3. Hukuk Dairesi 2024/4349 E. , 2025/3099 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/80 E., 2024/205 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/117 E., 2021/486 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 07.09.2016 tarihinde davalı şirketten davaya konu bağımsız bölümü satın aldığını, taşınmazın satış fiyatının satış sözleşmesinde belirtildiği üzere 438.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin dava konusu bağımsız bölümü teslim aldıktan sonra vaat edilen özelliklerin büyük kısmının bulunmadığını, ayrıca taahhüt edilen yükümlülüklerin bir kısmının gereği gibi yerine getirilmediğini tespit etmesi üzerine konuttaki ayıp ve eksikleri gidermesi için davalı şirkete konuttaki eksiklere ilişkin listeyle birlikte 28.12.2016 tarihinde ihtarname gönderdiğini, ancak davalı şirket tarafından belirtilen ayıp ve eksiklerin bir bölümünü gidermeye çalışırken, konutu daha da kötü hale getirdiğini ileri sürerek; davalı şirkete ödenen meblağdan şimdilik 10.000,00 TL ayıp miktarının indirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davaya konu satış sözleşmesinde yer almayan müvekkili şirketin bu davada da davalı sıfatının olmadığını, satış sözleşmesinin taraflarının davacı ile dava dışı ... olduğunu savunarak, davanın husumet yokluğundan reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile dava dışı ... arasında akdedilen 07.09.2016 tarihli adi yazılı satış sözleşmesinde davaya konu bağımsız bölümün davacıya 438.000,00 TL bedelle satıldığının belirtildiği, dosyaya celp edilen tapu kaydından taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, davacının dava konusu taşınmazda ayıp bulunduğu iddiasıyla ayıp oranında satış bedelinden indirim isteminde bulunduğu, davacının, husumeti davalı ... Gayrimenkul İnşaat Mühendislik Mimarlık Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye yönelttiği, tapu kaydından dava konusu taşınmazın davacıdan önceki malikinin dava dışı ... olduğu, taşınmazın dava dışı ... adına vekaleten dava dışı ... tarafından davacıya devredildiği, Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabına göre davalı şirketin yetkilileri arasında satış sözleşmesinin tarafı olan dava dışı ...'nin bulunmadığı, yaptırılan kolluk araştırmasında ise dava dışı ... ve dava dışı ... isimli şahısların davalı şirket ile herhangi bir bağlantılarının bulunmadığının bildirildiği, davalı şirketin tek sahibinin dava dışı ... olduğu, bu şekliyle satış sözleşmesinde adı geçen dava dışı ...'nin davalı şirket ile bağının ispat edilemediği, davacı vekilinin 08.06.2021 tarihli celsede 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124. maddesi gereğince davaya yeni davalı dahil etmek istedikleri yönündeki beyanının ise hakkında usulüne uygun dava açılmayan ve maddi hata olarak da belirtilmeyip davaya sonradan dahil edileceği yönündeki beyanın anılan kanun maddesi uyarınca yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya kapsamında yer alan satış sözleşmesi tapu kaydı, Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabı, kolluk tutanağı ve savcılık soruşturma dosyalarında verilen ifadeler dikkate alındığında davalı şirket ile davacının satış sözleşmesini akdettiği dava dışı ... arasında organik bağ ispat edilemediğinden husumet yönünden yapılan değerlendirmenin yerinde bulunduğu, yine 6100 sayılı Kanunun 124. maddesi uyarınca iradî taraf değişikliği yapılabilmesi mümkün ise de, bir davada bu madde uygulanarak davaya taraf eklenmesinin mümkün olmadığı, bu itibarla İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; satış belgelerinde davalı şirketin unvanının yer aldığını, savcılık soruşturma dosyasındaki ifadeler arasındaki çelişkilerin de davalı şirketin satışı gerçekleştirdiğini gösterdiğini, davalı şirketin kötüniyetli olduğunu, 6100 sayılı Kanunun 124. maddesi gereğince davaya yeni davalı dahil edilmesi için süre talebinde bulunulduğunu, Mahkemece bu taleplerinin hatalı olarak reddedildiğini, davalı şirketin ismi ile satış işlemini gerçekleştiren kişilerin soy isimlerinin aynı oluşunun husumet açısından kabul edilebilir bir yanılgı olduğunu, Derece Mahkemelerinin kabul ve değerlendirmelerinin hatalı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yükleniciden harici sözleşme ile satın alınan taşınmazdaki ayıplar nedeniyle bedelden indirim istemine ilişkindir. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, dosya kapsamında yer alan satış sözleşmesi, tapu kayıtları, Ticaret Sicil Müdürlüğü cevabı, kolluk araştırma tutanağı ve savcılık soruşturma dosyalarında alınan ifadeler de nazara alındığında davalı şirket ile davacının satış sözleşmesini akdettiği dava dışı ... arasında organik bağ olduğu ispat edilemediğinden husumet yönünden yapılan değerlendirmede bir isabetsizlik bulunmamasına, 6100 sayılı Kanunun 124. maddesi uyarınca iradî taraf değişikliği yapılabilmesi mümkün ise de, bir davada bu madde uygulanarak davaya taraf eklenmesinin mümkün olmamasına, bu itibarla Derece Mahkemelerince yapılan değerlendirme ve verilen ret kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığının anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.