Yargıtay Kararları › Yargıtay 3. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/4263 E., 2025/2828 K.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2024/4263 E., 2025/2828 K. (14.05.2025) – Tazminat

Mahkeme
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4263
Karar No
2025/2828
Karar Tarihi
14.05.2025
Konu
Tazminat

3. Hukuk Dairesi 2024/4263 E. , 2025/2828 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/3 E., 2021/810 K. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; taşınmazlarını turistlere kiraya vermek isteyen davalının Fatih ilçesinde emlakçı olarak çalışan davacıya başvurduğunu, turistlere güvenmediği ve parasını alamayacağından korktuğu için kira sözleşmelerini teminat altına almak amacıyla sözleşmelerin davacı adına yapıldığını, turistler kirayı ödemez ise kira borcundan davacının sorumlu olacağı konusunda anlaştıklarını, davalıya ait taşınmazların kira sözleşmelerinin 1 yıllığına kiracı sıfatıyla davacı ile imzaladığını, kiracı olarak yazıldığı taşınmazlar için turist kiracı çıktığı zaman davacının kira alacağını alarak taşınmaz sahibine gönderdiğini, aralarındaki sözleşmenin Ocak ayına kadar problemsiz şekilde devam ettiğini, ancak 01.01.2013 tarihinde davalının evlerinden birinde 3 kişinin gaz kaçağı sebebi ile hayatını kaybettiğini, hakkında ceza yargılaması başlatılan davalının sorumluluktan kurtulmak için davacı aleyhine icra takipleri başlattığını ileri sürerek; İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2013/6568, 6569, 6571, 6572, 6573, 6574 ve 6575 Esas sayılı takip dosyaları sebebiyle davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davacının 2012 yılı sonuna kadar kira bedellerini ödediğini, daha sonraki kira borcu ödemelerini aksatması üzerine takiplerin başlatıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 22.01.2015 tarihli kararıyla; taraflar arasında geçerli kira sözleşmesi bulunduğu, kira borcunun ödendiğine dair belge bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesince verilen 11.02.2016 tarihli ilamla; taraflar arasında uyuşmazlık konusu olmayan kira sözleşmelerini kiraya verene vekaleten ..., kiracı olarak da davacının imzaladığı, davacı vekilinin delil olarak dosyaya sunduğu tarihsiz ödeme belgelerinin incelenmesinden kiraya veren vekili ... tarafından icra takiplerine konu bir kısım kira alacağının tahsil edildiği ve taşınmazların tahliye edildiğine yönelik tutanaklar tutulduğunun anlaşıldığı, yine Mahkemece tanık olarak dinlenen ...'un bu ödeme belgelerinin kendisi tarafından imzalandığını, davalının eski çalışanı olduğunu beyan ederek tutanak içeriklerini doğruladığı, kiraya verene vekaleten kira sözleşmesi imzalayan vekilin kira bedellerini tahsil yetkisinin de bulunduğu, borcu sona erdiren bu ödeme belgeleri üzerinde durularak takiplere konu borcun ödenip ödenmediği tesbit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle, Mahkeme kararı bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 2012 yılı Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık aylarının takip konusu yapıldığı, davacı kiracının yedi adet takip dosyası kapsamında takip tarihi itibarıyla 5.500 USD asıl alacak ve 77,88 USD işlemiş faiz olmak üzere borcunun bulunduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davacının takip tarihi itibariyle 5.500 USD asıl alacak ve 77,88 USD dolar işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.577,88 USD borcunun bulunduğu, diğer alacaklar yönünden menfi tespit talebinin yerinde olduğuna karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; hükmün açık olmadığını, icra takiplerinin hangi tutar için devam edeceğinin belirsiz olduğunu, her dosya için ayrıca ayrı borç tutarının belirtilmesi gerektiğini, kötü niyet tazminatı taleplerinin kabulü gerektiğini, kabul edilen tutarın karar tarihi itibari ile değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın düzeltilerek onanmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; yaşanan yangın sonrası 3 numaralı daire kiraya verilmiş gibi sahte kontrat düzenlendiğini, sahteciliğin İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/184 E. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davacının sonradan ürettiği bu belgelere itibar edilmemesi gerektiğini, tüm belgelerin dava dışı ...'un işten çıkmasından sonra gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğini, borç ödenmiş olsa idi belgelerin icra, icra hukuk ve tahliyeler ile ceza davaları aşamasında ortaya çıkması gerektiğini, ... ile davalının ortak emlak işi yaptıklarını, davacı hakkında devam eden soruşturma ve diğer bilgilerin dikkate alınmadığını ileri üsrerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödenmeyen kira alacaklarının tahsili için başlatılan icra takipleri dolayısıyla borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297. maddesi gereğince; hükümde, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerinin yer alacağı belirtildikten sonra, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Bu itibarla; hükümlerin çelişkiden uzak ve infaza elverişli olması, gerçeğe ve hukuka uygun bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu şekilde dava sonunda mahkemenin kimin lehine, kimin aleyhine karar verdiği, davacının talebinin ne kadarının kabul edildiği, davalının neye göre mahkum edildiği tereddütsüz şekilde anlaşılmalıdır. Biçim koşullarının getiriliş amacı, hükmün açıklığı ve anlaşılırlığı kadar infaz kabiliyetini de sağlamaktır. Aksi hâl, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır ve dava içinden yeni davaların doğmasına neden olur. Eldeki davada davacı vekili, davacının İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2013/6568 E., 6569 E., 6571 E., 6572 E., 6573 E., 6574 E. ve 6575 E. sayılı icra dosyalarında davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Menfi tespit davasının niteliği gereği kabul durumunda verilecek kararın olumsuz olması, davaya konu icra takip dosyalarının her biri bakımından ayrı ayrı borçlu olunmayan miktarın tespiti yönünde infazda tereddüt uyandırmayacak şekilde hüküm kurulması gerekmektedir. Buna göre Mahkemece; her bir icra dosyası bakımından ayrı ayrı davacının davalıya borçlu olmadığı tutar açık ve infaza elverişli şekilde belirtilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. 2. Bozma nedenine göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi atfıya 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince usulden BOZULMASINA, 2.Bozma nedenine göre, taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı