Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/3603 E., 2025/2836 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/3603 E., 2025/2836 K. (14.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3603
Karar No
2025/2836
Karar Tarihi
14.05.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/3603 E. , 2025/2836 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1671 E., 2024/751 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 4. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/471 E., 2022/707 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; davalı Belediye tarafından 2004 yılında ... ilçesinde şehirlerarası otobüs terminali ve kırsal minibüs terminali inşaa edilmesi kararı alınarak, inşaatın bitimi ve terminalin faaliyete geçmesi gereken tarihin 2008 yılının Aralık ayı olarak planlandığını, bu taahhüte güvenerek davacının davalılarla terminal içerisinde bulunan 49 numaralı lokanta bölümünün kiralanması amacıyla farklı tarihlerde kira sözleşmeleri düzenlendiğini, ancak söz konusu terminalin zamanında açılmaması nedeniyle ekonomik ve psikolojik olarak büyük sıkıntılar yaşadığını, Belediyenin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle aleyhinde açılan dava sonucunda tazminata mahkum edildiğini, imzalanan sözleşmeler gereği kiralananı işletmeye uygun hale getirebilmek için masraf yapmak zorunda kaldığını, ancak terminalin yaklaşık 10 yıl gecikmeyle 2018 yılında açılabildiğini, ayrıca yolcu akışının da uzun süre sağlanamaması nedeniyle beklenen ticari kazancı elde edemediğini ileri sürerek; şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı Belediye vekili; davacı ile aralarında bir sözleşme bulunmadığı gibi emsal olarak gösterilen davalarda davacının taraf sıfatının da bulunmadığını, dava konusu kiralanan yer ile ilgili diğer davalı ... şirketi ile müvekkil arasında aynı taleplerle açılan davada yargılamanın devam ettiğini, kaldı ki açılan davaların müvekkil idare aleyhine kesinleşmesi halinde ödenecek tazminatın, sözleşmeden kaynaklı olup dolaylı olarak aynı fiil ve aynı yerle ilgili ikinci bir defa tazminata hükmedilmesinin de hukuken mümkün olmadığını, davacının oluşan zararını ispat etmesi gerektiği gibi müvekkiline atfedilecek herhangi bir kusur da bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... şirketi vekili; kiralanan işletmenin yapım işi açısından müvekkilinin bir dahili olmadığı gibi müvekkili şirketin de işletmeyi ihale yoluyla temin ettiğini, diğer davalı Belediye ile müvekkili şirket arasında imzalanan sözleşmenin başlangıç tarihinin 15.04.2014 olup 5 yıl süreli düzenlendiğini, işletmeci olacak müvekkili şirkete dahi işletmenin ne zaman tamamlanıp faaliyete başlanacağı bildirilmemişken, kiracıya bu yönde teminat verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... şirketi vekili; bahse konu yerin işletmesini 2018 yılında diğer davalı Belediyeden devraldığını, davacının bahsettiği yıllarda müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, işletme amacıyla taşınmazı kiralayan davacının, kendi menfaatinin gerektirdiği kişisel masrafları yaptığını ve bu masrafların kiraya verenden talep edilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki müvekkili şirkete izafe edilecek herhangi bir kusur bulunmadığı gibi dava açılmasında korunması gereken hukuki yarar bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, kiralananın kendisine 2008 yılında davalı ... şirketi ile imzalanan yazılı kira sözleşmesine istinaden, 2011 yılında tahsis edildiğine ilişkin iddiasını yazılı delillerle ispatlayamadığı gibi, otogarın resmi açılış tarihi ve belli sayıda müşteri garantisi içeren bir sözleşmenin varlığına dair herhangi bir somut delil sunulmadığı, kiraya konu işyerinin 29.05.2018 tarihli kira sözleşmesi ile davacıya teslim edildiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 318. maddesi uyarınca kiracının, kendisinin gidermekle yükümlü olmadığı ayıpları kiraya verene gecikmeksizin bildirmekle yükümlü olup, ayıplara ilişkin keyfiyeti kiraya verene hemen ihbar etmemesi durumunda ortaya çıkan zarardan sorumlu olduğu, ilk ihale sonucu imzalanan kira sözleşmesinden sonra ikinci bir ihaleye girerek yeni bir kira sözleşmesi imzalandığı ve üç yılı aşkın süre boyunca davacı tarafça kiralananın lokanta olarak kullanıldığı, yine davacının ikinci ihale sonucu imzaladığı kira sözleşmesindeki hak ve yükümlülüklerini hiçbir alacağı kalmadığını belirterek dava dışı 3. bir kişiye devrettiği, manevi tazminat şartlarının da oluşmadığı gerekçesiyle davanın ... yönünden pasif husumet yokluğundan, diğer davalılar yönünden ise ispatlanamadığından reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarihli ve sayılı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; kiralanan lokantanın bulunduğu terminalin, verilen taahhütlere rağmen zamanında işletmeye açılmaması nedeniyle davacının zarara uğradığını, taahhütlerini yerine getirmeyen davalı Belediyenin aleyhinde açılan davalar neticesinde tazminata mahkum edildiğini, kiralananın 2011 yılından itibaren davacıya tahsis edildiğini ve kiraya vereni olan davalı ... şirketine bu tarihten itibaren düzenli olarak kira ödemeleri yapıldığını, kurulan abonelikler ve kesilen kira stopajları ile kira ilişkisinin varlığının ispatlanmış olmasına rağmen verilen kararın hatalı olduğunu, yapılan tadilat ve onarımlar neticesinde kiralananın işletmeye uygun hale getirildiğini ancak terminalin planlanan tarihte faaliyete geçirilememesi nedeniyle uzun süre ticari kazanç elde edemediğininden zarara uğradığını, terminalin 09.07.2018 tarihinde faaliyete geçirilebildiğini, yaşanan 10 yıllık gecikmenin hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davalıların kiralananı sözleşme süresi boyunca sözleşmede amaçlanan kullanıma elverişli durumda bulundurma borcunu yerine getiremediklerini, oluşan maddi zararlar neticesinde müvekkilinin işletmesini 2020 yılının Temmuz ayında demirbaşlarıyla birlikte devretmek zorunda kaldığını, ancak devirin sadece iş yerinin demirbaşlarını ve kiracılık ilişkisini kapsadığını, taraflar dışındaki alt kiracı şirketlerin devir ilişkisiyle ilgileri bulunmamasına rağmen, Mahkemece devir olgusunda müvekkilinin herhangi bir hak ve alacağ��nın bulunmadığı yönünde karar verildiğini, yine ilk kiraya veren davalı Belediye hakkında usulden ret kararı verilmiş olmasının da doğru olmadığını ileri sürerek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kira sözleşmesinden kaynaklanan tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda hukuki nitelemenin doğru şekilde yapıldığı, ilk ihale sonucu imzalanan kira sözleşmesinden sonra yapılan ikinci ihaleye tekrar katılarak yeni bir kira sözleşmesi imzalayan davacının, önceki sözleşme gereği sahip olduğu hak ve alacakları saklı tutmuş olmadıkça, yeni sözleşme hükümleriyle bağlı olduğu, eski sözleşmeye dayalı talepte bulunamayacğı, davacının son olarak 25.11.2019 tarihinde davalı ... şirketi ile imzaladığı 10 yıl süreli alt kira sözleşmesi gereği kiracı olarak bulunduğu taşınmaza ilişkin kiracılık hakkını, 19.08.2020 tarihli sözleşme ile dava dışı üçüncü kişiye devrettiği, yine davacı kiracının kira sözleşmesine dayalı hak ve alacaklarını kendi kiraya verenine yöneltebilecek olması karşısında davalı Belediye lehine verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d787b0466bd2b995 b20301dd5121443c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı