verilmeyen ıslah dilekçesine dayalı olarak davanın tümünün kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı bedel istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle taraflar arasında inançlı işlem ilişkisinin mevcut olduğunun ispat edilemediği, vekilin özen ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davrandığı, davalının vekalet görevini kötüye kullandığının anlaşılmasına göre, temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 483a4397108a55c3 ff741bf76b2705d2