3. Hukuk Dairesi 2024/3636 E. , 2025/2252 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/454 E., 2024/294 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen asıl ve birleşen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda: 1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 5219 ve 5236 sayılı Kanunlar ile değişik 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 427. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 432. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre asıl davada kabul edilen ve davalı tarafından temyize konu edilen toplam miktar 3.074,61 TL ile reddedilen ve davacı vekili tarafından temyize konu edilen toplam miktar olan 19.63,43 TL'nin Mahkemenin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 20.050,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla davacı ... davalı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacı ... davalı vekilinin birleşen davaya ilişkin temyiz dilekçesinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Asıl davada davacı vekili; davalı kuruma bağlı ... Yurt Müdürlüğü öğrenci yurdunda yurtta barınan öğrenci ve personel ihtiyaçlarını karşılamak üzere çamaşır yıkama hizmeti verilmesi konusunda 29.03.2013 tarihli sözleşmenin akdedildiğini, toplam 5 adet kurutmalı sanayi tipi çamaşır makinesinin alınıp hizmete sunulduğunu, sözleşme devam etmesine rağmen 15.12.2013 tarihinden itibaren davalı kurum tarafından bedelsiz hizmet sunulması amacıyla çamaşır makineleri kurulduğunu ve faaliyete başlandığını, kurumun 03.01.2014 tarihli yazısında hizmete devam etmek istemeyen işletmecilerin kendi talepleri ve sonucu işletme sözleşmesinin feshedilebileceği yönünde yazı gönderildiğini, sözleşmenin yapıldığı sırada sözleşme konusu yurtta bedelsiz çamaşır yıkama hizmeti verilmediğini, akdedilen sözleşmeye olan inanç ve taahhüdün yerine getirilmesi amacı ile 5 adet sanayi tipi çamaşır makinesi alınarak masraf yapıldığını, yurtta bedelsiz çamaşır yıkama işleminin sona erdirilmesi ya da sözleşmenin feshedilmesi halinde 5 adet çamaşır makinesi bedelinin ve masrafların ödenmesi için davalı kuruma noterden ihtar keşide ettiğini, ancak sonuç alamadığını, bunun üzerine sözleşme sonuna kadar yoksun kalınan kâr dahil her türlü yasal ve tazminat haklarının saklı kalması kaydıyla sözleşmeyi feshetmek zorunda kaldığını ileri sürerek, sözleşmeye aykırılık nedeniyle 1.000,00 TL belirsiz alacağın 15.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 24.11.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 22.838,04 TL’ye yükseltmiş; birleşen davada, asıl davada alınan bilirkişi raporu ile eksik hesaplama yapıldığını, çamaşırhanenin kurulması için yaptığı 15.835,00 TL masraf ile 15.12.2013-20.02.2014 tarihleri arasındaki kâr kaybı olarak 9.420 TL ve teminat kesinti bedeli olarak kesinti yapılan 977,00 TL olmak üzere, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 26.232,00 TL’nin 15.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizle birlikte davalı taraftan tahsiline karar verilmesini istemiş; ıslah ile birleşen dava yönünden talebini 143,38 TL artırmıştır.
II. CEVAP Asıl ve birleşen davada davalı vekili; davacı ile çamaşırhane işletilmesi amacıyla sözleşme akdediliğini, söz konusu sözleşmenin davacının fesih ihbarnamesi ile sona erdiğini, sözleşmenin eki niteliğinde bulunan küçük işletmeler statüsünün 16. maddesine göre öğrenci ihtiyaçları dikkate alınarak ücretsiz çamaşırhane kurma haklarının bulunduğunu, davacının menfi ve müspet zararını birlikte istemesinin mümkün olmadığını savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini dilemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 18.10.2022 tarihli kararıyla; asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 18.10.2022 tarihli kararı süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 14.11.2018 tarihli ilamıyla; asıl ve birleşen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozmaya uyularak verilen kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairece, 06.10.2022 ilamla; "Mahkemece; dava konusu sözleşmede taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda uygulanacağı belirtilen Küçük İşletmeler Statüsünün 16/d. maddesi yönünden değerlendirme yapıp davacının asıl ve birleşen dava yönünden talepleri, ayrı ayrı belirlenerek, önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan, gerekçeli, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınıp, hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir." şeklinde bozulmasına karar verilmiştir. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; asıl dava yönünden, davanın kısmen kabulü ile; 3.074,61 TL yoksun kalınan kâr bedelinin 21.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen dava yönünden; davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; 977,00 TL teminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; alınan raporlar arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, her iki davanın da tam kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı vekili; temyize cevap dilekçesi ile her iki davanın da reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine aykırılık iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak yine o ilamda gösterilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davalının sorumlu olduğu tutarın taraf ve Yargıtay denetimine elverişli şekilde belirlendiği anlaşılmakla, temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR 1. Davacı ... davalı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz dilekçelerinin ayrı ayrı miktar itibariyle REDDİNE, 2. Birleşen davaya ilişkin yapılan temyiz incelemesi sonucunda ise, temyiz olunan Mahkeme kararının 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi