3. Hukuk Dairesi 2024/3598 E. , 2025/3095 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2639 E., 2024/1067 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/147 E., 2022/136 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 19.10.2018-14.07.2020 tarihleri arasında davalıya gönderdiği borç paralardan kaynaklı toplam 1.349.500,00 TL alacağı bulunduğunu, bu paranın davalıya emanet olarak gönderildiğini, davalının bu paraların tahsili için hakkında başlatılan icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptaline, 1.349.500,00 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlike davalıdan tahsiline, müvekkili lehine %20 inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı vekili; müvekkilinin dava dışı babası ...'in ... İnş. A.Ş.'nin temsilcisi olduğunu, davacının ise dava dışı ... Madencilik Tur. İnş. Taş. Ltd. Şti'nin temsilcisi olduğunu, taraflar arasında gönderilen banka havalelerinin dava dışı şirketler arasındaki sözleşmesel ilişkiye dayalı olarak gönderildiğini, söz konusu sözleşmenin yol yapım çalışmasına ilişkin olduğunu, dava konusu banka havalelerinin müvekkilinin dava dışı babası ...'in temsilcisi olduğu şirkete ödeme yapılması amacıyla gönderildiğini, müvekkilinin sadece kendi şahsi hesabını kullandırdığını, havalelerle gönderilen meblağların aynı şekilde dava dışı ...'e ulaştırıldığını, davanın dava dışı ... ve ... İnşaat Şirketine ihbarı gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. İhbar olunanlar vekili; dava konusu havalelerin müvekkillerinden şirket ile ilgisi olmadığını, dava konusu edilen banka havalelerinin müvekkillerinden ...'in şahsına ödeme yapılması amacıyla davalının hesabına gönderildiğini, davalının aracı pozisyonunda olduğunu ve herhangi bir maddi menfaat elde etmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından takibe konu miktarın ödenmesi için davalıya takip ve dava tarihinden önce herhangi bir bildiriminde bulunulmadığı, takip konusu alacağın muaccel olmadan takibe konu edildiği gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 312. maddesi, takip ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 392. maddesi gereğince; ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir ödeme günü, ihbar süresi belirlenmemiş veya istenildiği zaman muaccel olacağı kararlaştırılmamış ise ödünce konu paranın ilk istemden başlayarak altı hafta içinde geri verilmesi gerekeceği, yani, madde metninde yazılı hususlar söz konusu değilse ödünç alanın, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü olmadığı, yine madde gerekçesinde bu hususun; "...818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 312. maddesinde kullanılan “altı hafta içinde geri verilmek lâzımdır.” şeklindeki ibare, geri verme borcunun ödünç verenin ilk isteminden başlayarak altı hafta sonra muaccel olacağı göz önünde tutularak, Tasarıda “altı hafta geçmedikçe, ödüncü geri vermekle yükümlü değildir.” şeklinde düzeltilmiştir..." şeklinde açıklandığı, bu açıklamalara göre Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; taraflar arasında belirli bir ödeme günü, ihbar süresi veya istenildiğinde muaccel hale geleceğine ilişkin bir sözleşme bulunmadığı gibi davacının da buna ilişkin bir delil sunamadığını, ilk istemden sonra 6 hafta geçtikten ve borç muaccel hale geldikten sonra ancak icra takibi yapılabileceğini, ödünç talep edilmeksizin doğrudan icra takibine geçilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının muaccel bir alacağı olmadan icra takibi başlatması ve buna ilişkin itirazın iptali açmasının esasa ilişkin red sebebi olduğundan davanın esastan reddi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödünç olarak verildiği iddia olunan paranın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye ve temyiz edenin sıfatı da gözetildiğinde verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e879f2690b7af53a 40d144a40628af2c This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 3. Hukuk Dairesi 2024/3598 E. , 2025/3095 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2639 E., 2024/1067 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/147 E., 2022/136 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 19.10.2018-14.07.2020 tarihleri arasında davalıya gönderdiği borç paralardan kaynaklı toplam 1.349.500,00 TL alacağı bulunduğunu, bu paranın davalıya emanet olarak gönderildiğini, davalının bu paraların tahsili için hakkında başlatılan icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptaline, 1.349.500,00 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlike davalıdan tahsiline, müvekkili lehine %20 inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı vekili; müvekkilinin dava dışı babası ...'in ... İnş. A.Ş.'nin temsilcisi olduğunu, davacının ise dava dışı ... Madencilik Tur. İnş. Taş. Ltd. Şti'nin temsilcisi olduğunu, taraflar arasında gönderilen banka havalelerinin dava dışı şirketler arasındaki sözleşmesel ilişkiye dayalı olarak gönderildiğini, söz konusu sözleşmenin yol yapım çalışmasına ilişkin olduğunu, dava konusu banka havalelerinin müvekkilinin dava dışı babası ...'in temsilcisi olduğu şirkete ödeme yapılması amacıyla gönderildiğini, müvekkilinin sadece kendi şahsi hesabını kullandırdığını, havalelerle gönderilen meblağların aynı şekilde dava dışı ...'e ulaştırıldığını, davanın dava dışı ... ve ... İnşaat Şirketine ihbarı gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. İhbar olunanlar vekili; dava konusu havalelerin müvekkillerinden şirket ile ilgisi olmadığını, dava konusu edilen banka havalelerinin müvekkillerinden ...'in şahsına ödeme yapılması amacıyla davalının hesabına gönderildiğini, davalının aracı pozisyonunda olduğunu ve herhangi bir maddi menfaat elde etmediğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafından takibe konu miktarın ödenmesi için davalıya takip ve dava tarihinden önce herhangi bir bildiriminde bulunulmadığı, takip konusu alacağın muaccel olmadan takibe konu edildiği gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (818 sayılı Kanun) 312. maddesi, takip ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 392. maddesi gereğince; ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir ödeme günü, ihbar süresi belirlenmemiş veya istenildiği zaman muaccel olacağı kararlaştırılmamış ise ödünce konu paranın ilk istemden başlayarak altı hafta içinde geri verilmesi gerekeceği, yani, madde metninde yazılı hususlar söz konusu değilse ödünç alanın, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü olmadığı, yine madde gerekçesinde bu hususun; "...818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 312. maddesinde kullanılan “altı hafta içinde geri verilmek lâzımdır.” şeklindeki ibare, geri verme borcunun ödünç verenin ilk isteminden başlayarak altı hafta sonra muaccel olacağı göz önünde tutularak, Tasarıda “altı hafta geçmedikçe, ödüncü geri vermekle yükümlü değildir.” şeklinde düzeltilmiştir..." şeklinde açıklandığı, bu açıklamalara göre Mahkemece verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; taraflar arasında belirli bir ödeme günü, ihbar süresi veya istenildiğinde muaccel hale geleceğine ilişkin bir sözleşme bulunmadığı gibi davacının da buna ilişkin bir delil sunamadığını, ilk istemden sonra 6 hafta geçtikten ve borç muaccel hale geldikten sonra ancak icra takibi yapılabileceğini, ödünç talep edilmeksizin doğrudan icra takibine geçilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının muaccel bir alacağı olmadan icra takibi başlatması ve buna ilişkin itirazın iptali açmasının esasa ilişkin red sebebi olduğundan davanın esastan reddi gerektiğini ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödünç olarak verildiği iddia olunan paranın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye ve temyiz edenin sıfatı da gözetildiğinde verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e879f2690b7af53a 40d144a40628af2c ... ...